3. Hukuk Dairesi 2024/4049 E. , 2025/3185 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1127 E., 2024/1620 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Salihli 2. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/23 E., 2023/58 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tara…
**3. Hukuk Dairesi 2024/4049 E. , 2025/3185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1127 E., 2024/1620 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Salihli 2. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/23 E., 2023/58 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinden ...'nin eşi, ...'ın annesi ...'in, davalı hastaneye bronşit tedavisi için başvurduğunu, yoğun bakıma alındığını, yoğun bakımda iken ranzadan düşürülerek beyin kanaması sonucu vefat ettiğini, ölen ...'in düşmesinde ceza davasında kusurlu personel tespit edilememişse de ...'in yoğun bakım ünitesinde gerekli özenin gösterilmediğinden düştüğünün ceza dosyası kapsamından anlaşıldığını, davalı hastanenin adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek; müvekkili ... için belirsiz alacak davası kapsamında 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, müvekkili ... için belirsiz alacak davası kapsamında 10.000,00 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; ölenin nefes darlığı, kalp çarpıntısı ve bronşit şikayetleri ile 19.01.2015 tarihinde müvekkili hastaneye başvurduğunu, şikayetler sebebiyle hastanenin 1. derece yoğun bakım ünitesinde tedavisine başlandığını, nöbetçi hemşirenin olay esnasında lavaboya gittiğini, diğer hemşireyi bu hususta bilgilendirdiğini, hastanın o esnada hemşireyi bilgilendirmeden yataktan aniden kalktığını ve dengesini kaybedip yere düştüğünü, yataktan düşürülmesinin söz konusu olmadığını, hastaya ilk müdahalenin anında yapıldığını, beyin kanaması geçirdiği anlaşılınca Manisa 8 Eylül Hastanesine sevk edildiğini, o hastanede ameliyat edilmiş ise de 28.01.2015 tarihinde vefat ettiğini, olay esnasında nöbetçi hemşire orada olsa da olaya müdahale edemeyeceği kadar olayın hızlı geliştiğini, ceza soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporunda hukuka uygun olmayan gerekçeyle kusur yüklendiğini, hastanede yedek hemşire bulundurma gibi mevzuatta bir hüküm bulunmadığını, hastanın düşmesinde hastanenin fiziki yetersizliği ya da çalışanların herhangi bir kusurunun bulunmadığını, hastanın uzun süredir kan sulandırıcı ilaç kullandığını, ilacın kanamaya sebep olduğunu, beyin kanaması riskini iki kat arttırdığını, uygun illiyet bağının bulunmadığını, nöbetçi hemşire hakkında açılan soruşturmada takipsizlik, diğer hemşire ve hastane müdürü hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiğini, hemşirelere hastane eğitim hemşireleri tarafından eğitim verildiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; müteveffanın yoğun bakımdayken birden ayaklanıp acil serviste yataktan düşmesi sonucu çeşitli komplikasyonlar ve küt kafa travması sonucu vefat ettiği, dosyanın A sınıfı İş Güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyet raporunda; ... Yönetimi ve mesul müdürü, yatak sayısına bağlı olarak yoğun bakım ünitesini tesis ettiği, yönetmeliklerin emrettiği şekilde hemşire görevlendirmesi yaptığı, her iki ünite için ayrıca yedek hemşire vs. gibi bir görevlendirme yapılmasına dair yönetmeliklerde hüküm bulunmadığından davalı hastanenin olayda kusurunun bulunmadığının belirtildiği, Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/271 Esas sayılı dosyasındaki beraat gerekçesinin de aynı olduğu, yönetmelik dışında hastanenin yedek bir hemşire görevlendirme zorunluluğunun mevzuatta yerinin bulunmadığı, adı geçen ceza mahkemesi kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği de dikkate alınarak vefat ile hastanenin sorumluluğu arasında illiyet bağı tespit edilemediği böylece davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; yoğun bakım odasının sorumlusu olan ve düşme esnasında görev yerinde bulunmayan, gerekli önlemleri de almayan hemşirenin ve çalışanların meydana getirdiği zarardan davalı hastanenin sorumlu olduğunu, ceza davasında alınan raporda yoğun bakım servislerinde 5 yatak için günün her saatinde bir hemşire görevlendirme kuralına aykırı davranan Salihli ... Hastanesi Yönetiminin kusurlu olduğunun belirtildiğini, hükme esas alınan raporun dosya kapsamına uygun olmadığını, dosyada mevcut raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu, başka bir üst kuruldan rapor aldırılmasını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürülerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı hastanenin özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle meydana gelen ölüm sonucunda uğranılan maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. 2. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. 6100 sayılı Kanun'un 278-279 maddelerine göre bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davacılar özen yükümlülüğüne aykırı davranıldığı iddiasıyla davalı hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedavi olan murislerinin düşmesi sonucunda künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucu ölmesi nedeniyle maddi manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince, davalı hastanenin kusur ya da ihmalinin bulunup bulunmadığının tespiti için iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten alınan rapor hükme esas alınmıştır. Raporun incelenmesinde, üç bilirkişinin de inşaat mühendisi olup yoğun bakım hastasının düşmesinde davalı tarafın ihmalinin ya da kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda tespit yapacak teknik bilgiye sahip olmadıkları, işin niteliğine ilişkin rapor düzenlemeye yetkin olmadıkları anlaşılmıştır. Bu durumda rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde, Mahkemece; davacıların itirazları karşılayan, konusunda uzman, 3 kişilik (aralarında yoğun bakım prosedürlerinin işleyişi, hasta bakımı ve hastane yönetiminden anlayan) bilirkişi kurulundan, davalı hastanenin somut olayda gerekli özen ve dikkati gösterip göstermediği, sorumluluğunu gerektirecek ihmalinin ve hatasının bulunup bulunmadığının nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.