Başvuru, pasaport verilmemesinden kaynaklanan manevi zararların tazmin edilmemesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, pasaport verilmemesinden kaynaklanan manevi zararların tazmin edilmemesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucunun umumi pasaportu 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) (5) numaralı maddesi kapsamında iptal edilmiştir. Başvurucu, pasaport verilmemesine ilişkin işlemin iptali ve bu işlemden kaynaklı manevi zararların tazminine karar verilmesi talebiyle İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu manevi tazminat talebi ile ilgili olarak olağanüstü hâl (OHAL) ortamında pasaportunun iptal edilmesinin ve bunun sebebinin hukuken denetlenebilir şekilde tarafına bildirilmemesinin kendisi ve ailesi üzerinde psikolojik baskı oluşturduğunu vurgulamıştır. Yargılama safahatında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) 2016/98375 sayılı soruşturma dosyası kapsamında başvurucunun T.A. Derneğine üye olduğu ve hakkında 8/1/2016 tarihinde "FETÖ/PDY şüphelisi- İstanbul" şeklinde kayıt girildiği belirtilmiştir. Bununla birlikte yargılama devam ederken Başsavcılığın 15/2/2018 tarihli yazısıyla başvurucu hakkında anılan dosya kapsamında herhangi bir soruşturmanın bulunmadığının bildirilmesi üzerine başvurucunun pasaportunun iadesine karar verilmiştir. İdare Mahkemesi başvurucunun pasaportunun iade edilmiş olması nedeniyle 31/10/2018 tarihinde işlemin iptali istemi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi yönünden de davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; manevi tazminat talebi yönünden başvurucunun pasaportunun iptaline ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemekle birlikte, olayda idarenin kusursuz sorumluluğunu gerektirecek sorumluluk hâllerinin de bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca İdare Mahkemesince, 667 sayılı KHK'da yer alan Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile iltisakı ve irtibatı bulunan kişilerin eşlerinin pasaportlarının iptal edileceğine ilişkin hüküm altı çizili şekilde vurgulanarak aktarılmıştır. Başvurucu bu karara yönelik istinaf başvurusunda, T.A. Derneğine hiçbir zaman üye olmadığını, bu durumun Başsavcılığın yazısıyla da sabit olduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte İdare Mahkemesinin ilgisiz mevzuatı vurgulu bir şekilde yazarak eşini de zan altında bıraktığını, pasaportunun iptal edilmesi nedeniyle tutuklanma tedirginliği yaşadığını ve psikolojik baskı altında kaldığını ifade etmiştir. Başvurucunun istinaf talebi reddedilmiştir. Nihai hükmü 27/3/2019 tarihinde öğrenen başvurucu 26/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.