1. Hukuk Dairesi 2019/510 E. , 2019/1197 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı ...'nin yaptığı imar uygulaması neticesinde paydaşı olduğu 8428 ada 1 ve 2 ( geldileri 778, 779, 781, 782, 783, 784, 785 ve 787 sayılı parseller) parsel sayılı taşınmazları pazar yeri, belediye hizmet ve park alanı olacak şekilde kamulaştırılacak alan olarak ayırdığını, DOP kesintisi de yapıldığını, söz konusu taşınmazlarda kısme…
**1. Hukuk Dairesi 2019/510 E. , 2019/1197 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı ...'nin yaptığı imar uygulaması neticesinde paydaşı olduğu 8428 ada 1 ve 2 ( geldileri 778, 779, 781, 782, 783, 784, 785 ve 787 sayılı parseller) parsel sayılı taşınmazları pazar yeri, belediye hizmet ve park alanı olacak şekilde kamulaştırılacak alan olarak ayırdığını, DOP kesintisi de yapıldığını, söz konusu taşınmazlarda kısmen yapılaşma hakkı verilerek geri kalan alanların tamamının davalı ...'ye bedelsiz olarak terk edilmesi konusunda imar planı değişikliği yapıldığını, taşınmazlarda tasarruf edebilmek için taşınmazların büyük bir kısmını davalıya bağışlamaya zorlandığını ve neticede anılan taşınmazlardaki paylarını davalı belediyeye bağışladığını, bağıştan sonra davalı tarafından yapılan imar değişikliği ile taşınmazların ticaret alanı olarak kullanımına karar verilerek 3. kişilere ihale edildiğini, 2013 yılı Kasım ayında durumdan haberdar olduğunu, bağışlamadan rücu şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, davalı tarafından 3. kişilere satışı yapılan taşınmazlarda devrettiği pay bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir. Davalı, hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, davacı tarafından yapılan taşınmaz bağışlarının kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olduğunu, davacıda kalan taşınmazlar üzerindeki inşaat haklarının arttırıldığını, ticaret alanı oluşturulmasının usul ve yasaya uygun olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafın çekişmeli paylarını kayıtsız ve şartsız olarak davalıya bağışladığı, bu durumun noterde yaptığı taahhütnameden de anlaşıldığı, bağışlama karşılığında davacı tarafın inşaat hakları arttırılmak suretiyle kendisine hak ve menfaat tanındığı, Türk Borçlar Kanunu'nun 295. ve devamı maddelerindeki bağışlamadan rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 16.70 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/02/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. - KARŞI OY - Dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.