13. Hukuk Dairesi 2015/8415 E. , 2016/14878 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, boşanma davası ve daha sonra açılacak katılma alacağı davası için davalıyı vekil olarak tayin ettiğini, davalı avuka…
**13. Hukuk Dairesi 2015/8415 E. , 2016/14878 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, boşanma davası ve daha sonra açılacak katılma alacağı davası için davalıyı vekil olarak tayin ettiğini, davalı avukatın kendisinin hak ve menfaatlerine açıkça aykırı olarak ibraname tanzim ettiğini, kendisinin hiçbir şekilde bilgisi ve haberinin olmadığı gibi, alacak miktarında da indirim yapılarak karşı tarafın ibra edilmesi konusunda zımni yada açık hiçbir şekilde davalıya onay veya talimat vermediği gibi İşin başından itibaren yargılamanın hiçbir aşamasında, vekalet ilişkisine dayanarak ibraname ve yapılan ödemeler, mahkeme kararları ve icra takipleri hakkında müvekkiline hiçbir şekilde bilgi de vermediğini, müvekkilinin tüm ısrarlarına rağmen dava ve icra dosyalarının sonuçlarından bilgi vermeyen davalının sadece İş Bankası hesabına 3.500.00 TL, daha sonra da 5.000.00 TL yatırdığını, geri kalan 88.000.00 TL'yi haksız olarak uhdesinde tutarak ödemediğini, ödenmeyen 88.000.00 TL ile bu paranın dava tarihine kadar işleyen 24.175..00 TL olmak üzere toplam 112.500.00 TL alacaklı olduğunu, ayrıca ibraname nedeniyle uğradığı maddi zarar olarak toplam 183.126,10 TL alacak ile ayrıca 20.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yargılma aşamasında alacağını ıslah ederek yükselttiğini bildirmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davacı yanın uğradığı maddi zarar karşılığında 221.825.00 TL'nin dava tarihi olan 10/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,Davacı yanın maddi tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısmı ile manevi tazminat isteminin REDDİNE karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, davalı avukatın haksız olarak uhdesinde tuttuğu para ile ibraname nedeniyle uğradığı zarar için alacağın dava tarihine kadar işlemiş faizi de eklemek suretiyle talep etmiş, mahkemece de 221.825,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş olmakla faize faiz yürütülmesine karar verilmiş olunmaktadır ki, bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülemez hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeni bir yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMK.'un 370. maddesi hükmü gereğidir. SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. maddesinde yer alan "221.825,00 TL'nin dava tarihi olan 10/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" sözlerinin hükümden çıkarılarak yerine “221.825,00 TL'nin davalıdan tahsiline, 197.893,00 TL asıl alacağa dava tarihi olan 10/09/2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine" söz ve rakamların yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 3.788,20 TL harcın istek halinde iadesine, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.