T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1426 KARAR NO : 2026/495 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2025 NUMARASI : 2024/1630 2025/656 DAVACILAR : .... VEKİLLERİ : .... DAVALI : .... VEKİLLERİ : .... DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili …
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1426 KARAR NO : 2026/495 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2025 NUMARASI : 2024/1630 2025/656 DAVACILAR : .... VEKİLLERİ : .... DAVALI : .... VEKİLLERİ : .... DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili verdiği 09/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... 'ın davalı şirketin A Grubu hisse senedi sahibi ortaklarından olup, aynı zamanda müvekkilleri .... 'ın yönetim kurulu üyesi olduğunu, 30/10/2024 tarihinde davalı şirketin 2023 yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, ancak gündemin 7.,8., ve 9. Maddelerinde yer alan kararların açıkça hukuka aykırı olup iptalinin gerektiğini, yönetim kurulu üyesi .... 'ın 2023 yılı karının dağıtılmasına ilişkin sunduğu dağıtılacak kar bulunmaması sebebiyle kar dağıtımı yapılmaması teklifinin müvekkillerin olumsuz oylarına karşılık diğer pay sahiplerinin olumlu oyları ile oy çokluğu ile kabul edildiğini, genel kurul toplantısının 8 numaralı maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin 2023 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak ibra edilmeleri hususunu oylamaya sunulmuş olup yönetim kurulu üyelerinin her biri için ayrı ayrı yapılan oylamalar sonucunda müvekkillerinin ibra edilmediğini, müvekkillerinin diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oy hakkının engellendiğini, gündemin 9.maddesinde ise yönetim kurulu üyelerinin huzur ücretlerinin belirlenmesine geçildiğini, müvekkil .... 'ın olumsuz oyuna karşılık diğer pay sahiplerinin olumlu oylarıyla yönetim kurulu başkanına aylık net 165.000,00 TL, yönetim kurulu başkan vekiline aylık net 150.000,00 TL, yönetim kurulu üyesi .... 'a aylık net 90.000,00 TL, diğer yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı olmak üzere net 30.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiğini, belirlenen tutarlarda huzur hakkı ödemesi yapılması müvekkillerden yılda ortalama 5,5 kat fazla huzur hakkı ödemesi alması anlamında olduğunu, bu hususun yönetimde eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığını, tüm bu beyanlar doğrultusunda 9 numaralı kararın yargılama netileninceye dek yürütülmesinin geri bırakılmasına, yapılacak yargılama neticesinde davalı şirketin 30.10.2024 tarihinde yapılan 2023 genel kurul toplantısında alınan 7., 8. ve 9. maddelerin iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili 14/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ve diğer grup şirketlerinin yurt içi ve yurt dışında çok önemli miktarlarda ciro ve ticari itibarlarının olduğunu, açılan bu davanın müvekkil şirketin prestij ve kredibilitesine zarar verebileceğinden davacıların müvekkil şirketin muhtemel zararlarına karşı ve müvekkilin açabileceği muhtemel bir tazminat davasının güvencesi olmak üzere önemli miktarda teminat göstermeleri gerektiğini, genel kurul toplantısında karara karşı muhalefet etmeyen diğer davacı .... 'ın davasının dava şartlarını taşımadığından reddedilmesi gerektiğini, şirketin dağıtılabilir karı ilgili dönemin ticari bilanço karı olduğunu, bir başka deyişle bu tutarın gelir tablosundaki vergi ve yasal yükümlülüklerden önceki kar olduğunu, yapılan hesaplamaya göre müvekkil şirkette dağıtılabilecek kar miktarı bulunmadığından davanın kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil şirketin genel kurulu başta TTK olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde kanuna ve usule uygun bir şekilde yapıldığını, genel kurul toplantısının 8.maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin alınan kararın TTK maddesine uygun olarak alınmış olup kararda herhangi bir iptal sebebinin bulunmadığını, davacı yönetim kurulu üyelerine imza yetkisi verilmek istendiği halde davacıların bu sorumluluktan kaçtığını ve şirket işleyişini sekteye uğrattığını, bu nedenle esasen şirkete ciddi emek ve mesai harcayan ile harcamayanın aynı ücreti alması eşitlik ilkesine aykırı olacağını, davacı tarafından genel kurul kararının iptali talebine hiçbir yasal dayanağın sunulmadığını, şirket esas sözleşmesinde veya mevzuatta yönetim kurulu üyelerine farklı ücretler belirlenmesine engel olan bir hüküm bulunmadığını, emsal gösterilen Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi .... esas .... karar sayılı dosyanın tarafınca istinaf edilmiş olup istinaf incelemesinin halen devam ettiğini, karar nisabına ve esas sözleşmeye uygun olarak alınan genel kurul kararına karşı davacı tarafından yapılan talebin doğrudan dava konusunu oluşturması nedeniyle böyle bir karar verilmesi halinde davanın konusunun kalmayacağından ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, tüm bu hususlar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından davanın Kısmen Kabul, Kısmen Reddi ile; davacı .... yönünden davanın reddine, davacı .... yönünden; davalı şirketin 03/12/2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 7 ve 9 nolu kararların iptaline, 8 nolu kararın iptali talebinin reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davacılar vekili dilekçesinde özetle, hak arama özgürlüğünün açık ihlali niteliğinde olup, adil yargılanma hakkının ortadan kaldırılması sonucunu doğurduğunu, davalı şirketin 30.10.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan karın kullanım şeklinin dağıtılacak kar ve kazanç payları oranlarının belirlenmesine ilişkin 7.madde, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 8.madde ve yönetim kurulu başkan ve üyelerinin huzur haklarının belirlenmesine ilişkin 9.maddelerin iptalinin gerektiğini, genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi gerekirken müvekkili yönünden davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 8 numaralı kararın iptalinin gerektiğini, kararın oy birliği ile alındığını ve müvekkillerinin oylarının sonuca etkisi olmadığından kararın iptali gerekmekdiği yönündeki gerekçesinin doğru olmadığını, müvekkillerinin oy kullanma haklarının engellenmesi, bunun bilirkişi raporunda ve ilk derece mahkemesi kararında da kabul edilmesi karşısında; 8. maddeye konu ibra oylamasının hukuka aykırı hale geldiğini, yönetim kurulu üyelerinin birbirinin ibrasında oy kullanması engellenerek alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin davalı şirketin 2023 yılı olağan genel kurul toplantısının 8. maddesinin iptalinin gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, enflasyon muhasebesi sonucunda şirketin dağıtılabilecek karı bulunmadığından genel kurulun 7. maddesinin iptal sebebinin bulunamadığını, şirketin yıllara göre kar payı dağıtımı sonucu yaşayacağı likidite zaafiyetinin hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, hükme esas alınabilmesinin mümkün olmadığını, davacı yönetim kurulu üyelerinin imza yetkisi verildiği halde bunu almaktan kasten kaçınmış olduklarına ve şirketin işleyişini sekteye uğratmış olduklarına yönelik itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmeden karar verildiğini, davacı .... 'ın ortaklıktan çıkmak istediğini, şirketin işleyişine hiçbir şekilde dahil olmak istemediğini, genel kurul kararının iptali talebine hiçbir yasal dayanak sunulmadığını, huzur hakkı ödemesinin hakkaniyete uygun olduğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacılar ve davalı tarafından istinaf edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 436/2 maddesi "Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.'' hükmünü düzenlemekte olup, bu hüküm uyarınca, yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamayacakları gibi, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanamazlar. (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin .... Esas, .... karar sayılı, .... esas,.... karar sayılı ilamı) Sermaye şirketlerinin esas gayesi kar elde ederek ortaklarına kar payı dağıtmaktır. Kar payı genel olarak TTK 507 vd maddelerinde düzenlenmiş olup, Kanuni yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan karın dağıtılmamasına ihtiyari yedek akçe olarak tutulmasına genel kurulca karar verilebilecektir. Ancak Şirketin nihai amacının kar elde edip ortaklara dağıtması esas olmakla birlikte anasözleşmeye konulacak hükümler yanında kanunda gösterilen nedenler, bu genel ilkenin istisnalarını oluşturmaktadır. Bu istisnaların en önemlisi 6102 sayılı TTK’nın 523/2. maddesindeki düzenlemedir. Anılan düzenleme gereğince genel kurula; aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse, yahut tüm pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa, kanunda ve esas sözleşmede öngörülenden başka yedek akçe ayrılmasına karar verme yetkisi tanınmaktadır. İhtiyari ve kanuni yedek akçelerin ayrılmasından sonra kalan safi karın bir kısmının dağıtılmaması ve olağanüstü yedek akçeye ayrılması mümkün olup bu konudaki genel kurul kararının anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılığı sözkonusu olmamakla birlikte, tamamının yedek akçeye ayrılması, ancak TTK’nın 523. maddesinde düzenlenen istisnai hallerde kabul edilmelidir. Anılan maddedeki istisnai halin gerçekleştiğini ispat yükü ise şirketin üzerindedir. Karın dağıtılmamasına ilişkin karar, genel kurulda gerekçelendirilmemiş olsa bile, yargılama sırasında davalının bunu açıklayarak somut deliller ile ispat etmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin .... esas,.... karar sayılı ialmı) Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, davacı .... 'ın davalı şirketin ortağı olmadığı, yönetim kurulu üyesi olduğu, 6102 sayılı TTK 446/1-a,b,c maddesine göre dava açma hakkı bulunmadığı, aynı maddenin d fıkrası gereği ise kararların yerine getirilmesi ancak kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyesinin dava açma hakkı bulunduğu ancak davacı tarafça böyle bir husus ileri sürülmediği gibi haklı gösterecek herhangi bir delil bilgi, belge sunamadığından davacı .... tarafından açılan davanın reddine karar verilmesine isabetsizlik olmadığı, davacı Murat Turan'in ise şirket ortağı olduğu, bu davacının vekilinin genel kurula katıldığı, gündem maddelerinin oylanmasında olumsuz oy kullandığı, muhalefetini tutanağa geçirdiği, davayı da süresinde açtığı, 15/04/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 2023 yılı bilanço ve gelir tablosuna göre şirketin 304.580.607,24TL net kar elde ettiği, 213 sayılı VUK'un mükerrer 298. maddesi ile 555 sayılı VUK'un Genel Tebliğinin 16 ve 30 ve 55. maddelerinde belirtilen enflasyon düzeltmesi sonucunda tespit edilen geçmiş karlarının vergiye tabi tutulamayacağı, geçmiş yıl zararlarının ise vergi hukuk bakımından zarar olarak kabul edilemeyeceği ve kar dağıtımına engel teşkil etmeyeceğinin belirtildiği, ayrıca raporda şirketin enflasyon düzeltmesi sonucu ortaya çıkan teknik zararı gerçek zarar gibi göstererek kar dağıtımını reddetmesi sonucunu doğuran zararın TTK'nun 408. ve 369. maddeleri ile TMK 2. maddesine aykırılık teşkil edebileceği tespitlerinin yapıldığı, bu durumda şirketin incelenen ana sözleşmesinde de bu yönde aykırı bir hüküm bulunmadığı ve bilançosuna göre dağıtabilecek karının bulunduğu tespit edildiğinden 7. maddenin iptaline yönelik mahkeme kararında gerekçesi ve kararında isabetsizlik olmadığı, iptali istenen gündemin 9.maddesi ile ilgili olarak, yönetim kurulu başkanına aylık net 165.000 TL, başkan vekiline aylık net 150.000, imza yetkisine haiz yönetim kurulu üyesine aylık net 90.000 TL, diğer yönetim kurulu üyelerine aylık net 30.000 TL ücret ödenmesinin kabul edildiği, imza yetkisine haiz olmayan davacı için belirlenen ücretin diğer ücretlerle ve günün ekonomik koşullarıyla kıyaslandığında oldukça düşük kaldığı ve bu hususun hakkaniyet ilkelerine aykırılık teşkil edeceğine yönelik mahkeme gerekçesinde ve 9. maddenin iptaline yönelik mahkeme kararında isabetsizlik olmadığı, istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan incelemede, 6102 sayılı TTK'nın 436/2 maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamayacakları gibi, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanamayacaklarından, davacı .... 'a, yönetim kurulu üyelerinin ibralarında oy kullandırılmamasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı, davacı tarafın, 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 8 nolu kararın iptali talebinin reddine karar verilemesinde isabetsizlik olmadığı verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2.Davacılar tarafından alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı taraftan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına. Harç tahsil müzekkerelerinin Dairemizce yazılmasına, 3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/03/2026 .... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 12/03/2026 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!