11. Ceza Dairesi 2024/5395 E. , 2025/4722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 23.02.2024 tarihli ve 2023/162508 Soruşturma, 2024/15893 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2024/267 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mah
**11. Ceza Dairesi 2024/5395 E. , 2025/4722 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 23.02.2024 tarihli ve 2023/162508 Soruşturma, 2024/15893 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2024/267 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2024/132 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.03.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2024/18190 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101710 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101710 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2024 tarihli kararı ile sahte fatura düzenlediği belirtilen karşı şirketlerin vergi inceleme raporlarının temin edilerek bu şirketler hakkında açılan kamu davalarının tespiti, şüphelinin defter ve belgeleri, banka kayıtları ve ödeme belgeleri ile birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, faturalardan kimlik bilgilerinin tespitinin yapılarak şirket yetkilileri belirlendikten sonra bilgi sahibi olarak dinlenilmesi gerektiği, şüpheliden sahte fatura aldığı iddia edilen şahıslar ile ilgili dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 09/06/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile 13/06/2023 tarihli olumlu mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar suça konu faturalardan kimlik bilgilerinin tespitinin yapılarak şirket yetkilileri belirlendikten sonra bilgi sahibi olarak dinlenilmesi gerektiği, şüpheliden sahte fatura aldığı iddia edilen şahıslar ile ilgili dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2024/267 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...1-Şüphelinin sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairelerinden sorularak şayet karşıt inceleme raporu düzenlenmiş ise onaylı suretlerinin celbine, ayrıca aynı mükellefler hakkında sahte fatura kullanma suçundan dava açılıp açılmadığının sorulması ile celbinin gerektiği, kaç adet sahte faturanın şüpheli tarafından düzenlendiği ve bu faturaların sahte olduğuna ilişkin kabulün ne olduğu, 2-Şüpheliden sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen şirket yetkililerinin ve şahısların faturalardan kimlik bilgilerinin tespit edilerek bilgi sahibi olarak dinlenilmesi ve bu kişilerin düzenlenen iddianamenin kabul kısmına yönelik tespitlerin bulunması gerektiği, 3-Vergi Dairesi Başkanlığı Hukuk İşleri Servis'nden sanıktan sahte fatura aldığı iddia edilen şahıslar ile ilgili dava açılıp açılmadığının sorularak açılmış ise dosya numaralarının istenilerek dosya getirtilmesi, 4-İmza yazı inkarında bulunan şüpheli hakkında dosyaya savcılığınızca alınan örneklerin inceleme yapılmak üzere bilirkişiye gönderilmesi gerektiği, bu hususlar yerine getirildikten sonra dosyaya celp edilen evraklar ile mali müşavirden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden..." bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.02.2024 tarihli ve 2023/162508 Soruşturma, 2024/15893 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 09.06.2023 tarihli ve 2023-(2018-1-101)/26 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğünün 201 061 1900 vergi kimlik numaralı mükellefi ... Konfeksiyon Tekstil Gıda Temizlik İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüphelinin, 2018 ve 2019 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçunu işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçtan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin, 28.07.2023 tarihinde .... İlçe ... Komutanlığı'nda alınan ifadesinde, 2019 yılında arkadaşı ...ile birlikte kendilerine iş bulacağı vaadinde bulunan Barış İres'in yönlendirmesiyle İstanbul'a gittiklerini, burada Maliye'ye gidip imza attıklarını, kendilerine para verilmediğini, fabrikada çalışacaklarının söylendiğini, adı geçen şirketten sonradan haberdar olduğunu, herhangi bir fatura düzenlemediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelinin mükellef şirket ile bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler de giderildikten sonra, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 5. İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığı (8) No'lu Rapor Değerlendirme Komisyonunun 13.06.2023 tarihli mütalaası ile şüpheli hakkında, "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçundan da mütalaa verildiği halde, bu suç yönünden soruşturmanın herhangi bir muktezaya bağlanmadığı anlaşılmakla, bu hususun mahallinde değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.