14. Hukuk Dairesi 2013/8786 E. , 2013/10425 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.06.2011 gününde verilen dilekçe ile TMK'nın 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildik…
**14. Hukuk Dairesi 2013/8786 E. , 2013/10425 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.06.2011 gününde verilen dilekçe ile TMK'nın 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayalı tapu iptali tescil isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur Mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm Dairemizin 10.12.2010 tarihli ilamı ile özetle; "...taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil isteğinin kabul edilmesinin ilk ve en önemli koşulu inşaat yapılırken iyiniyetli olmaktır. Diğer bir ifade ile kendisinden beklenen özeni göstermiş bulunmasıdır. Davacı da inşaatı yaparken gerekli resmi mercilere başvurduğunu, ruhsatını aldığını ileri sürmektedir. Gerçekten de, belediyenin fen elemanlarına gerekli ölçümleri yaptırarak ruhsat almış ve ruhsatlı yere yine gerekli ölçümleri yaptırarak binasını inşaa etmiş ise gerekli özeni gösterdiğinin kabulü gerekir. Taşkınlıkta 5 cm. 46 cm. gibi düşük miktarlarla ifade edildiğine, bu taşkınlığın davalı tarafından da 10 yılı aşkın bir süre sonra farkedilmiş olmasına göre davacının iddiasının üzerinde önemle durmak gerekir. Bunun için mahkemece öncelikle ruhsat ve projesinin getirtilmesi, taşınmaz başında uygulanması ve davacının gerekli özeni gösterip göstermediğinin araştırılması, davacının bu doğrultuda iyiniyetli olduğunun saptanması halinde taşkın kısmın ifrazının ve davacı taşınmazına eklenmesinin olanaklı olup olmadığının ilgili mercilerden sorularak, bu olanak da var ise bedeli depo ettirilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Açıklanan tüm bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır" gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 3.62 m²’lik kısmın davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 725. maddesi gereğince açılan temliken tescil davalarında tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a) Birinci koşul, taşkın inşaatı yapan kişinin iyiniyetli olmasıdır. Taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin Türk Medeni Kanununun 3. Maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da taşkın yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder.