Başvurucu, işçi alacaklarının tahsili istemiyle 8/8/2005 tarihinde açtığı davanın hatalı değerlendirme sonucu kısmen reddedildiğini ve yargılamanın yaklaşık sekiz yıl sürdüğünü belirterek adil yargılanma hakkının, iş ve çalışma hürriyetinin, sözleşme hürriyetinin ve hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespiti ve yeniden yargılama talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, işçi alacaklarının tahsili istemiyle 8/8/2005 tarihinde açtığı davanın hatalı değerlendirme sonucu kısmen reddedildiğini ve yargılamanın yaklaşık sekiz yıl sürdüğünü belirterek adil yargılanma hakkının, iş ve çalışma hürriyetinin, sözleşme hürriyetinin ve hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespiti ve yeniden yargılama talebinde bulunmuştur. Başvuru, 20/5/2013 tarihinde Alaşehir Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 26/7/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 17/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 20/5/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Alaşehir Belediye Başkanlığında işyeri doktoru olarak çalışmak üzere 15/11/2002 tarihinde bir yıl süreli iş sözleşmesi imzalamış, sözleşmenin her yıl Ocak ayı itibarıyla birer yıllık sürelerle uzayacağı öngörülmüştür. 24/2/2004 tarihinde taraflar arasında 5 yıllık başka bir sözleşme imzalanmış, Alaşehir Belediye Başkanlığı tarafından sözleşme 8/7/2005 tarihinde feshedilmiştir. Başvurucu sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, uğradığı zararların tazmini ve işçi alacaklarının ödenmesi talebiyle, 8/8/2005 tarihinde Alaşehir Asliye Hukuk Mahkemesinde (İş Mahkemesi sıfatıyla) dava açmıştır. Mahkeme, 18/2/2009 tarih ve E.2005/409, K.2009/37 sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir. Davalının temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 22/9/2011 tarih ve E.2009/16417, K.2011/33229 sayılı ilamıyla; taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığının belirlenmesi gerektiği, belirli süreli iş sözleşmesinden bahsedilebilmesi için sözleşmenin süreye bağlanmasında objektif nedenler bulunması gerektiği, 22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddesinde, belirli süreli iş sözleşmesinin, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamayacağı aksi halde iş sözleşmesinin başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edileceğinin düzenlendiği, somut olayda, davacı (başvurucu) tarafından işyeri hekimi olarak Alaşehir Belediyesi ile 21/6/2002 tarihinde ilk sözleşmenin imzalandığı, yapılacak işin sürekli nitelikte olduğu, son olarak 24/2/2004 tarihinde ikinci kere 5 yıllık işyeri hekimliği sözleşmesi yapıldığının anlaşıldığı, olayda belirli süreli hizmet akdi yapmanın objektif – nesnel unsuru bulunmadığı, bu nedenlerle davacının bakiye süre ücret alacağı ve bakiye süre için ikramiye taleplerinin reddi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme bozma kararına uyarak, 19/9/2012 tarih ve E.2011/334, K.2012/214 sayılı kararıyla; "davacı tarafından işyeri hekimi olarak Alaşehir Belediyesi ile 21/6/2002 tarihinde ilk sözleşmenin imzalandığı, yapılacak işin sürekli olduğu, son olarak 24/2/2004 tarihinde ikinci kere 5 yıllık işyeri hekimliği sözleşmesi yapıldığı anlaşılmış olup, belirli süreli iş sözleşmesinin, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamayacağı, olayda belirli süreli hizmet akdi yapmanın objektif – nesnel unsurunun bulunmadığı, bu nedenlerle davacının bakiye süre ücret alacağı ve bakiye süre için ikramiye taleplerinin reddi gerektiği” gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar vermiştir. Tarafların temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 5/3/2013 tarih ve E.2013/3484, K.2013/7760 sayılı ilâmı ile onanmıştır. Onama kararı başvurucuya 19/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 20/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi ve maddesinin (1) numaralı fıkrası, 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci fıkrası ve maddesi (Bkz. B. No: 2013/6792, 18/6/2014, §§ 16–20).