11. Ceza Dairesi 2022/5599 E. , 2023/6430 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1786 E., 2020/1828 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar…
**11. Ceza Dairesi 2022/5599 E. , 2023/6430 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1786 E., 2020/1828 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 ... Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ..., ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 ... Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 ... Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 Tarihli Ve 2018/81 Esas, 2019/114 Karar ... Kararı İle Sanıklar Hakkında 1. Katılan kuruma karşı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 28.10.2020 Tarihli Ve 2019/1786 Esas, 2020/1828 Karar ... Kararı İle 1. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 ... Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun (5237 ... Kanun) 38 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddesinin ikinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 ... Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 39, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 ... Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile kamu kurum ve kuruşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 ... Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, sanık ... hakkında 5 yıl hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 5 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ise 5237 ... Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 39, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 87.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkında Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi; sanık ... hakkında verilen cezadan 5237 ... Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. B. Sanık ... Müdafinin Sanık Hakkında Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi; kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, bilirkişilerin dosyaya yansıyan diğer hususları nazara almadan soruşturma raporunu esas alarak görüş bildirdiklerine, SGK müfettişinin baskı ve zorlama ile ifadeleri aldığına, sanığın reçete yazma yetkisinin bulunduğuna, reçetelerin usulüne uygun düzenlendiğine, atılı suçları işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. C. Sanıklar ..., ..., ... Ve ... Müdafiinin Sanıklar Hakkında Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri; sanıklar hakkında verilen kararların hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, soruşturma raporuna atıfta bulunularak gerekçe yazıldığına, somut deliller bulunmadığına, hastaların beyanlarının dikkate alınmadığına, lehe olan delillerin dikkate alınmadığına, usul ve yasaya aykırı kararların bozulması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Eczacı olan Sanıklar ... ve ...'ın karı koca olup ikisinin de ...'da ayrı ayrı eczane işlettikleri, sanıklar ... ve ...'in de eczacı olan sanıkların yanında kalfa olarak çalıştıkları, sanık ...'in ise İzmir ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde iç hastalıkları uzmanı olarak görev yaptığı, ...'da bulunan diğer eczacıların toplu olarak yapmış olduğu ihbar üzerine başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen 15.09.2015 tarihli soruşturma raporuna göre, Talasemi hastalarının reçetelerinin belli eczanelere yönlendirildiği, reçete üzerinde belirtilen ilaç dozlarının ve hasta kilolarının şüpheli olup bir kısım talasemi hastalarının tüm takip, ilaca başlama, kullanım ve doz ayarlaması için gerekli tetkiklerinin ayrı bir çocuk hematoloji bölümü olan Ege Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalığı Ana Bilim Dalına bağlı Çocuk Hematoloji Kliniği ve İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Kliniğinde yapılmış olmasına rağmen reçetelerin hematoloji kliniği bulunmayan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli dahiliye uzmanı sanık ... tarafından yazıldığı, bu çerçevede hastaların bebeklikten itibaren tedavilerinin yapıldığı hastanelerden getirilen tedavi süreçleri, ilaç kullanım durumları ve ölçüm sonuçlarına göre bu hastanelerin doktorları tarafından önerilen ve takip edilen dozların çok üzerinde ilaçların sanık ... tarafından reçetelendirilerek ... ... ve ... ... eczaneleri tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'na faturalandırıldığı, dinlenen hasta ve hasta yakınlarının beyanlarından çoğu hastanın muayene edilmeden adlarına reçete yazıldığı, bu şekilde ... ... ve ... ... Eczanesi tarafından Dr. ... aracılığı ile hastalar adına hastaneye hiç gitmeden reçetelerin düzenlendiği, ilaçların reçetelendirilmesine esas olan hasta kilolarının reçetelere olduğundan yüksek yazılarak sahtecilik yapıldığı, ilaçların hepsinin ya da bir kısmının hastalara verilmemesine rağmen kuruma fatura edildiği, hasta hiç eczaneye gelmeden ilaçların hastanın evine kargo yolu ile ya da eczane çalışanı tarafından gönderildiği, bu şekilde ... ... Eczanesi tarafından 2008 ve 2013 yılları arasında kuruma fatura edilen 75 adet sahte reçete ile müşteki kurumun 421.587,99 TL zarara uğratıldığı, yine aynı tarihlerde ... ... Eczanesi tarafından fatura edilen 22 adet sahte reçete ile müşteki kurumun 140.171,68 TL zararı uğratıldığının tespit edildiği, sanıklar ... ... ve ...'in Talasemi Derneği'nin yöneticileri olup bu şekilde hastalar ile bağlantı kurdukları, sanık ...'in karısı ... ...'i sanıkların eczanesinde çalışır gibi gösterip çalışmadığı halde sigorta priminin yatırılmasını sağlayarak menfaat temin ettiği iddiasıyla tüm sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlidekleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanıklar savunmalarında, suçlamaları kabul etmemişlerdir. 3. Sanık ... hakkında soruşturma izni verilmesine dair kararın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesi Başkanlığının 28.03.2017 tarih ve 2017/236 Esas, 2017/246 Karar ... kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır. 4. Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 15.09.2015 tarih ve 402061/01/SRŞ/01 ... soruşturma raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır. 5. Hasta ve hasta yakınlarının beyanları, tanık ifadeleri ile kurumlardan gelen cevabi yazıların dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür. 6. Sanık ...'in düzenlemiş olduğu reçetelerin tıbben uygunsuz olduğuna ve sanığın yetkisini aştığına dair 06.12.2018 tarihli bilirkişi raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır. 7. Yargılama sonucunda, sanıklar hakkında 5237 ... ... Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan dava açılmasına rağmen hükmün gerekçe bölümünde 158 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun unsurlarından bahsedilerek sanıkların savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığından, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraat kararları verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 ... Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanıkların savunması alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve "... Talesemi hastalarının ... Eğitim ve Araştırma hastahanesi ile bir alakaları yokken eczacı sanık ... talesemi derneği vasıtası ile tanıştığı ve kamplara götürdüğü hastaların ilaç kullanım raporlarını ve kimlik fotokopilerini almış hastaların ferritin düzeyleri doğru dürüst ölçülmeden ve kiloları şişirilerek gereğinden fazla miktar da ilaçları sanık doktor ...'e reçete ettirmiştir. Hastalar ilk ifadelerinde hastahaneye gitmediklerini ve doktora muayene olmadıklarını söylemiş ancak sonraki ifadelerde doktor ve eczacılar lehine beyanda bulunmuşlar ise de birbirinden uzak hatta farklı il ve ilçelerde oturan bu hastaların doktor ...'i nereden bulup muayene oldukları üstelik bulundukları yerde bir dahiliye uzmanına gitmek varken neden kilometrelerce yol kat ettikleri açıklanamayacağına göre bu hastaların ilk ifadelerinin daha samimi olduğu kabul edilmiştir. Hastaların kilo ve ferritin düzeylerine göre ilaç adedi ve günlük doz miktarı belirlenmektedir. Eczanelerden gelen bilgiye göre sanık doktor ilaç miktarını abartmak için bile bile hastaların hiçbir zaman ulaşmadıkları yüksek kiloları reçeteye yazmış ve raporda da açılandığı üzere ferritin asgari seviyede iken dahi reçetelere azami dozlar yazılmıştır. Bazı hastaların kendisine gösterilen reçeteleri görmediklerini ve bu ilaçları almadıkları söyledikleri nazara alındığında kuruma reçete eden fazladan yazılmış ilaç kutularının hastalara teslim edilmediği eczanelerde bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde ki tespitte sanıkların ne gibi bir menfaatleri olduğunun da açılanması gerekir öncelikle hastalar ilaçları zahmetsizce kalfaların eve getirmek veya kargo yolu ile gönderilmesi suretiyle elde etmektedir. Kamplar da hastaları bu eczanelere yönlendiren ikinci bir özendirmedir sanık eczacılar değeri yüksek bu ilaçları kuruma reçete ederek kar payı oranında menfaat sağladıkları gibi hastalara teslim etmedikleri ilaçları bir şekilde değerlendirerek menfaat elde etmektedir. Ve nihayet piyasaya yeni çıkan bu ilacın tanıtımı ve reçetelendirilmesinde katkısı olan bu şahıslara da ilaç şirketlerininde mümessilerinde farklı imkanlar ve menfaatler sağladığı bilinmektedir. Eczacı kalfaları da çalıştıkları eczanelerin cirosunu ve karını yükselterek bu yasa dışı kazançtan pay almaktadır. Eczanelerin bu tarz çalışmasına ayak uydurmak aksi halde işinden olabilecekleri düşünüldüğünde çalışmaya devam etmeleri dahi onlar için bir menfaattir. Sanık doktor ise eşini 2 yıl eczanede SGK lı göstermiştir bu dönemdeki maaş ve prim ödemeleri bir menfaattir üstelik doktorunda ilaç şirketi ve mümessilleri tarafından kendi ilaçlarını yazması karşılığında tatil ve benzeri bir takım hediye ve menfaatler sağladıkları da bilinen bir durumdur. Kısıca tüm sanıklar yapılan bu usulsüzlüğün bilincinde olduğu gibi karşılığında da bir menfaat temin etmektedirler. Eczacı sanıklar hastaların bilgilerini ve yazılmasını istedikleri ilaç ve miktarları kalfaları aracılığıyla sanık Doktora iletmektedirler sanık doktor da hastaları hiç muayene etmeden özellikle yazdığı ilaçların miktar ve dozu hastaların kilo ve ferritin düzeylerine göre belirlenmesine rağmen bu ölçümler yapmadan fazla fazla ilaç adedi yazmak suretiyle ve bu adetlerin sgk ödemeleri sırasında kontrol edileceğini bu adetlerin kiloya göre belirlendiğini bildiğinden reçete üzerine hastaya ait olmayan kiloları yazmak suretiyle içerik itibarıyla sahte reçete düzenlemiştir. Başka bir deyişle doktor bu reçeteyi yazarken örneğin 85 kg olan bir hastanın kullanabileceği miktar ve dozu yazmaktadır üstelik bu miktar ve dozu azami sınırda tutmaktadır. Hastanın gerçek kilosunu yazsa SGK'nın kiloya göre fazladan yazılmış kutuları ödemeyeceğini bilmektedir bu itibarla yazdığı reçete sahtedir ve kurumu aldatmak haksız menfaat elde etmek amacıyla kullanılmaktadır. Sanık doktor görevi gereği düzenlediği reçeteleri sahte olarak düzenlerken sanık eczacılar doktoru bu suça azmettirmektedir eczane kalfaları ise hasta bilgilerini doktora götürüp yazılan reçeteyi almak ve ilaçların fazla miktarlarını eczanede muhafaza edip gerekli miktarları hastalara ulaştırmak suretiyle bu suça yardım etmektedirler. Bu sebeplerle sanıklar hakkında TCK 204/2 maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulurken kalfa sanıklar hakkında TCK 39 maddesindeki indirim yapılmıştır. Talasemi hastalığı gibi az görülen, ölümcül ve ilaçları çok pahalı olduğu için devlete ağır yükler getiren, zaman zaman hastaların ilaçlarını bulamadığı ya da devletin ödemediği anlar gibi zor durumlarla karşılaştığı bir hastalığı ve çaresiz ve ilgiye muhtaç hastaları kullanarak yarar sağlamak toplum vicdanını sızlatan oldukça hassas yaklaşılması gereken bur durumdur. Bu hastaların istismarı neticede kendilerini daha zor bir duruma sürükleyebilir. Sanık eczacılar bu çaresiz hastaları kullanarak sanık doktora yazdırdıkları sahte reçeteleri eczanelerinden SGK ya fatura etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemişlerdir." gerekçesi ile aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerini kabul etmek suretiyle temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ..., ... Ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından, Sanık ... Hakkında İse Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2019/1786 Esas, 2020/1828 Karar ... kararında, sanık savunmaları, hasta ve hasta yakınlarının beyanları, tanık anlatımları, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 15.09.2015 tarih ve 402061/01/SRŞ/01 ... soruşturma raporu ile bilirkişi raporlarının içeriği ve tüm dosya kapsamından Ege Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalığı Ana Bilim Dalı Çocuk Hematoloji Kliniği ve İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Kliniğinde görevli doktarlar tarafından tanısı konulan ve tedavisi planlanan bir kısım Talasemi hastalarının ilaçlarının suç tarihlerini kapsayan dönemlerde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli iç hastalıkları uzmanı olarak görev yapan sanık ... tarafından reçetelendirildiği, reçeteler yazılırken bir kısım hastalar muayene edilmeden reçete yazıldığı, kimi zaman esas tanı ve takibi yapan doktorların belirtmiş olduğu dozlardan fazla ilaçların yazıldığı, kimi zaman ise maksimum dozda ilaçlar yazıldığı, hatta SGK'nın geri ödeme miktarını aşan şekilde reçeteler oluşturulduğu, yine tedavide yeri bulunmayan veyahut uzman doktor tarafından yan etkisi sebebiyle tedaviden çıkarılan ilaçların dahi fazla dozlarda reçete edildiği, bu bağlamda özellikle fazla dozlarda ilaç yazılan reçetelerde hastaların kilolarının yüksek yazıldığı, esasen reçetelere yazılan ilaç dozlarının hastaların kiloları ile uyumlu olduğu göründüğünden katılan kuruma fatura edilerek tahsil edilmesi aşamasında bir problem yaşanmadığı, sanık ... tarafından yazılan suça konu reçeteler incelendiğinde, hastaların kilo ve feritinin düzeyi belirlenmeksizin Hematoloji Kliniğinde uzman doktorlarca belirlenen tanı ve tedavinin gerektirdiği dozların üzerinde ilaçlar yazıldığı, bu işlemler yapılırken ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bulunan Hematoloji uzmanının bilgisine ve görüşüne başvurulmayarak niteliği itibariyle ölümcül sonuçlar doğurabilecek hastalığın önemi gözetilmeden takip ve tedaviye uygun belirlenen dozların çok üzerinde ilaçların reçetelendirildiği, uzmanınca dahi önerilmeyen dozlarda ilaçlar yazdığı, sanık tarafından düzenlenen bir kısım reçetelerde yazılı dozların verilebilmesi ve uygulanabilmesinin izne tabi olduğu, tüm bu hususlar göz ardı edilerek tıbbi gerçeklerle bağdaşmayan tüm bu davranışların sonucunda sanık ... tarafından düzenlenmiş reçetelerin tamamının karı koca olan sanıkların sahibi olduğu eczaneler aracılığı ile katılan kuruma fatura edilmesinin tüm sanıkların suç işleme kastıyla bir araya geldiklerinin göstergesi olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin atılı suçların unsurları itibariyle oluştuğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar ... kararında da belirtildiği üzere hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 ... Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 ... Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bozma nedeni yapılmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5237 ... Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, suçun kanunî tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her birinin, fail olarak sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Bir başka deyişle birlikte suç işleme kararına bağlı olarak, suçun icrai hareketlerinin birlikte gerçekleştirilmesi ve dolayısıyla, haksızlık teşkil eden fiilin icrası üzerinde müşterek hakimiyet kurulması halinde söz konusu olan iştirak şekline müşterek faillik denir. Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurulduğu için, her bir suç ortağı doğrudan fail statüsünde kabul edilmelidir. Bu açıklamalar ışığında, sanık savunmaları, hasta ve hasta yakınlarının beyanları, tanık anlatımları, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 15.09.2015 tarih ve 402061/01/SRŞ/01 ... soruşturma raporu ile bilirkişi raporlarının içeriği ve tüm dosya kapsamından, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli iç hastalıkları uzmanı olarak görev yapan sanık ...'in sahte reçeteler düzenlemek suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun işlenmesine 5237 ... Kanun'un 37 nci maddesi uyarınca asli fail olarak iştirak ettiği gözetilmeden, yardım eden sıfatıyla katıldığının kabulü ile aynı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca indirim yapılması, 2. Kabule göre de, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 ... Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 ... Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ... Ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından, Sanık ... Hakkında İse Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2019/1786 Esas, 2020/1828 Karar ... kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 ... Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2019/1786 Esas, 2020/1828 Karar ... kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2023 tarihinde karar verildi.