2. Ceza Dairesi 2014/29540 E. , 2014/24687 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : 2 - 2014/268098 MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 29/05/2014 NUMARASI : 2014/106 (E) ve 2014/354 (K) SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, suç eşyasını kabul etme Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar S.. Ş.., E.. Y.., E.. K.. ve hakkında yaşı nedeniyle ayrı dava açılan E.. Ş..'ın fikir ve eylem birliği içinde işlemeye karar verdikleri hırsızlık suçundan yaptıkları i
**2. Ceza Dairesi 2014/29540 E. , 2014/24687 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 2 - 2014/268098 MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 29/05/2014 NUMARASI : 2014/106 (E) ve 2014/354 (K) SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, suç eşyasını kabul etme Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar S.. Ş.., E.. Y.., E.. K.. ve hakkında yaşı nedeniyle ayrı dava açılan E.. Ş..'ın fikir ve eylem birliği içinde işlemeye karar verdikleri hırsızlık suçundan yaptıkları iş bölümü gereği, sanık S.. Ş..'in katılanların evine girmesi, sanıklar E.. Y.., E.. K.. ve E.. Ş..'ın ise arabada bekleyip gözcülük yapmaları şeklinde gerçekleşen olayda;sanıklar E.. Y.. ve E.. K..'ın eylemleri aynı zamanda konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturmasına karşın haklarında kamu davası açılmamış ise de,sanıklar E.. Y.. ve E.. K.. hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüş; Sanık S.. Ş..'in hırsızlık suçundan TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığının anlaşılması karşısında tebliğnamenin 2-c maddesindeki bozma düşüncesine sanık S.. Ş.. yönünden katılınmamış,diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıklar S.. Ş.., E.. Y.., E.. K.. ve hakkında yaşı nedeniyle ayrı dava açılan E.. Ş..'ın fikir ve eylem birliği içinde işlemeye karar verdikleri hırsızlık suçundan yaptıkları iş bölümü gereği, sanık S.. Ş..'in katılanların evine girmesi, sanıklar E.. Y.., E.. K.. ve E.. Ş..'ın ise arabada bekleyip gözcülük yapmaları şeklinde gerçekleşen olayda;dosya içeriğine göre konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık S.. Ş.. hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmayarak eksik ceza tayini, 2-TCK'nın 61. maddesiyle cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza belirlenirken madde hükmündeki ölçütler dikkate alınacaktır. Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Bir suçtan dolayı TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Ayrıca temel ceza belirlenirken aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır. Temel ceza belirlenirken gösterilen gerekçelerin,dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerle uyumlu olması gerekir. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de, bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması, bu bağlamda suçun işleniş şekli, zararın ağırlığı, kastın yoğunluğu gibi hususların göz önünde tutulmasının yanında gösterilen gerekçelerin dosya ile uyumlu olması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Sanık E.. Y..'un hastanede tedavi görürken tanıştığı katılan H.. D.. ile ilişkilerini geliştirerek katılanların evlerini ziyarete gittiği ve katılanların evinin durumuna bakarak katılanların evlerinde çok miktarda altın ve para olabileceği şeklindeki düşüncesini sanık S.. Ş.., E.. K.. ve hakkında ayrı dava açılan E.. Ş.. ile paylaştığı ardından sanıklar S.. Ş.., E.. Y.., E.. K.. ve E.. Ş..'ın katılanların evinde hırsızlık yapma konusunda önceden anlaşarak yaptıkları plan doğrultusunda katılanların evine gittikleri sanıklar Ece, Eda ve Edanur arabada beklerken sanık Sadık'ın tırmanarak balkona çıktığı ve kilitli olmayan balkon kapısından içeri girerek katılanların iddiasına göre toplam değeri 450.000 TL olan, ziynet eşyaları, 2 adet laptop, 1 adet cep telefonu, bir çift erkek ayakkabısı ve 10-15 adet bayan ve erkek parfümünü çaldıkları olayda TCK'nın 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman, meydana gelen zarar, sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı göz önünde bulundurarak hırsızlık suçundan alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle temel cezanın belirlenmesi gerekirken, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınmadan, işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı olmayacak biçimde sanıklar E.. Y.. ve E.. K..'a hırsızlık suçundan alt sınırdan ceza verilmesi, 3-Sanıklar Şahin, Ece ve Eda'nın hırsızlık yapmak amacıyla eve girerken herhangi bir zarar vermedikleri gibi hırsızlık suçunun konusunu oluşturan kasanın çalınmasından sonra içindeki eşyaların alınması amacıyla kasanın kırılması şeklinde gerçekleşen eylemlerinde hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, TCK'nın 151/1 maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmalarına karar verilmesi, 4-Kovuşturma sırasında vekille temsil olunan katılanlar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar Hayriye ve Cezmi vekili, sanık S.. Ş.. ve müdafii ile sanık E.. K.. müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.