TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR R.Ç. BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/6238) Karar Tarihi: 25/2/2021 Başvuru Numarası : 2018/6238 Karar Tarihi : 25/2/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğba TUNA IŞIK Başvurucu : R.Ç. Vekili : Av. Cafer KOLUMAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, işe iade davasında dava açma süresinin hatalı tespit edilmesi üzerine
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR R.Ç. BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/6238) Karar Tarihi: 25/2/2021 Başvuru Numarası : 2018/6238 Karar Tarihi : 25/2/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğba TUNA IŞIK Başvurucu : R.Ç. Vekili : Av. Cafer KOLUMAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, işe iade davasında dava açma süresinin hatalı tespit edilmesi üzerine davanın reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 1/3/2018 tarihinde yapılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. 7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili ola ylar özetle şöyledir: Başvuru Numarası : 2018/6238 Karar Tarihi : 25/2/2021 39. Başvurucu, Bağlar Kaymakamlığına bağlı Bağlar Sosyal Yardımla şma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığında sosyal yardım ve inceleme persone li olarak belirsiz süreli iş sözleşmesiyle 17/5/2012 tarihinde çalışmaya başlamıştır. 10. Başvurucunun iş sözleşmesi, başvurucunun 23/7/2016 tarihli v e 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 2. maddesinin 1. fık rasında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütü/Parale l Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı ve bu örgütle irtibatı olduğu kan aatiyle 15/8/2016 tarihinde Mütevelli Heyeti kararıyla feshedilmiştir. 11. Başvurucu, iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmaksızın fe shedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar ve rilmesi talebiyle 16/9/2016 tarihinde Diyarbakır 1. İş Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır . 12. Mahkemenin 16/1/2017 tarihli kararında; iş sözleşmesinin Müt evelli Heyeti kararı ile başvurucunun FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya bu örgütle irtibatı olduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK uyarınca feshedildiği belirtilerek davanın reddine kara r verilmiştir. 13. Başvurucu, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ne (Bölge Mahkemesi) istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Mahkemesi 21 /5/2017 tarihli kararıyl a istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Karar gerekçesind e; başvurucunun iş sözleşmesinin 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi kapsamında feshedil diği, söz konusu KHK uyarınca başvurucunun bir daha kamu hizmetinde doğrudan veya do laylı olarak istihdam edilemeyeceği, feshin geçerlilik denetiminin yapılamayacağı ve Kaymakamlık açısından husumet şartlarının oluşmadığı ifade edilmiştir. Kararda, davan ın esasına girilmeksizin bu gerekçelerle reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir. 14. Başvurucunun temyiz talebi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Daires i (Daire) 25/9/2017 tarihli kararında başvurucunun sözleşmesinin 15/8/201 6 tarihinde feshedildiği konusunda ihtilaf bulunmadığını, feshin aynı gün öğrenildiğinin başvurucunun kabulünde olduğunu açıklamıştır. Daire; davanın bir aylık hak düşürücü sü renin son günü ola n 15/9/2016 tarihine kadar açılması gerekirken bir aylık dava açm a süresi geçtikten sonra 16/9/2016 tarihinde açıldığı gerekçesiyle temyize konu kararın hatalı olduğuna, kararın bozularak ortadan kaldırılması ile davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. 15. Nihai karar başvurucuya 21/2/2018 tarihinde tebliğ edilmişti r. 16. Başvurucu 1/3/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.IV. İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 1. İlgili Mevzuat17. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesini n 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile yapılan değişi klikten önceki halinin ilgili kısmı şöyledir: Başvuru Numarası : 2018/6238 Karar Tarihi : 25/2/2021 4"İş sözleşmesi feshedilen i şçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmedi ği veya gösterile n sebebin geçerli bir sebep olmad ığı iddias ı ile fesih bildiriminin tebli ği tarihinden itibaren bir ay içinde i ş mahkemesinde dava açabilir. (...) taraflar anla şırlarsa uyu şmazl ık ayn ı sürede özel hakeme götürülür. ..." 18. 30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı mülga İş Mahkemeleri Kanu nu nun 15. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda sarahat bulunm ıyan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulan ır." 19. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu nun 118. maddesi şöyledir: "(1) Dava, dava dilekçesinin kaydedildi ği tarihte aç ılmış say ılır. Dava dilekçesine daval ı say ısı kadar örnek eklenir. (2) Dava dilekçesinin kayd ına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir." 20. 6100 sayılı Kanun un 93. maddesi şöyledir: "(1) Resmî tatil günleri, süreye dâhildir. Sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlamas ı hâlinde, süre tatili takip eden ilk i ş günü çal ışma saati sonunda biter." 2. Yargıtay Kararları 21. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2/11/2017 tarihli ve E.2016/274 41, K.2017/17328 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "... 6100 say ılı HMK'nun 90. ve devam ı maddelerinde sürelerin belirlenmesi, ba şlamas ı ve bitimi hususlar ı düzenlenmi ştir. Kanun koyucu taraf ından işe iade davas ının aç ılabilmesi için öngörülen hak dü şürücü süre ay olarak belirlenmi ştir. HMK'nun 92. maddesinde ay olarak belirlenmi ş sürelerde, son aya kar şılık gelen günün tatil saatinde sürenin bitece ği açıkça ifade edilmi ştir. Buna göre, i ş sözleşmesinin 27.01.2016 tarihinde sona erdi ği dikkate alındığında, 1 ayl ık hak dü şürücü süre 27.02.2016 tarihi mesai saati bitiminde sona erecektir. Bu tarihte yani 27.02.2016 tarihi de (cumartesi günü) resmi tatil gününe denk geldiğinden, HMK nun 93. maddesi uyar ınca eldeki i şe iade davas ının süresinde aç ıldığı açıkça ortadad ır. Mahkemece davan ın süresinde aç ılmad ığı gerekçesi ile davan ın reddin e karar verilmesi hatal ıdır. ..." 22. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14/3/2016 tarihli ve E.2015/410 83, K.2016/6152 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "...Öncelikle mahkemenin süre yönünden de ğerlendirmesi hatal ıdır. Dava 21.10.2013 tarihinde aç ılmış olup fesih bildirimi ise 18.09.2013 tarihinde tebli ğ edilmiştir. Yani 1 ayl ık dava açma süresi 18.09.2013 tarihinde ba şlam ış olup sürenin son günü de 18.10.2013 günü mesai bitimidir. Sürenin son günü olan 18.10.2013 tarihi resmi tatil günü olan Kurba n Bayram ının 4.günüdür. Ayn ı zamanda Cuma gününe denk gelmi ş olup takip eden günler ( Cumartesi-Pazar) hafta sonu olup mesai günü de ğildir. Dolay ısıyla resmi tatil günü ve hafta sonunun takiben ilk mesai günü 21.10.2013 Pazartesi günüdür. Böylece 21.10.2013 tarihinde aç ılan işe iade davas ı süresindedir. Başvuru Numarası : 2018/6238 Karar Tarihi : 25/2/2021 5..." B. Uluslararası Hukuk 1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi23. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Herkes davas ının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyu şmazl ıklar ... konusunda karar verecek olan,... bir mahkeme taraf ından ... görülmesini isteme hakk ına sahiptir..." 2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı 24. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 6. madd esinin (1) numaralı fıkrasında ifade edilen hakkın kurucu unsurlarından bi rinin mahkemeye erişim hakkı olduğunu belirtmiştir ( Golder/Birle şik Krall ık, B. No: 4451/70, 21/2/1975, 36). Mahkemeye erişim hakkı, Sözleşme'nin 6. maddesinde yerini bulan güvencelerin doğal bir parçası olup ( Lawyer Partners A.S./Slovakya, B. No: 54252/07, 16/6/2009, 52) bu kapsamda (1) numaralı fıkra, herkesin kişisel hakları ve yüküml ülükleriyle ilgili her türlü iddiasını bir mahkeme veya bir yargı yeri önüne çıkarma hakkını güvence altına alır (Golder/Birle şik Krall ık, 36). 25. Mahkemeye erişim hakkı, niteliği gereği devlet tarafından dü zenleme yapılmayı gerektirdiğinden mutlak bir hak olmayıp sınırlamalara tabidir. AİHM'e göre bu hak, Sözleşme'nin tanımlamaksızın kabul ettiği bir hak olduğundan bi r hakkın kapsamını belirleyen (çerçevesini çizen) sınırlardan başka sınırlamalara da tabi olabilir. Ancak hiçbir durumda bu sınırlamalar hakkın özünü zedelememelidir ( Golder/Birle şik Krall ık, 38). 26. Ayrıca bu sınırlama, meşru bir amaç izlemeli ve kullanılan a raçlarla gerçekleştirilmek istenen amaç arasında makul bir orantılılık i lişkisi bulunmalıdır, aksi takdirde bu sınırlama 6. maddenin (1) numaralı fıkrasıyla bağda şmaz ( Ashingdane /Birleşik Krall ık, B. No: 8225/78, 28/5/1985, 57). V. İNCELEME VE GEREKÇE27. Mahkemenin 25/2/2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başv uru incelenip gereği düşünüldü: A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun iddiaları ve Bakanlık Görüşü28. Başvurucu, dava açma süresi olan bir aylık hak düşürücü süre nin son günü ola n 15/9/2016 tarihinin resmî tatil günü olan Kurban Bayramı'na den k gelmesi sebebiyle davanın 16/9/2016 tarihinde açıldığını, davanın süresinde açılmasına ra ğmen süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ett iğini ileri sürmüştür. 29. Bakanlık; mahkemeye erişim hakkının sınırlandırılabilen bir hak olduğunu, başvurucu hakkındaki tedbirlerin olağanüstü hâl (OHAL) dönemind e alınması nedeniyle yapılacak incelemede Anayasa'nın 15. maddesinin de dikkate alın ması gerektiğini belirtmiştir. Başvuru Numarası : 2018/6238 Karar Tarihi : 25/2/2021 62. Değerlendirme 30. Anayasa nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 31. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunu n kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönündeni. Hakkın Kapsamı ve Müdahalenin Varlığı32. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin yarg ı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma hakkına sa hip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı, Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine " adil yarg ılanma " ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf o lduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Sözleşme'yi yorumlayan AİHM, Sözleşme' nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtm ektedir ( Özbak ım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, 34). 33. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı ve uyuşmazlık kapsam ında bir talebi mahkeme önüne taşıyabilmek ve bunların etkili bir şekilde karar a bağlanmasını isteyebilme k anlamına gelmektedir (AYM, E.2013/40, K.2013/139, 28/11/2013). 34. Somut olayda davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle b aşvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalenin bulunduğu görü lmektedir. ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı35. Anayasa nın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 36. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa nın 13. maddesinde belirt ilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa nın 36. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Anılan madde uyarınca temel hak ve özgürlükler, demokratik toplum düze ninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın Anayasa'nın ilgili maddele rinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu nedenle öncelikle ba şvurucunun mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunup b ulunmadığının incelenmesi gerekir. Başvuru Numarası : 2018/6238 Karar Tarihi : 25/2/2021 737. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerin ve sın ırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaley i engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsu rlarından biridir ( Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, 60). 38. Müdahalenin kanuna dayalı olması öncelikle şeklî manada bir kanunun varlığını zorunlu kılar. Şeklî manada kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun adı altında çıka rılan düzenleyici yasama işlemidir. Hak ve özgürlüklere müdahale edilmesi ancak yasama o rganınca kanun adı altında çıkarılan düzenleyici işlemlerde müdahaleye imkân tanıyan bir h ükmün bulunması şartına bağlıdır. TBMM tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hük münün bulunmaması hakk a yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakır ( Ali H ıdır Akyol ve di ğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, 56). 39. Kanunun varlığı kadar kanun metninin ve uygulamasının da bi reylerin davranışlarının sonucunu öngörebileceği ölçüde hukuki belirlili k taşıması gerekir. Bir diğe r ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik koşulunun sağlanıp sağla nmadığının tespitinde önem arz etmektedir ( Necmiye Çiftçi ve di ğerleri , B. No: 2013/1301, 30/12/2014, 55). Müdahalenin kanuna dayalı olması, iç hukukta müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir ve öngörülebilir kuralların bulunmasını gerektirmektedir ( Türkiye İş Bankas ı A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, 44). Kanunilik unsuru yönünden değerle ndirme yapılırken derece mahkemelerince müdahaleye imkân tanıyan kanun hükümlerinin yoru mu ve bu hükümlerin olaya uygulanması bariz takdir hatası ya da açık keyfîlik içerm ediği sürece bu alanda bir inceleme yapılması bireysel başvurunun amacıyla bağdaşmaz. Anca k derece mahkemelerinin müdahaleye imkân tanıyan kanun hükmünü açık bir biçimde hatalı yorumladıkları ve uyguladıklarının tespiti hâlinde müdahalenin kanunilik temelind en yoksun olduğu sonucuna ulaşılabilir ( Ramazan Atay , B. No: 2017/26048, 29/1/2020, 29). 40. 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinde, iş sözleşmesi feshedile n işçinin fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçer li bir sebep olmadığı iddiasıyla fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir a y içinde iş mahkemesinde dava açabileceği belirtilmiştir. 41. 6100 sayılı Kanun'un 92. maddesinin (2) numaralı fıkrasında; süre hafta, ay, yı l olarak belirtilmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl iç inde karşılık gelen günün tatil saatinde biteceği, 93. maddesinde de sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, sürenin tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati so nunda biteceği düzenlenmiştir. 42. Başvurucu işe iade talebiyle açtığı davada Bölge Mahkemesi t arafından verilen esastan ret kararını temyiz etmiştir. Daire 25/9/2017 tarihli i lamında belirtilen "...davan ın 1 ayl ık hak düşürücü sürenin son günü olan 15/09/2016 tarihine kadar aç ılmas ı gerekirken bir ayl ık dava açma süresi geçtikten sonra 16/09/2016 tarihinde aç ıldığı" gerekçesi ile davanın esasına girmeden reddine karar vermiştir. 43. Somut olayda başvurucunun fesih bildiriminden iş sözleşmesin in feshedildiği 15/8/2016 tarihinde haberdar olduğu tespit edildiğinden bir ayl ık dava açma süresinin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği konusunda ihtilaf bulu nmamaktadır. Başvurucu bir aylık hak düşürücü sürenin son günü olan 15/9/2016 tarihinin re smî tatil olan Kurban Bayramı'nın son gününe rastlaması sebebiyle tatili takip eden i lk iş günü olan 16/9/2016 tarihinde dava açmıştır. Dairenin, dava açma süresini hesaplark en hak düşürücü sürenin son Başvuru Numarası : 2018/6238 Karar Tarihi : 25/2/2021 8günü olan 15/9/2016 tarihini iş günü olarak tespit ve kabul ett iği anlaşılmaktadır. Dairenin söz konusu kabulünün sürenin son gününün resmî tatil gününe ras tlaması hâlinde, sürenin tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biteceğini belirten düzenlemeye açıkça aykırı olduğu görülmektedir. Bu durumda Dairenin temyiz başvuru sunu incelemeksizin reddetmesinin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna ulaşılmak tadır. 44. Yukarıda açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkem eye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. B. Diğer İhlal İddiaları 1. Başvurucunun İddiaları45. Başvurucu; hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmama sına rağmen ömür boyu kamu görevinden yasaklandığını, terörist gibi yaşamay a mahkûm edildiğini, hakkındaki suçlamaların somut delile dayanmadığını, Sosyal Güve nlik Kurumu verilerinde işine son verilme nedeni olarak " OHAL/KHK " kaydı düşülmek suretiyle ayrıca fişlendiğini belirterek adil yargılanma, mülkiyet, özel hayata ve aile hayat ına saygı hakları ile masumiye t karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme46. Mahkemeye erişim hakkı yönünden verilen ihlal kararı nedeniy le yargılamanın yenilenmesine karar verildiğinden diğer ihlal iddialarının ince lenmesine gerek görülmemiştir. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 47. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 48. Başvurucu, ihlalin tespit ile maddi ve manevi tazminat tal ebinde bulunmuştur. 49. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler bel irlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle b irlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). Başvuru Numarası : 2018/6238 Karar Tarihi : 25/2/2021 950. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 51. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin ihl ali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaralı fık rasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargı lama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasa l düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ort adan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgüle nen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargıla manın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 52. Başvuruda, temyiz başvurusunun davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğ i sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin Daire kararından kaynaklandığı anlaşılmakta dır. 53. Bu durumda mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar b ulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasın a yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal k ararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararı n bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak amacıyla Yargıtay 22. Hukuk Dairesine gönder ilmesini sağlamak üzere Diyarbakır 1. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi ger ekmektedir. 54. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden ya rgılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddi ne karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. 55. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvur ucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; Başvuru Numarası : 2018/6238 Karar Tarihi : 25/2/2021 10A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulmas ı talebinin KABULÜNE, B. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, 2. Diğer hak ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA, C. Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargıla nma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, D. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin son uçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla Yargıtay 22. Hukuk Dairesine gönderilmesini sağlamak üzere Diyarbakır 1. İş Mahkemesine (E.2 016/1338, K.2017/13) GÖNDERİLMESİNE, E. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE, F. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 T L vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvur ucuya ÖDENMESİNE, G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Ma liye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 25/2/ 2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Muammer TOPAL Recai AKYEL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddi n MENTEŞ