3. Hukuk Dairesi 2024/4172 E. , 2025/3434 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/323 E., 2024/1105 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/197 E., 2023/408 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan
**3. Hukuk Dairesi 2024/4172 E. , 2025/3434 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/323 E., 2024/1105 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/197 E., 2023/408 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asil; davalı Kurumun 17.12.2014 tarihli işlemiyle, 2012 yılı Protokolünün (5.3.2), (5.3.5), (5.3.6), (5.3.14), (6.17), (4.3.6) maddeleri gereğince uyarı, fesih, cezai şart ve reçete bedelinin tahsili işlemlerinin uygulanacağının bildirildiğini, tüm hastaların ilaçlarını teslim aldığını, davalı Kurumun zarara uğramadığını, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Kurum işleminin iptalini ve para cezasının iptalini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Kurum işleminin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 17.12.2014 tarih ve .../... sayılı evraka konu işlemde reçete sahibi, hasta veya yakınları olarak isimleri belirtilen kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarının tespiti amacıyla davetiye gönderildiği, davalı Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin protokol hükümlerine uygun olmadığı, 06.02.2023 tarihli bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı SGK tarafından davacı hakkında düzenlenen 17.12.2014 tarih ...79 sayılı işlemin iptali ile bu işlem sebebiyle davacıya uygulanan 4.681,25 TL cezai şart, 8.943,74 TL kesinti ve 4.385,44 TL faiz olmak üzere toplam 18.010,43 TL bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; süresi içinde, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; süresi içinde, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hasta/hasta yakını ifadelerine göre, hastaların eczaneye giderek ilaç almadığı, ilaçları eczaneyi telefonla aramak suretiyle diyaliz merkezinin temin ettiği, kimi hastaların hangi eczaneden temin edildiğini bile bilmediklerinin ortada olduğunu, davacı eczacının diyaliz merkezi ile anlaşmalı olarak eczaneye yönlendirme yapmak suretiyle haksız kazanç elde ettiğini, eczane tarafından kimlik tespiti yapılmadığını, 2 adet reçete muhteviyatı ilaçların hasta tarafından teslim alınmadığını ve reçetelerin muayene sonucu düzenlenmediğini, reçete arkasındaki imzaların hastanın kendisine ait olmadığının tespit edildiğini, 8 adet reçete ile ilgili olarak hastaların eczaneye ödemesi gereken ilaç katılım payının ve/veya poliklinik muayene katılım payının tahsil edilmediğinin tespit edildiğini, müvekkili Kurumca uygulanan işlemlerde bizzat hasta ve yakınlarının Kuruma verdikleri ifadelerin esas alındığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2012 yılı Eczane Protokolü uyarınca davalı tarafından uygulanan uyarı, fesih, cezai şart ve reçete bedelinin tahsiline dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle adlarına reçete düzenlenen hak sahibi hastaların söz konusu reçetelerde yazılı ilaçları kullandıklarını ve teslim aldıklarını beyan etmelerine, davacı lehine uygulanması gereken 2016 yılı Protokolünde yönlendirme ile ilgili (5.3.14) maddesinin kaldırıldığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Ancak somut olayda her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davada kendisini vekille temsil ettirmeyen davacı yararına vekâlet ücretine hükmolunması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin karar metninden çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.