11. Ceza Dairesi 2023/3851 E. , 2024/6859 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/5435 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2022 tarihli ve 2021/40251 Soruşturma, 2022/15066 Karar sayılı kovuşturm
**11. Ceza Dairesi 2023/3851 E. , 2024/6859 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/5435 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2022 tarihli ve 2021/40251 Soruşturma, 2022/15066 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.07.2022 tarihli ve 2022/5435 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.07.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1286 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59516 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59516 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Şüphelinin, müştekiyi icradan satın aldığı aracı kendisine satacağı konusunda aldatıp, araç bedeli adı altında müştekiden 118.000,00 Türk lirasını almasına rağmen, kendisine araç satmayarak haksız yarar sağladığının iddia edildiği somut olayda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheliye isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müşteki tarafından şüpheliye ait banka hesabına gönderilen 118.000,00 Türk lirası tutarındaki paranın aynı tarihte şüphelinin kardeşi olan ... adına kayıtlı hesaba aktarıldığının ve müşteki vekili tarafından sunulan 02/12/2021 havale tarihli şikayet dilekçesinde şikayete konu olaya ilişkin tanık listesi sunulduğunun anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin tespiti bakımından; öncelikle şüphelinin cebri icra yoluyla satışı yapılacak bir aracın ihalesini alıp almadığı araştırılarak, varsa buna ilişkin icra dosyasının getirtilip incelenmesi ve onaylı suretinin dosya arasına alınması, şikayet dilekçesinde açık kimlik ve adres bilgileri belirtilen Gürsel Özgen, Mehmet Balkan ve Erman Avil ile suça konu paranın banka yoluyla gönderildiği ...'un tanık sıfatıyla ifadeleri de alındıktan sonra, uzlaştırmaya tabi olan atılı suçun işlendiğine dair şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşması halinde, dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, şikâyetçi ile irtibata geçerek araç alım-satım ve kiralama işi ile uğraştığını, icradan satışı yapılacak olan bir ihaleden araç satın aldığını, icra dosyası/ihale numarasının 2021/261315 olduğunu, henüz devir işleminin yapılmadığını ancak aracı kendi üzerine aldıktan sonra uygun bir fiyata satabileceğini söylemesi üzerine, şikâyetçinin 02.06.2021 tarihinde şüpheli adına kayıtlı olan banka hesabına 118.000,00 TL eft işlemi yaptığı, buna karşın şüphelinin çeşitli bahaneler ileri sürerek araç devrini gerçekleştirmediği gibi almış olduğu parayı da iade etmediğinin, olaya ilişkin başka mağdurların da olduğunun iddia olunması ile şüphelinin alınan ifadesinde; şikâyetçinin bahsetmiş olduğu araç alım-satım işi ile ilgili 118.000,00 TL parayı aldığını, bu paranın QNB Finansbank'a ait hesabına yatırıldığını, aynı gün bu parayı ablası olan ...'un hesabına aktardığını, kendisinin de dolandırılması nedeniyle şikâyetçinin parasını veremediğini ve başına türlü aksilikler gelmesi nedeniyle aracı da alamadığını söylemesi karşısında; dilekçede belirtilen icra-ihale dosyasının bulunup bulunmadığının, şüphelinin ihaleye girip girmediğinin belirlenmesi, şikâyet dilekçesinde bildirilen tanıkların beyanlarına başvurulması, whatsapp yazışmalarının incelenmesi, paranın aynı gün aktarıldığı ...''un ifadesinin alınması, benzer şekilde başka soruşturma ya da kovuşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken; "...taraflar arasındaki ilişki ve ihtilafın özel hukuk kapsamında kalan borç-alacak ilişkisi olduğu, TCK kapsamında ve Ceza Hukuku ilkeleri dikkate alındığında eylemlerinin suç teşkil etmediği, TCK'nın 157/1. maddesinde bahsi geçen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının ve özellikle yasa metninde geçen hileli davranışlar unsurunun olayda oluşmadığı, tarafların birbirlerinden olan alacak hakkını icra marifetiyle veya hukuk mahkemelerinde alacak davası açmak suretiyle talep etme hakkının bulunduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.07.2022 tarihli ve 2022/5435 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.