11. Ceza Dairesi 2024/6093 E. , 2025/5395 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1409 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.10.2022 tarihli ve 2021/110667 Soruşturma, 2022/67737 Karar sayılı kovuşturmaya yer…
**11. Ceza Dairesi 2024/6093 E. , 2025/5395 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1409 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.10.2022 tarihli ve 2021/110667 Soruşturma, 2022/67737 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.02.2023 tarihli ve 2023/1409 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.02.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli ve 2024/5927 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108141 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108141 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 17/01/2024 tarihli yazıya göre dosya aslının mahkeme arşiv araştırmalarında bir çok kez titizlik ile araştırma yapıldığı halde bulunamadığı belirtilmiş olması nedeniyle onaylı suret üzerinden yapılan incelemede; Müşteki vekilince, şüpheliler hakkında bedelsiz senet kullanma suçundan da şikâyetçi olunmasına karşın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca bu suçla ile ilgili bir karar verilmemiş ise de, bahse konu hususun dava zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde giderilebilecek eksiklik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,