(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/18493 E. , 2013/21814 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, Kurum işleminin iptaliyle kesilen maaşının tekrar bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/18493 E. , 2013/21814 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, Kurum işleminin iptaliyle kesilen maaşının tekrar bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava; davacının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden kurum işleminin iptali ile kesilen aylıkların kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, eski eşinden 08/11/1999 tarihli ilam ile boşandığı, kesinleşmiş boşanma ilamı ile davanın dayanağını oluşturan davalı kurum kontrol memuru raporunun dosya içerisinde bulunmadığı tespit edilmiştir. Yargılama sırasında nüfus müdürlüğünden istenen adres hareketlerine ilişkin verilere göre, davacı ve eski eşinin 1999 yılında boşanmalarına rağmen, 17/12/2006-14/07/2010 tarihleri arasında aynı yerleşim yerinde kayıtlı oldukları tespit edilmiş; seçim müdürlüğünden alınan seçmen kayıtlarının ise davacı ve eski eşinin yerleşim yerlerini karşılaştırmaya imkan verecek nitelikte olmadığı görülmüş, mahkemece davacı ve eski eşinin fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı hususunda kolluk marifetiyle araştırma yaptırılmadığı anlaşılmıştır. Mahkeme huzurunda dinlenen davacı tanıklarının, davacı ve eski eşinin boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşamadıklarını beyan ettikleri; davacı ve eski eşinin yerleşim yerleri itibari ile köy muhtarı ve azalarının kamu tanığı olarak beyanlarına başvurulmadığı tespit edilmiştir. Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.