3. Ceza Dairesi 2022/40398 E. , 2023/4531 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dava dosyası incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; A. Sanık ... ile ilgili olarak, ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 sayılı Kararında açıklandığ…
**3. Ceza Dairesi 2022/40398 E. , 2023/4531 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dava dosyası incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; A. Sanık ... ile ilgili olarak, ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 sayılı Kararında açıklandığı üzere; 17.06.2022 tarihinde sanık ve müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen ve sanık tarafından temyiz edilmeyen hükmü sanık müdafiinin, 24.06.2022 tarihinde gerekçe göstermeden temyiz ettikten sonra 07.09.2022 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edilen gerekçeli karara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nu 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde ya da inceleme tarihine kadar 294 üncü maddesinde şart koşulan temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir I. HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2019/5488 Esas, 2021/579 Karar sayılı bozma kararı üzerine: 1. İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2021/152 Esas, 2022/190 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.10.2020 tarihli ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında onama, sanık ... hakkında bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinde özetle; 1. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, 2. ByLock deliline ilişkin ID tespiti ve yazışma içeriğinin dosyada bulunmadığına, 3. Lehe delillerin dikkate alınmadığına, 4. Veri inceleme raporunun lehe değerlendirilmesi gerektiğine, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinde özetle; 1. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, 2. ByLock deliline ilişkin ID tespiti ve yazışma içeriğinin dosyada bulunmadığına, 3. İtirafçı tanık beyanlarının örgütün kriminalize olduğu dönemden önce konusu suç olmayan eylemlerden ibaret olduğuna, 4. Suçun maddi ve manevi unsurlarının bulunmadığına, 5. Hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinde özetle; 1. Mahkeme başkanının ihsas-ı reyde bulunduğuna, 2. Teşdit uygulamasının gerekçesinin bulunmadığına, 3. Lehe hususların değerlendirilmediğine, 4. Sanık hakkında beyanda bulunan kişilerin usule uygun şekilde dinlenilmediğine, 5. Yasak delillerin mahkumiyete esas alındığına, 6. Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğine, 7. Örgütsel faaliyet kapsamında bankaya para yatırdığına dair delil bulunmadığına, 8. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesince sanıkların eylemlerinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; T.C. Anayasasının 141/2, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6/1, 5271 sayılı CMK'nın 34/1 inci ve 230/1-b-c maddeleri gereğince mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve kamuoyunu inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilerle mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin sübut bulup bulmadığı, sabit oluşmuş ise kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığı hususlarında mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir. Gerekçede hükmün dayanakları akla hukuka ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olarak açıklanmalı, yasal ve yeterli olmalı, tarafları tatmin etmeli, yasanın amacına uygun düşmeli, uygulamada keyfiliği önlemeli ve bu şekilde denetim yapılmasına olanak sağlamalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; esas olarak davaları arasındaki fiili ve hukuki irtibat itibariyle birlikte yargılanmalarında zorunluluk da bulunmayan aynı suçtan yargılanan sanıklarla ilgili olarak duruşmada okunmasına rağmen kabulde yer verilmeyen ve tartışılmayan delillerden, hangisi ya da hangilerinin hangi sanıkla ilgili olduğunun özenle belirlenmesi ve bu suretle her bir sanık yönünden; suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın bireyselleştirilmesi bağlamında, yukarıda yer verilen ilkeler doğrultusunda özgün, ilgili ve yeterli gerekçelerin karar yerinde gösterilmesi gerekirken esasa müessir delillerin de değerlendirmeye alınmaması neticesinde yetersiz gerekçeyle hüküm kurularak Anayasanın 141, CMK'nın 34 ve 230 uncu maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2021/152 Esas, 2022/190 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...