Ceza Genel Kurulu 2011/5-207 E. , 2011/206 K. "" Tebliğname : 2010/205870 Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Cebir ve şiddet kullanmak suretiyle 15 yaşını bitirmeyen küçüğün ırzına geçme suçundan sanık Ş...Ö...’ün 765 sayılı TCY’nın 414/1-2, 80, 418/2, 31 ve 33. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.10.2009 gün ve 51-328 sayılı resen temyize tâbi olan hükmün, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafi t…
**Ceza Genel Kurulu 2011/5-207 E. , 2011/206 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname : 2010/205870 Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Cebir ve şiddet kullanmak suretiyle 15 yaşını bitirmeyen küçüğün ırzına geçme suçundan sanık Ş...Ö...’ün 765 sayılı TCY’nın 414/1-2, 80, 418/2, 31 ve 33. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.10.2009 gün ve 51-328 sayılı resen temyize tâbi olan hükmün, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 03.03.2010 gün ve 14136-1780 sayı ile; “…17.09.2009 günlü oturumda kapalılık kararı alınmadığı halde, oturumun kapalı yapılması isabetsiz ise de; sonraki oturumlarda aynı işlemlerin tekrarlanması ve C.Savcısının yeniden mütalaa vermiş bulunması karşısında, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Dosyanın içinde mağdurenin kızlığının bozulup bozulmadığını saptayan alınmış bir rapor bulunmadığı anlaşıldığından, öncelikle bu konuda raporunun alınması; Gazi Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalınca düzenlenen 17.03.2009 günlü raporla ‘Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Depresyon Tanısı’ konulan mağdureye ait tedavi evrakları getirtilip dava dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek, mağdurede saptanan bu durumun 765 sayılı TCK'nun 418/2. maddesindeki ‘mağdurun sıhhatine sair büyük bir nakise irası’ niteliğinde bulunup bulunmadığı, 5237 sayılı TCK’nun 103/6. maddesinin uygulanmasını gerektirir şekilde beden veya ruh sağlığında bozulmaya neden olup olmadığı hususunda raporunun temin edilmesi, her iki yasa karşılaştırılması sırasında oranlılık ilkesine de uyularak, 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesindeki ‘değişik zamanlarda gerçekleşmiş’ olma koşulunun bulunmadığı da gözetilip, keza 765 sayılı TCK'nun lehe kabulü halinde Ruh Sağlığının Bozulması nedeniyle 418. madde ile yapılan artırımın temel ceza üzerinden değil hasıl olan ceza üzerinden uygulanması gerektiği de dikkate alınarak lehe yasanın ve sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir olunması gerekirken noksan araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi ise 13.07.2010 gün ve 255-217 sayı ile; “…kısmen direnme kısmen uyma sonucu yapılan yargılama sonunda verilen kararda 5237 sayılı TCK'nun uygulanması durumunda anılan Yasanın 43. maddesinin uygulanma olanağı bulunmaması nedeniyle bu Yasanın sanık lehine sonuç doğurduğu anlaşılmıştır.