2. Hukuk Dairesi 2025/6449 E. , 2026/892 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/851 E., 2025/1458 K. DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, yoksulluk nafakası miktarı, aile ko…
2. Hukuk Dairesi 2025/6449 E. , 2026/892 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/851 E., 2025/1458 K. DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, yoksulluk nafakası miktarı, aile konutu şerhi konulması talebinin reddi yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince; davalı karşı davacı erkeğin aile yaşantısını olumsuz yönde etkileyecek şekilde her gün alkol aldığı, eşine karşı küfür ettiği, "eşeksin, hayvansın" diyerek eşini aşağıladığı, hakaret ettiği, küçük düşürdüğü, sorumsuz bir yapıda olduğu erkeğin tam kusurlu olduğu yönünde kusur belirlemesi yapılmıştır. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın esası ve tarafların diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davalı karşı davacının aile yaşantısını olumsuz yönde etkileyecek şekilde her gün alkol aldığı, eşine karşı küfür ettiği, "eşeksin, hayvansın" diyerek eşini aşağıladığı, hakaretlerde bulunduğu, eşine şiddet uyguladığı, şiddet olayının 19.04.2020 tarihinde gerçekleştiği, bu hususta ... 20.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/282, 2021/211 karar sayılı dosyasında cezalandırılmasına karar verildiği, yaşanan bu olayların davacı karşı davalı kadının, davalı karşı davacı aleyhine ... 4.Aile Mahkemesi'nin 2020/71 Esas sayılı dosyasında açtığı boşanma davasından feragat ettiği 19.02.2020 tarihinden sonra olduğu, davacı karşı davalı kadının ise eşine şiddet uyguladığı bu hususta ... 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/282, 2021/211 karar sayılı dosyasında cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından davalı karşı davacı erkek eşin ağır kusurlu, davacı karşı davalı kadın eşin ise erkek eşe göre az kusurlu olduğu yönünde kusur belirlemesi yapılmıştır. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı kusur belirlemesi yönünden istinafa gelmediği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile, erkeğe yüklenilen kusurların erkek açısından usulü kazanılmış hak oluşturduğu, İlk Derece Mahkemesinin 2. kararı ile erkeğe yüklenilen kadına şiddet uyguladığına dair kusurun gerekçeden çıkartılarak, dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanları uyarınca da, İlk Derece Mahkemesi tarafından erkeğe yüklenilen, davacının aile yaşantısını olumsuz yönde etkileyecek şekilde her gün alkol aldığı, eşine karşı küfür ettiği, "eşeksin, hayvansın" diyerek eşini aşağıladığı, hakaretlerde bulunduğuna dair eylemlerinin sürekliliği, kadının da erkeğe karşı şiddet eyleminin bir kereye mahsus olması nedeni ile, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu yönünde kusur belirlemesi yapılmış ise de, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara ve özellikle kadına yüklenen fiziksel şiddetin karşılıklı olmasına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı karşı davacı erkeğin, davacı karşı davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.4721 sayılı Türk Madeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur derecelndirmesi, davacı karşı davalı kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davacı karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.