İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/04/2026 YAZIM TARİHİ : 30/04/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2026 tarih ve 2025/1969 Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi i…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/727 - 2026/1092 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/727 KARAR NO : 2026/1092 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2026(Ara Karar Tarihi) NUMARASI : 2025/1969 Esas DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/04/2026 YAZIM TARİHİ : 30/04/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2026 tarih ve 2025/1969 Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil Davacı şirket, uluslararası taşımacılık yapan bir lojistik firması olduğunu, müvekkili firma, davalı ...’in düzenli olarak Dubai, Abu Dhabi, Kuveyt ve diğer Körfez ülkelerine yaptığı yaş meyve-sebze ihracatlarını CMR kapsamında taşıyan taşımacı şirket olduğunu, müvekkili davacı ... Uluslararası Nak. Gıda Tarım Ürün. İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti. İle davalı ... İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Arasında mal taşıma sözleşmesi kapsamında müvekkili belirlenen malları gerektiği gibi taşıdığını ve teslim ettiğini, müvekkili, taşıma sözleşmesi kapsamında kendi edimini eksiksiz ve hatasız şekilde ifa etmiş olmasına rağmen davalı şirket, müvekkilin hizmetine karşılık ödemesi gereken ücreti ödemediğini, müvekkii, davalı şirketle iş ilişkisi kapsamında fatura düzenlemiş olup düzenlenen bu fatura tutarları müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalı şirkete yönelik ... İcra Dairesi'nin 2025/31958 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının hiçbir fatura ve taşıma kaydına itiraz etmediğini, davalı şirket, kendisine düzenli olarak gönderilen: e-Faturalar ile CMR belgeleri, TIR karneleri, Gümrük çıkış beyannameleri hiçbirine iade – ret – itiraz bildiriminde bulunmadığını, taşımaların tamamı deftere işlenmiş, ihracat beyannameleri ile uyumlu olduğunu, bu durum, alacağın likit, kesin ve ispatlı olduğunu göstermekte olduğunu, davalının borcu kabul eder şekilde davrandığını, ödeme yapmayınca icra takibine itiraz ettiğini, itirazın iptali ve %20 icra inkâr tazminatı koşulları oluştuğunu, davalı şirketin, itirazı ile müvekkili şirketi daha da mağdur etmekte olduğunu, müvekkilin hakkına ulaşmasını engellemeye çalışmakta olduğunu, davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olup yalnızca alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşımakta olduğunu, alacak likit bir alacak olup, davalının kötüniyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, bu nedenle; teminatsız olarak, eğer mümkün değilse mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında, borçlunun yukarıda belirtilen miktardaki muaccel borcu nedeniyle taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ve banka hesapları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, alacak bedeli olan 26.700 doların kamu bankalarınca 1 yıla kadar belirlenen azami dolar faizi ile beraber fiili ödeme günündeki kur bedeli üzerinden TL cinsi ile faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin açılan ... İcra Dairesi'nin 2025/3195 Esas sayılı takibe ilişkin, davalının yerinde olmayan itirazlarının iptaline, ... İcra Dairesi'nin 2025/3195 Esas sayılı dosyadaki takibin devamına, davacı müvekkili lehine, davalı borçlu aleyhine olacak şekilde, borcun %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın nakliye işi ile ilgilenmekte olduğunu, müvekkili şirket ise ithalat-ihracat işi ile ilgilenmekte olduğunu, davacı tarafın, müvekkiline ait sebze- meyveleri, tırları ile Dubai'ye taşıdığını, taşıma esnasında davacı tarafın ihmalinden kaynaklı hatalı soğutma nedeniyle (sıcaklık 3-4 derece olması gerekir iken 16 dereceye yükselmiş) müvekkiline ait tüm sebze- meyvelerin bozulduğunu, sıcaklığın yükseldiği hususu belgeli olduğunu, müvekkilinin ciddi zarara uğradığını, bu nedenlerle; davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı işbu davanın ve dava dilekçesinde yer alan tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 15/12/2025 TARİHLİ KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2025 tarih ve 2025/1969 Esas sayılı ara kararı ile; Davacı tarafından ileri sürülen alacağın; taşıma sözleşmesine dayalı, fatura ile belgelendirildiğini, CMR, TIR Karnesi, ihracat ve gümrük belgeleriyle desteklendiğini, muaccel nitelikte bir para alacağı olduğu bu yönüyle alacağın yaklaşık ispat seviyesinde kanıtlandığı anlaşıldığını, bu nedenle; davacının alacağının ileride tahsil edilemez hâle gelmesini önlemek, yargılamanın sonucunu etkisiz kılmamak ve hakkın korunmasını sağlamak amacıyla, teminat karşılığında ihtiyati haciz uygulanmasının ölçülü ve hukuka uygun olduğunun değerlendirildiğini ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI VEKİLİNİN İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZININ ÖZETİ; Davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesi ile; müvekkilinin somut olayda herhangi bir kusuru bulunmamakta olup, davacı haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkiline karşı işbu davayı yönelttiğini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluk ve görevlerini eksiksiz ve özenli bir şekilde hukuka uygun olarak yerine getirdiğini, bu nedenle davacının iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğuna ilişkin yaklaşık ispat koşulu oluşmadığını, somut olayda zarara uğrayanın müvekkili olduğunu, sonuçlanmasının yılları bulabileceği işbu dosyada müvekkilin tüm malvarlığı ile ilgili tasarruf yetkisi sınırlandırılırken davacının, müvekkili açısından haksız çıkması durumunda müvekkilinin zararın karşılayacak uygun miktarda bir teminat ile yükümlendirilmemesi silahların eşitliği ilkesi ile ölçülülük ilkesine de aykırı olduğunu, davacı tarafından faturalara dayalı olarak ihtiyati haciz talep edilmiş olup, bilindiği üzere faturaların alacağın varlığına kanaat getirmeyeceğini, davacı tarafın yaklaşık ispat koşulunu ve iddialarını kanıtlayamadığını, mahkeme tarafından hukuka aykırı olacak şekilde müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, müvekkili ticari faaliyet yürütmekte olduğunu, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramasına ve zor duruma düşmesine sebep olacağını, bu nedenlerle; davacı tarafın taşıma esnasında ihmalinden kaynaklı hatalı soğutma nedeniyle müvekkiline ait tüm sebze-meyvelerin bozulması ve bu nedenle de müvekkilin ciddi zarara uğraması ve müvekkili şirketin davacı tarafa borcunun bulunmaması nedeniyle ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü ile müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2026 tarih ve 2025/1969 Esas sayılı ara kararı ile; yapılan itirazlar ve beyanlar da dikkate alındığında ... İcra Dairesi'nin 2025/31958 Esas sayılı dosyası, davacı tarafın sunmuş olduğu fatura, gümrük beyannamesi, menşe şahadetnamesi, ihracat refakat belgesi ve diğer deliller dikkate alınarak; İİK'nin 390. maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulu sağlandığından davalı vekilinin itirazının reddine verildiği anlaşılmıştır. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf talebi ile; müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmamakta olup, davacı haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkiline karşı işbu davayı yönelttiğini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluk ve görevlerini eksiksiz ve özenli bir şekilde hukuka uygun olarak yerine getirdiğini, bu nedenle davacının iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkilden alacaklı olduğuna ilişkin yaklaşık ispat koşulu oluşmadığını, zarara uğrayan müvekkilinin olduğunu, bu nedenlerle; istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulüne, davacı tarafın taşıma esnasında ihmalinden kaynaklı hatalı soğutma nedeniyle müvekkiline ait tüm sebze-meyvelerin bozulması ve bu nedenle de müvekkilinin ciddi zarara uğraması ve müvekkili şirketin davacı tarafa borcunun bulunmaması nedeniyle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1969 Esas sayılı dosyasının 04/02/2026 tarihli ara kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasına/bozulmasına ve 15/12/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih ve 2025/1969 Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Davanın hukuki niteliği itibariyle "itirazın iptali"ne ilişkindir. Uyuşmazlık ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının uluslararası karayolları taşımacılık sözleşmesi (CMR) kapsamında belirtilen malları gerektiği gibi davalıya satıp teslim etmiş ve davalı adına bu ifa sebebiyle fatura düzenlemiş olmasına rağmen davalının fatura bedellerini ödemediği, bunun üzerine icra takibi başlattığı, davalının sözleşme kapsamında yapılan her işleme sessiz kalıp yalnızca ödeme noktasında itirazının bulunması sebebiyle kötü niyetli olduğu, taşımaların tamamının deftere işlenmiş olup ihracat beyannamesi ile uyumlu olduğu, bu durumun alacağın kesin, likit ve ispatlı olduğunu gösterdiğinden, delillerle yaklaşık ispat koşulunun sağlanması ve malvarlığını hızla devredebileceği, ödeme disiplini olmadığının açık olmasından bahisle ihtiyati haciz kararı verilmesini, itirazın iptal edilmesini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince takdiren (26.700,00 USD) 1.135.017,00 TL'nin %15'i oranında teminat karşılığında borca yeter miktar ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir. Davalı tarafından iş bu karara itiraz edilmiştir. İlk derece mahkemesince 04.02.2026 tarihinde ihtiyati hacze itirazı reddedilmiştir. Davalı tarafından iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İhtiyati haciz, İİK'nın 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup İİK'nın 257. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı tarafından, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyati haciz istenebileceği" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; dosyaya sunulan deliller -fatura, gümrük beyannamesi, taşımacılığın yapıldığı dava dışı şirkete düzenlenmiş fatura, menşe şehadetnamesi, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Sağlığı Sertifikası, İhracat referans belgesi, konişmento- ile GİB Vergi Dairesinden gelen yazıda yer alan davacıya ait BA/BS formu dikkate alındığında faturaya konu taşıma hizmetinin yerine getirildiğinin yaklaşık olarak ispat edildiği, davalının savunmasının yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin, ilk derece mahkemesince verilen itirazın reddi kararına karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2026 tarih ve 2025/1969 Esas sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 30/04/2026 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır