12. Ceza Dairesi 2024/4131 E. , 2024/7461 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1361 D. İş SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 16/05/2019 tarihli ve 2019/5 …
**12. Ceza Dairesi 2024/4131 E. , 2024/7461 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1361 D. İş SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 16/05/2019 tarihli ve 2019/5 esas, 2019/156 sayılı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 29/12/2020 tarihli ve 2019/4379 esas, 2020/2891 sayılı kararı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2021 tarihli ve 2021/39 esas, 2021/113 sayılı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 13/04/2022 tarihli ve 2021/664 esas, 2022/1139 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini takiben, anılan Mahkeme tarafından 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri mûhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik resen yapılan inceleme sonunda, infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 15/08/2022 tarihli ve 2021/39 esas, 2021/113 sayılı ek kararını takiben, şüphelinin seri muhakeme uygulamasını kabul etmemesinden bahisle Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 17/07/2023 tarihli ve 2023/94 soruşturma, 2023/357 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmesini müteakip, verilen cezanın aynen infazına yönelik Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2023 tarihli ve 2021/39 esas, 2021/113 sayılı ek kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan ek karar ile verilen infazın kaldığı yerden devamına ilişkin kararın kaldırılmasına dair mercii Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2023 tarihli ve 2023/1361 değişik iş sayılı kararının kesin olmak üzere verildiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01/11/2024 tarihli ve 94660652-105-50-1966-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22/11/2024 tarihli ve 2024/113019 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22/11/2024 tarihli ve 2024/113019 sayılı kanun yararına bozma isteminin: "1-Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 15/08/2022 tarihli ve 2021/39 esas, 2021/113 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, Anılan Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan, " 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Sanığın mahkûmiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, kararın 02/03/2021 tarihinde verildiği ve 13/04/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2023 tarihli ve 2023/1361 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, A-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/2. maddesindeki "Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.”, aynı Kanun’un 250/3. maddesindeki “Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.” Ve anılan Kanun’un 250/10. maddesindeki “Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz.” şeklindeki, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 5/3, 10/1-c, 10/1-d, 10/3 ve 11. maddelerinde yer alan, "(5/3) Seri muhakeme usulü, şüphelinin müdafi huzurunda özgür iradesi ile bu usulün uygulanmasını kabul etmesi hâlinde gerçekleştirilir." "(10/1) Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmeden önce şüpheliyi bu usul hakkında bilgilendirir. Bilgilendirme; (c) Özgür iradesiyle ve müdafi huzurunda kabul ettiği takdirde bu usulün uygulanacağı ve belirlenecek temel cezanın yarı oranında indirileceği, (d) Teklifin kabulünün ancak müdafi huzurunda gerçekleştirilebileceği, seçtiği bir müdafi yoksa istemi aranmaksızın kendisine bir müdafi görevlendirileceği," "(11) (1) Seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin teklifin kabulü esnasında şüphelinin müdafii de hazır bulunur. (2) Şüpheliden kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Müdafii bulunmayan şüpheli için istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. (3) Seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin teklifin SEGBİS veya istinabe yoluyla yapıldığı hâllerde, şüphelinin seçtiği bir müdafii yoksa teklifin kabulünde hazır bulunması için müdafi görevlendirilmesi, istinabe evrakı gönderilen ya da SEGBİS ile dinleme talep edilen yer Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yapılır. Bu durumda soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ayrıca bir müdafi görevlendirmesi yapılmaz." şeklindeki düzenlemeler karşısında, Her ne kadar Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 15/08/2022 tarihli ek kararını müteakip, şüphelinin seri muhakeme uygulamasını kabul etmemesi nedeniyle Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmesi üzerine, verilen cezanın aynen infazına yönelik Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2023 tarihli ek kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2023 tarihli ve 2023/1361 değişik iş sayılı kararı ile sanığa seri muhakeme usulü teklifi esnasında bir müdafi bulunmadığından bahisle kabulüne karar verilmiş ise de; Somut olayda, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından şüpheliye hakkındaki isnat, seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/1. maddesi gereğince bilgilendirmenin yapıldığı, 21/06/2023 tarihinde müdafii hazır bulunmaksızın Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye yapılan teklifin reddedildiği, seri muhakeme usulünün teklif aşamasında, şüphelinin usulün uygulanmasını kabulünün geçerli olması için teklifin kabulünün ancak müdafi huzurunda gerçekleştirilmesi gerektiği, ancak bilgilendirme ve teklif aşaması için müdafi şartının aranmadığı gibi şüphelinin teklifi reddetmesi halinde ret tutanağının müdafii görevlendirilmeksizin tanzim edilip sadece şüpheli tarafından imzalanmasının yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri kapsamında hukuka uygun olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, B- Kabule göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan "(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki düzenleme uyarınca, mercii mahkemesince, hakimlik kararının kaldırılması ile itiraz konusu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, itirazın kabulü ile yetinilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 16/05/2019 tarihli ve 2019/5 esas, 2019/156 sayılı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 29/12/2020 tarihli ve 2019/4379 esas, 2020/2891 sayılı kararı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2021 tarihli ve 2021/39 esas, 2021/113 sayılı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 13/04/2022 tarihli ve 2021/664 esas, 2022/1139 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini takiben, anılan Mahkeme tarafından 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri mûhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik resen yapılan inceleme sonunda, infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 15/08/2022 tarihli ve 2021/39 esas, 2021/113 sayılı ek kararını takiben, şüphelinin seri muhakeme uygulamasını kabul etmemesinden bahisle Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 17/07/2023 tarihli ve 2023/94 soruşturma, 2023/357 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmesini müteakip, verilen cezanın aynen infazına yönelik Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2023 tarihli ve 2021/39 esas, 2021/113 sayılı ek kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan ek karar ile verilen infazın kaldığı yerden devamına ilişkin kararın kaldırılmasına dair mercii Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2023 tarihli ve 2023/1361 değişik iş sayılı kararı kesin olmak üzere verilmiştir. B.İncelenen dosya kapsamına göre; 1-Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 15/08/2022 tarihli ve 2021/39 esas, 2021/113 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede; Sanığın mahkûmiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, kararın 02/03/2021 tarihinde verildiği ve 13/04/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2023 tarihli ve 2023/1361 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; A)Her ne kadar Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 15/08/2022 tarihli ek kararını müteakip, şüphelinin seri muhakeme uygulamasını kabul etmemesi nedeniyle Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmesi üzerine, verilen cezanın aynen infazına yönelik Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2023 tarihli ek kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2023 tarihli ve 2023/1361 değişik iş sayılı kararı ile sanığa seri muhakeme usulü teklifi esnasında bir müdafi bulunmadığından bahisle kabulüne karar verilmiş ise de; Somut olayda, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından şüpheliye hakkındaki isnat, seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/1. maddesi gereğince bilgilendirmenin yapıldığı, 21/06/2023 tarihinde müdafii hazır bulunmaksızın Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye yapılan teklifin reddedildiği, seri muhakeme usulünün teklif aşamasında, şüphelinin usulün uygulanmasını kabulünün geçerli olması için teklifin kabulünün ancak müdafi huzurunda gerçekleştirilmesi gerektiği, ancak bilgilendirme ve teklif aşaması için müdafi şartının aranmadığı gibi şüphelinin teklifi reddetmesi halinde ret tutanağının müdafii görevlendirilmeksizin tanzim edilip sadece şüpheli tarafından imzalanmasının yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri kapsamında hukuka uygun olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, B) Kabule göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan "(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki düzenleme uyarınca, mercii mahkemesince, hakimlik kararının kaldırılması ile itiraz konusu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, itirazın kabulü ile yetinilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2023 tarihli ve 2023/1361 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3 maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4 maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.12.2024 tarihinde karar verildi.