1. Hukuk Dairesi 2013/22371 E. , 2014/2879 K. "" MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2011 NUMARASI : 2009/226-2011/58 Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuks…
**1. Hukuk Dairesi 2013/22371 E. , 2014/2879 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2011 NUMARASI : 2009/226-2011/58 Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat ve elatmanın önlenmesine isteklerine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazın gerçek satış sonucu davalı Seçer'e devredildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden mirasbırakan H.. Y..'ın 04.05.1994 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak eşi Emine ile çocukları Seval ve Mehmet'in kaldıkları, dava konusu 487 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan tarafından davalı Süleyman'a satış suretiyle temlik edildiği, davalı Süleyman'ın da taşınmazı vekil olan mirasçı Mehmet aracılığıyla diğer davalı Seçer'e satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.