2. Hukuk Dairesi 2024/9344 E. , 2025/4787 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1542 E., 2024/1092 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/109 E., 2022/455 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı Nüfus Temsilciliği tarafından davaların kabulü …
**2. Hukuk Dairesi 2024/9344 E. , 2025/4787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1542 E., 2024/1092 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/109 E., 2022/455 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı Nüfus Temsilciliği tarafından davaların kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Soyadı, bireyin yaşamıyla özdeşleşen ve kişiliğinin ayrılmaz bir unsuru hâline gelen, birey olarak kimliğin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri ve vazgeçilmez, devredilmez, kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 321. maddesi hükmüne göre çocuk, ana ve baba evli ise ailenin soyadını taşır. Aynı Yasanın 27. maddesi hükmüne göre haklı nedenin varlığı halinde, soyadın değiştirilmesi mümkün olup hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusunda bir yasal düzenleme bulunmadığından ve esasen bu konuda bir kıstas belirlenmesi de sözkonusu olmadığından, haklı sebebin var olup olmadığı, her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. Soyadı Nizamnamesinin 15. maddesinde; "evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuklar babalarının soyadını taşırlar..." ve Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22. maddesinde; "Evlilik içinde veya herhangi bir nedenle evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde Türk babadan olan veya Türk anadan doğan çocuklar doğumlarından başlayarak Türk vatandaşlığını kazanırlar. Bu çocuklar babanın soyadını alır ve aile kütüklerinde babalarının hanesine yazılırlar." hükümlerine yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 321. maddesindeki “Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin soyadını taşır." hükmünün Anayasaya aykırı olmadığına karar vermiş, buradaki “aile soyadı” deyiminden babanın soyadının anlaşılacağını belirtmiştir. (AYM, 02.07.2009, 2005/114 E. -2009/105 K.). Velâyet; ana veya babanın, ergin olmayan çocuklarının veya kısıtlanmış ergin çocuklarının kişi varlığına, malvarlığına ve bu iki husus hakkında onları temsiline ilişkin sahip oldukları hakların ve yükümlülüklerin bütününe denir (Akıntürk, Turgut: Türk Medeni Kanunu C.2, Aile Hukuku, İstanbul 2002, s. 400). velâyet, çocuk ergin oluncaya kadar onunla ilgili alınması zorunlu kararları alma hususunda veliye sorumluluk yükler ve onları yetkili kılar. Bu bakımdan modern hukukta velâyet, bir hak olduğu kadar aslında çocuğun üstün yararının sağlanması bakımından yetki ve sorumluluk da içerdiğinden, hak ve yükümlülüklerin toplamı olarak kabul edilmektedir. velâyetin nihai amacı, henüz erginliğe ulaşmamış küçüğün, ileride bir yetişkin olarak gelecekteki hayata hazırlanmasını sağlamaktır (AKYÜZ, Emine Çocuk Hukuku Çocuk Haklarının Korunması, 2012 s. 220). Kuşkusuz velâyet kendisinde bulunan anne veya babanın, çocukla ilgili yapacağı her türlü iş ve işlemde çocuğun üstün yararını koruması gerektiği tartışmasızdır. Çocuğun üstün yararı, çocuğu ilgilendiren her işte göz önüne alınması zorunlu olan ve belirli bir somut olayda çocuk için en iyisinin ne olduğunu belirlemede dikkate alınan bir ölçüt bir kılavuzdur. Çocuğun üstün yararı çocuğun haklarını garanti altına alan bir işlev de üstlenmektedir (YÜCEL, Özge Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1 Sayı 2, Aralık 2013, s. 117-137). Esasın da çocuğun üstün yararına gereken önemin verilmesi, yalnızca çocuğun ya da ana babanın değil, toplumun da menfaatinedir. Çünkü çocuğun sosyal, kültürel, fiziksel ve psikolojik yönden olumlu gelişimi, ilerde toplumda zararlı davranışlarının ortaya çıkmasını da engelleyecektir (..., ... , velâyet Hukuku, Ankara 2000 s.33). Somut olayımızda; davacılardan ... evlilik birliği devam ederken bekarlık soyadını kullanmaya izin davası açmış, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne ve bekarlık soyadı olan ... soyadını kullanmasına izin verilmiştir. Akabinde; davacı anne ... ve davacı baba ... tarafından; İstanbul 8. Aile Mahkemesi'nin 2022/109 Esas sayılı dosyasına kayden çocuk Arya'nın soyadının ve İstanbul 9. Aile Mahkemesi'nin 2022/523 Esas sayılı dosyasına kayden çocuk Atlas'ın soyadının; baba soyadı olan "..." ile birlikte anne soyadı olan "... da kullanmasına izin verilmesi talebiyle iş bu davalar açılmış, davacı tarafça delil ibraz edilmemiş, AİHM'in (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) hak ihlali kararları, emsal mahkeme kararları sunulmuş, yapılan yargılamalar neticesinde davaların ayrı ayrı kabulüne, çocukların babalarının soyadı yanında anne soyadlarını da kullanmalarına izin verilmesine karar verilmiştir. Nüfus müdürlüğü tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, her iki dosyanın Bölge Adliye Mahkemesince birleştirilmesine karar verilmiş ve Bölge Adliye mahkemesi tarafından 02.10.2024 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden, sırf velâyet hakkına dayalı olarak çocuğa babanın soyadı yanında annenin kızlık soyadının da verilmesi istenemeyeceği gibi, bu konuda yasal bir düzenlemede bulunmamaktadır. Babanın soyadı ile birlikte annenin bekarlık soyadının kullanılmasında çocukların üstün yararları yoktur. Şöyle ki; çocukların anne ve baba soyadlarını birlikte kullanmaları Nüfus Kanunu kapsamında düzenlenen nüfus kayıtlarında ve ileride çocukların alt soyları açısından karışıklığa sebebiyet vereceği gibi bu durumun çocukların üstün yararından çok zararlarına dahi olacağı gözetildiğinde açıklanan nedenlerle davaların reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davaların kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.