Başvuru, başka hastaneye geç nakledilme ve organizasyon bozukluğu sonucu gerçekleşen ölüm olayı nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başka hastaneye geç nakledilme ve organizasyon bozukluğu sonucu gerçekleşen ölüm olayı nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 17/6/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun babası A. kaldırıldığı hastanede 15/7/2012 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Başvurucu, annesi ve kardeşi ile birlikte bireysel başvuruda dile getirdiği iddialarla olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu belirterek Aksaray İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat ödenmesi talebiyle tam yargı davası açmıştır. İdare Mahkemesi Adli Tıp Kurumundan temin edilen bilirkişi raporu sonrasında olayda hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle 31/12/2014 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"... Uyuşmazlıkta, davacıların murisi olan [A.nın] ölümü olayında, şahsın ölümüne iddia edildiği gibi zamanında müdahale edilmemesinin, gerekli tedavilerin yapılmamasının ve zamanında sevk edilmemesinin mi sebep olup olmadığı, iddia edilen bu hususlar ile [A.nın] ölümü arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı, böyle bir durum varsa bu hususun hizmet kusuru olup olmadığının, hizmet kusuru ise davalı idarenin hangi oranda hizmet kusuru bulunduğunun tespiti teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiğinden; ... dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İhtisas Kurulu’nca hazırlanan... raporunda özetle; 'Tıbbi belgelerinde kayıtlı verilere göre kişinin 2012 tarihinde sabah saatlerinde kalbinden rahatsızlanması nedeni ile ambulans ile Aksaray Devlet Hastanesine saat 10:25'te ulaştırıldığı, arrest halde geldiği, ilk ve acil yardım uzmanı Dr. [A.A.S.] tarafından değerlendirilerek hemen CPR uygulandığı, nabız alınmaya başladığı, Kardiyoloji Uzmanı Dr. [A.A.]dan konsültasyon istendiği, 10:41'de kan tahlilleri yapıldığı, 10:57'de Beyin Tomografisi çekildiği,... Kardiyoloji konsültasyonunda; bilinen kalp hastalığı olmadığı, birkaç gündür göğüs ağrısı olduğu, EKG de inferior Mİ ve ST elevasyonu olduğu, spontan solunum olmadığı, ventilatöre bağlı olduğu, koroner yoğun bakımda ventilatör bulunmadığı için başka yoğun bakımda takip edilmesi uygun olduğu, ... Ankara'ya acilen hava ambulansı ile sevkinin planlandığı, hastanın sevk işlemleri için 112 sevk birimine faks çekildiği, saat 15:20'de hava ambulansı onayı alındığı, ancak hava ambulansının yakıt ikmali yaptığının, bu nedenle geciktiğinin, daha sonra akşam olduğundan hava ambulansının hastayı taşımasının mümkün olmadığının, bu nedenle gelemeyeceğinin ifade edildiği, 16:22'de Uzm. Dr [A.A.nın] karayolunu tercih ettiğinin belirtildiği, bu nedenle hava ambulansı yerine kara ambulansı ile sevk edilerek saat 17:00 da Ankara'ya doğru yola çıkıldığı, hastanın Sincan Özel [K.] Hastanesine götürüldüğü, burada saat 21:34 te Kardiyoloji tarafından değerlendirildiği, GD kötü, bilinç kapalı, entübe,... olduğu YBÜ ye alındığı, entübe, solunum cihazına bağlı olarak takipte olduğu, ... mevcut nörolojik tablo ve kardiyak açıdan stabil seyretmesi nedeniyle girişim planlanmadığı, reanimasyon ünitesinde takibine başlandığı, Basamak hasta olarak kabul edildiği, kabulde bilinci kapalı, kooperasyonu olmadığı, ... spontan solunum eforu olmayan hasta SIMV modda mekanik ventilatöre bağlandığı, takiplerine devam edilen ve durumunda düzelme olmayan hasta 15/07/2012 günü saat 19:15 te kardiyakk arrest geliştiği,... hasta saat 20:00 de exitus kabul edildiği, dikkate alındığında; kişinin tedavisi için götürüldüğü hastanede uygun bir şekilde yeniden canlandırma işlemi uygulandığı, cevap alındığında uygun takip ve tedavisine başlanıldığı, sevk kararının uygun olduğu, kişinin kalp ve solunumunun hastaneye getirilmesinden önce durması nedeniyle hipoksik beyin hasarı oluştuğu, sevk koşulları sağlanarak sevkinin yapıldığı, uygun bir şekilde sevkinin de ... sağlandığı dikkate alındığında, tedavi olduğu hastanelerde kişinin muayene, takip ve tedavisinde görev alan hekimlere ve yardımcı sağlık personeline, hastane idaresine atfı kabil kusur bulunmadığı o birliğiyle mütalaa olunur.' şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda, yukarıda yer verilen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İhtisas Kurulu’nca hazırlanan... bilirkişi raporunda yer verilen tespitler kapsamında uyuşmazlığın değerlendirilmesinden; [A.nın] hastaneye daha götürülmeden önce arrest olduğu, tedavisi için götürüldüğü Aksaray Devlet Hastanesi'nde yeniden canlandırma işlemi yapıldığı, cevap alındığında uygun takip ve tedavisine başlanıldığı, kişinin kalp ve solunumunun hastaneye getirilmesinden önce durması nedeniyle hipoksik beyin hasarı oluştuğu, sevk koşulları sağlanarak sevkinin yapıldığı, sevkinin uygun bir şekilde sağlandığı dikkate alındığında, [A.nın] tedavi olduğu hastanelerde kişinin muayene, takip ve tedavisinde görev alan hekimlere ve yardımcı sağlık personeline, hastane idaresine atfı kabil kusur bulunmadığı sonucuna varılmış olup, davacıların tazminat isteminin kabul edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.." Başvurucu tarafından temyiz edilen söz konusu karar, Danıştay Onbeşinci Dairesi (Daire) tarafından 7/12/2015 tarihinde maddi tazminat talebine ilişkin kısım bakımından onanmış, manevi tazminat talebine ilişkin kısım bakımından ise bozulmuştur. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"... Dava konusu olayla ilgili olarak alınan Adli Tıp Raporunda Aksaray Devlet Hastanesi Kroner Yoğun Bakım Ünitesinde ventilatör bulunmadığı için hastanın ventilatör olan başka bir yoğun bakımda takip edilmesininuygun olduğu görüşüyle sevkine karar verildiğinin belirtildiği, Sağlık Bakanlığı'nca hazırlanarak 2007 tarihinde yürürlüğe giren 2007/73 sayılı Yoğun Bakım Ünitelerinin Standartları başlıklı Genelge ile Basamak Yoğun Bakım Ünitesinde bir Ventilatör'ün bulunmasının zorunlu olduğu hususu dikkate alındığında, Kroner Yoğun Bakımda Ünitesinde zorunlu olmasına rağmen ventilatör cihazının bulunmaması bir eksiklik olup, bu duruma göre sunulan sağlık hizmetinde eksiklik bulunduğu açık olmakla birlikte, bu eksikliğin ölüme katkısının olup olmadığının bilinememesi nedeniyle, idari eylemle zarar arasında nedensellik bağı kurulamamaktadır. Dolayısıyla bu aşamada maddi tazminata hükmedilmesinin koşulları oluşmadığından, maddi tazminat isteminin kabulüne olanak bulunmamaktadır.Öte yandan, Adli Tıp Kurumu Raporunda açıkça davacıların yakınına uygulanan tıbbi tedavide eksiklik bulunduğu belirtilmekte olup; davacıların yakınına, tıbbın gereklerine aykırı uygulama yapıldığı saptanmış bulunmaktadır.Bu durum, davacılar yakınının hayatını kaybetmesinde etkili sebep olmasa bile, yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işlemediğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla davacıların yakını için sunulan yetersiz sağlık hizmeti nedeniyle duyulan sıkıntı ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilebilmesi amacıyla davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekmekte olup; temyize konu kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir..." Başvurucu ile Sağlık Bakanlığının karar düzeltme taleplerinin Daire tarafından 8/6/2017 tarihinde reddedilmesi üzerine İdare Mahkemesi 16/11/2017 tarihli kararla başvurucu lehine 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...Bununla birlikte, Adli Tıp Kurumu Raporunda açıkçadavacıların yakınına uygulanan tıbbi tedavide eksiklik bulunduğu belirtilmekte olup; davacıların yakınına, tıbbın gereklerine aykırı uygulama yapıldığı saptanmış bulunmaktadır.Bu durum, davacılar yakınının hayatını kaybetmesinde etkili sebep olmasa bile, yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işlemediğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla davacıların yakını için sunulan yetersiz sağlık hizmeti nedeniyle duyulan sıkıntı ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilebilmesi amacıyla davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden, takdiren her bir davacı için 000,00-TL olmak üzere toplam 000,00-TL manevi tazminatın ... davalı idare tarafından tazmin edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır..." Kararın Sağlık Bakanlığınca temyiz edilmesi üzerine karar, Dairenin 24/4/2018 tarihli kararıyla onanmıştır. Sağlık Bakanlığının karar düzeltme talebi Dairenin 19/2/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya 14/6/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 17/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.