İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarih, 2019/164 Esas ve 2021/1000 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine 07.09.2017 tarihinde .... İcra Dairesi'nin 2017/10202 E. numaralı dosyasın…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/703 KARAR NO : 2025/2184 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2021 NUMARASI : 2019/164 Esas ve 2021/1000 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarih, 2019/164 Esas ve 2021/1000 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine 07.09.2017 tarihinde .... İcra Dairesi'nin 2017/10202 E. numaralı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı buna ilişkin ödeme emri davacı şirkete 14.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı şirket yetkilileri tarafından şirketin sözleşmeli sigorta şirketi olan ve takipte diğer borçlu olarak görünen ... Sigorta ve Reasünans Brokerliği A.Ş.'e durumun bildirildiği, bu şirkete de ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/22618 esas ile takibe geçildiğinin öğrenildiği, bu aşamada ... yetkilileri tarafından biz bu borca itiraz ettik sizin bir şey yapmanıza gerek yok denilmesi üzerine durumu yanlış anlayan ve kendileri nam ve hesabına da borca itiraz edildiğini düşünen davacı şirket yetkilileri buna dayanarak sehven durumu avukatlarına bildirmeyi ihmal ettiklerini ve dolayısıyla her itirazın kendi borçlusunu ve borcu kapsadığından ötürü davacı şirket tarafından borca süresi içerisinde itiraz edilemediği ve takibin kesinleştiği, kesinleşen takipten Mart 2018 ayında alacaklı vekillerinin bilgi verip işlem yapacakları hatırlatması üzerine bilgi sahibi olunduğu ve takibin kesinleştiği, cebri icra tehdidi altında icra takip dosyasındaki kapak hesabı olan 73.856,05 TL icra dairesi hesabına ödendiği, esasen itiraz süresi geçirildiği ve borca itirazın sehven atlandığı için borcun icra baskısı altında bu tutar ödenmiş olup gerçekte takip dayanaksız ve haksız olduğu, davacının borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 73.856,05-TL.nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının hasarsız teslim aldığı emtiayı hasarlı teslim etmiş olmakla CMR m. 17 uyarınca emtiada meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, dava konusu hasarın minimize edilmesi için gereken her türlü işlemin yapılmış olduğu, davacının aksi yöndeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, davacının sigortacısı tarafından alınan ekspertiz raporu hasar tarihinden aylar sonra, belge üzerinden düzenlenmiş olup eksik ve hatalı olduğu, davacı tarafın dava konusu hasardan mutlak bir şekilde sorumlu olduğu dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarih, 2019/164 Esas ve 2021/1000 Karar sayılı kararında, davacı, davalı ile aralarında bir taşıma sözleşmesi yapıldığını, kendisinin fiili taşıyıcı olduğu, taşıma sırasında araca giren düzensiz göçmenlerin taşınan emtiada meydana getirdiği zarar nedeniyle, davalı tarafından takip yapıldığını, bu takibe itiraz edemediği için kesinleştiğini ve ödediğini, bu nedenle ödemiş olduğu bedelin istirdadını talep ettiğini, dava konusu metal emtia ambalajları zarar görüp insan dışkısı ve idrar ile temas ettiğinde zarar görebilir emtia niteliğinde olduğu anlaşıldığından, gerek davalının sigortacısı gerekse davacının sigortacısı tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda, bunun yanında dosyada yer alanı faturalar değerlendirildiğinde, CMR taşıma senedi dikkate alınarak ve CMR m.23'deki sınırlı sorumluluk hükmü dikkate alınarak yapılan hesaplama ile zarar gören eşyalar bakımından ... Ekspertiz raporunda gösterildiği şekilde, 5.760,16 Euro ve 1.908,64 Euro olmak üzere toplam 7.668,80 Euro olacağı, belirtilen temizleme bedelinden davacının sorumlu olmayacağı, zira bunun ancak eşya hasara uğradığı takdirde değerlendirme imkanı olduğu, ancak belirtilen dezenfekte sonrası ürünlerin imha edilmesi nedeniyle artık ziya hükmünün uygulanacağı, zıyaa uğramış eşya için hasar bedeli talep edilemeyeceğinden, belirtilen miktar oranında davacının sorumlu olması dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme dosyası kapsamında üç bilirkişi raporu tanzim edilmiş olduğunu ve her üçünde de uğranılan zarar için farklı tutarlar hesaplandığını, İstirdat edilebilecek tutar 25 Şubat 2020 tarihli ilk bilirkişi raporunda 28.649,87.TL, 26 Ekim 2020 tarihli ikinci bilirkişi raporunda ise 8.965,47.TL olarak hesaplandığını, 29 Haziran 2021 tarihli son bilirkişi raporunda ise hasarlı emtia bedelinin 10.157,84 Euro olduğu tespit edildiğini, Yerel Mahkeme ise Davacı sigortacısı tarafından atanan ve hasarın üzerinden bir yıl geçtikten sonra yalnızca mevcut belgeler üzerinden inceleme yapan ... tarafından yapılan hesaplamayı esas alarak Davacı’nın en lehine olan tutar üzerinden karar verildiğini, üstelik gerekçeli kararın hüküm kısmından hemen önceki paragrafında dezenfeksiyon masraflarının dikkate alınamayacağını belirtmiş olmasına rağmen emtia zıyaından kaynaklı müvekkil şirketin uğramış olduğu toplam zarardan dezenfeksiyon masraflarını çıkararak hesaplama yapmadığını, müvekkil Şirket tarafından 10.056,89 GDP hasar ödemesi yapıldığını, 1.484,80 GDP de dezenfeksiyon masrafları için harcandığnıı, hiçbir suretle kabul anlamına gelmemek ve ağır kusurdan dolayı davacı’nın konu tüm zarardan sorumlu olduğuna dair beyanların saklı kalmak kaydıyla, şayet yerel Mahkeme’nin gerekçesinin doğru olduğu sonucuna varılsa dahi Yerel Mahkemece yapılması gereken dezenfeksiyon masrafı olan 1.484,80 GDP’nin müvekkil şirket’in davacı’dan alacağını tahsil ettiği tarihteki GDP kuru ile Türk Lirası’na çevrilerek bulunan tutar üzerinden karar vermesi gerektiğini, nitekim 26 Ekim 2020 tarihli bilirkişi raporunda da aynen bu şekilde hesaplama yapıldığı ve talep edilebilir tutarın 8.965,47.TL olduğu tespit edildiğini, ne var ki Yerel Mahkeme hem ağır kusura dair ayrıntılı irdeleme yapmamış hem de gerekçesini dayandırmış olduğu hususları da bariz bir şekilde hatalı tespit ettiğini açıklanan nedenlerle; katılma yoluyla istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine, davacı’nın istinaf başvurusunun reddine yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve davanın sair tüm sonuçlarının davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi kurulu 25.02.2020 günlü raporunun son bölümünde CMR 23'te düzenlenen sınırlı sorumluluk ilkesine sığınarak ne şiş yansın ne de kebap mantığıyla daha sonra da gerekçeli karara mesnet olacak 28.649,87.TL istenebileceği şeklindeki raporu hazırladığını, bilirkişinin bu raporuna itiraz edildiğini, bu itiraz üzerine 26.10.2020 günlü bir ek rapor düzenleyerek raporlarının İngiltere'de düzenlenmiş raporlara dayandığını kabul ve ikrar eden bir ek rapor tanzim ettiklerini, bu ek raporun da sonuç kısmında anlamsız bir takım hesaplamalar dışında anlamlı bir noktaya ulaşılamadığını, öyle ki Bilirkişi kurulu yapılan ekspertizlerin yerinde inceleme olmaksızın yapıldığını kabul etmekte ama bunları tespit seviyesinde nitelendirdiğini, bir tespitin dava da her iki tarafı da bağlayabilmesi için diğer tarafın kabulünde olması veya tarafsız yargısal denetleme yetkisi bulunan bir kurum veya kuruluşça yapılması gerektiğini, zikredilen tespitlerin fotoğraflanmış hali dahi hala dosyaya kazandırılmamışken buna itibar edilmesinin mümkün olmadığını, herkesin malumunda ve kabulünde olan araca mülteci girdiğini, bunların palet üzerilerine idrarlarını yaptığını, gerisinin davalı yanın kanıtsız iddialarından ibaret olduğunu, ki daha evvelde beyan edildiği şekilde davalı yanın tutumu biz tespit ettik oldu, bizim dediğimiz gibi oldu, biz yalan mı söylüyoruz şeklinden öteye geçmediğini, ortada bir zarar olduğunu kanıtlar maddi delillerin olmadığını, zaten sunulan şanzıman fotoğrafları incelenirse paletlerin içerisine dışarıdan bir şey sızmasının neredeyse imkansız olduğu iddia edildiği şekilde tüm şanzımanların imhasına kadar gidecek bir zarar oluşmadığını, oluşamayacağının anlaşılacağını, 15.01.2021 günlü duruşmada Mühendislik Fakültesinden rapor aldırılması istendiğini, dosya ... Makine Mühendisliği hocalarına teslim edildiğini, buradan da gelen rapor önceki raporların "kes-kopyala-yapıştır" üçlemesinden farklı olmadığını, teknik bir heyetten benzer ürünler üzerinde benzer hasar deneyi yapılması gerektiğini, bir şanzıman parçası insan idrarı ile temas ettiğinde ne hızda deforme olduğunu, bunun saptanması gerektiğini, şanzıman denen alet motorlu aracın altında motorun gücünü tekerleklere ileten bir düzenekten ibaret olduğunu, özel muhafazalı alanlar içinde olmadığını, hava ve yol şartlarına göre su, çamur, toz, toprak yerine göre hayvan dışkısı ve ya idrarı ile de karşı karşıya olduğunu, son derece sağlam kutular içinde ve korucu torbalar içerisinde sarılarak muhafaza altına alınan şanzıman sandıklarının idrara mazur kalıp bu şekilde de hasar verdiği hayatın olağan akışına uygun olduğunu, şanzıman naylon bir torba içerisinde korunmakta, etrafına saman benzeri koruyucu lifli ürünler konup kalın sandıklar içinde saklandığını, iddialar gerçeğe uygun olmadığını, 19.03.2018 günü dosya kapak hesabı yaptırılırken dikkat edileceği üzere dosya borcu İngiliz Poundu cinsinden hesaplanmış olduğunu, ferilerde buna göre hesaba dahil edildiğini, yüksek Yargıtayın bir para cinsinden yapılan ödemenin aynı cins üzerinden istenebileceğini istikrarlı bir şekilde hüküm altına aldığını, davada istirdat istendiğinden gösterilen değer dövizin ödendiği gündeki TL karşılığı olduğunu, bu nedenle kısmi kabul olsa dahi, kabul nisabına göre alacağın İngiliz poundu olarak hesap edilmesi gerektiğini, bu yönüyle de hüküm usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tam olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarih, 2019/164 Esas ve 2021/1000 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı istirdat istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından, davalının elindeki yük için davacı ile anlaştığını, davacının nakliyeci firma olduğunu, davacıya ait tır ile emtianın taşınması sırasında 25 tane mültecinin girdiğinin Dover/İngiltere limanında tespit edildiğini, yetkililere haber verildiğini, mültecilerin tırdan çıkartılmasından sonra dorsenin kontrol edildiği, eksiklik olmadığı, taşınan emtianın dış kaplamasının kirlendiğinin tespit edildiğini, emtianın alıcıya teslim edildiğini, emtianın yapısını bozacak veya emtiayı kullanılmaz hale getirecek herhangi bir durum söz konusu olmamasına rağmen emtianın hasarlandığı bu nedenle masraflarının olduğundan bahisle davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, icra takip dosyasına itiraz süresinin kaçırılması nedeniyle takibin kesinleştiği, icra baskısı altında 73.856,05 TL icra dosyasına ödendiği belirtilerek borçlu olmadığı halde cebri icra tehditi altında ödenmek zorunda kalınan 73.856,05 TL nin davalıdan istirdatına karar verilmesi talep edilmiş, davalı vekili, emtianın taşımasının fiilen davacı tarafından yapıldığını, davacının yardımcısı tarafından araca yasa dışı mülteci alındığını, yükün hasarlı kısmının alıcı tarafından kabul edilmediğini, kullanılmaz halde olan malların imha edildiğini, davalının alıcı ...'ın imha edilmek zorunda kalınan emtiaya ilişkin zararını giderdiğini, bu zararın fiili taşıyı davacıdan talep edilmesinin doğal olduğunu, davacının hasarsız teslim aldığı emtiayı hasarlı teslim etmiş olması nedeniyle emtiada meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, dava konusu hasarın minimize edilmesi için gereken her türlü işlemin yapılmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve iş bu karara karşı davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. CMR Sözleşmesinin 8. maddesinde "Taşıyıcı yükü teslim aldığı sırada Yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumunu kontrol edecek ve bu konuda bir çekincesi varsa sevk mektubuna yazacaktır.", 17.maddesinde ise "Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından doğacak zarardan sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 25/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle ... Logistic Ltd. ödemeyi gerçekleştirdiğini ispat ettiği takdirde, CMR m.23 hükümlerine göre davacıdan tazminat talep edebileceği, ancak bu tazminatın CMR m 23'deki sınırlı sorumluluk hükümlerine tabi olduğu, buna ilişkin dosyada yer alan ... ekpertiz raporunun tazminatı belirlediği, bu miktarın 7.668,80 Euro olduğu, davalının bu miktarı takibe koymuş olsaydı, ....İcra 2017/10202 E. sayılı dosyasında, 45.206,18 TL ödemek zorunda olacağı, buna göre ödemiş olduğu meblağ göre, ödeme tarihinden itibaren faiziyle 28.649.87 TL'nin istirdadını talep edebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporumuzda belirttikleri şekilde asıl taşıyıcı-alt taşıyıcı ilişkisi çerçevesinde davalının CMR hükümlerine davacıdan talepte bulunma hakkı olduğu, aracı kullanan şoförün CMR m 29 göre kaçakları araca almada kastı olduğunun ispatının davalıda olduğu, İngiliz sınır kuvvetinin cezai işleminin kastı göstermediği, ihmaleri kaçakların Ingiltere sınırına getirilmesi halinde dahi cezanın uygulandığı, ancak Mahkeme aksi kanaatte ise CMR m.29 uyarınca tam tazminat sorumluluğunun gönderilen karşı doğacağı, bu miktarında 10.056,89 GDP olduğu, bu halde 19.03.2018 tarihi itibariyle GDP kuru 5,4867.TL olup, 55.179,13.TL, %4 55 tahsil harcı 2.510,65.TL, %2 cezaevi harcı 1.103,58.TL, 61.TL masraf. 6.036,22.TL avukatlık ücreti olup toplam 64.890,58.TL ödemek zorunda kalacaktı. Dolayısıyla fazla yapmış olduğu 73.856.05 64.890,58-8.965,47.TL'nin istirdadını talep edebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı tarafından davalı ile aralarında taşıma sözleşmesi yapıldığını, fiili taşıyıcı olduğu, taşıma sırasında araca giren düzensiz göçmenlerin taşınan emtianın zarar görmesine neden olduğu iddia edilerek davalı tarafından takip yapıldığını, bu takibe itiraz edemediği için kesinleştiğini ve ödediğini, bu nedenle ödemiş olduğu bedelin istirdadını talep ettiği, her ne kadar davacı tarafından emtianının hasara uğradığının ve hasar miktarının ispat edilemediği ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında bulunan sürücü beyanı şekildeki el yazılı belgenin "28.05.2016 tarihli Calaise'e 67 km kala mesafede aracıma mülteciler girmişti. 25 tane mülteci boşaltacağım mallar bundan dolayı hasar görmüştür. 01.06.2016 da yükü teslim ettim. Semereye not düşüldü. Bilginize arz ederim. ..." şeklinde düzenlendiği, tüm dosya kapsamı ve araç sürücüsü tarafından düzenlenen belge içeriği karşısında dava konusu taşınan eşyaların taşınması sırasında araca kaçak göçmen girmesi ve bunların eşyayı kirletmeleri sonucunda eşyanın zarara uğradığı, davacının alt taşıyıcı olarak meydana gelen bu zarardan sorumlu olduğu, aksi yöndeki davacı iddiaalarının yerinde olmadığı, somut olayda CMR 29 maddesi uyarınca tam tazminat sorumluluğu şartlarının oluştuğu, bu nedenle davalının dava dışı ... Motor şirketine yaptığı ödemeyi davacıdan talep edebileceği ancak dezenfeksiyon masraflarının zarar karşılığı ödeme niteliğinde olmadığından bunun talep edilmeyeceği, bu durumda mahkemece 26.10.2020 tarihli dosya kapsamına uygun gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporundaki hesaplama gözetilerek 8.965,47 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu, davacı vekilinin istinaf sebepleri ile davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince, mahkemece kararda hata edilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmasına karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarih, 2019/164 Esas ve 2021/1000 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun REDDİNE 2-Davalı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarih, 2019/164 Esas ve 2021/1000 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 3-6100 sayılı ...nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarih, 2019/164 Esas ve 2021/1000 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, Davanın KISMEN KABULÜ ile; 8.965,47.TL alacağın istirdatı ile davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.261,28TL harcın mahsubu ile bakiye 645,88.TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE, Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 615,40.TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2024 tarih ve 2019/164 Esas 2021/1000 Karar, 2024/824 Harç nolu, ve 30/10/2024 tarih ve 2019/164 Esas 2021/1000 Karar, 2024/823 Harç nolu, ve Harç Tahsil Müzekkerelerinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise MAHSUBUNA, 6)-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 8.965,47.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7)-Davalı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 13/3 maddesi uyarınca 8.965,47.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8)-Davacı tarafından sarf edilen toplam 7.168,80.TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre takdi 1.290,38.TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9)-Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00.TL arabuluculuk ücretinin davada haklılık oranına göre takdiren 237,60.TL'sinin davalıdan, bakiye kalan 1.082,40 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 10)-HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, İstinaf Yargılaması Yönünden; 1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 534,70.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 2)-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınan 489,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE, 3)-Davalı tarafça istinaf yargılama gideri olarak yapılan 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 11,00.TL tebligat gideri, 456,20.TL posta gideri olmak üzere toplam 687,90.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı ...333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 24/10/2025 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır