Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.
davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili şirket ile akdetmiş olduğu 23.10.2014 tarihli bayilik mukavelesi ile 23.10.2019 tarihine kadar 5 yıl süre ile müvekkil şirketin bayiliğini üstlendiğini, diğer davalının ise iş bu bayilik mukavelesinin imzalandığı tarihte davalı şirketin ortağı ve aynı zamanda taraflar arasında imza edilen bayilik sözleşmesinin 50,000 Euro limitle müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunu, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi devam etmekte iken 03.04.2018 günü Aydın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası ile davalı işyerinde yapılan tespit işleminde; işyerinin dışında ve içinde sair bir firma olan ... firmasının tanıtıcı levha ve tabelalarının asılı olduğu, işyerinde ... firmasına ait olan markalar olan ... ve ... marka tüplerin satışa arz edildiğinin tespit edildiğini, davalının bu eylemlerinin bayilik sözleşmesine aykırılık teşkil etmekte olduğunu ve sözleşme md.26'ya göre müvekkili şirkete sözleşmeyi tek taraflı ve haklı olarak fesih hakkı verdiğini ve sözleşmeyi 09,04.2018 tarihli ihtarla feshettiklerini, davalı şirketin cevabi ihtarname göndererek, şirketin işyerini 30.03.2018 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile taşıdıklarını ve bunu müvekkiline bildirdiklerini, ayrıca işyerini yine LPG tüp işi ile uğraşan ...'nun kiraladığını, tespit yapılan adreste davalı şirketin bulunmadığını belirtmişlerse de; öncelikle limited şirketlerde ortaklar kurulu kararları, özellikle de adres değişikliği, temsilci tayini vb. kararların tümü tescile tabi olup bu hususta davalı şirketçe adres değişikliğinin ticaret sicilinde tescil ettirilmediğini, diğer yandan, davalı şirketin adres değişikliği hakkında müvekkili şirkete yapılmış yazılı bir bildirimin söz konusu olmadığını, davalının cevabi ihtarnamesinin sözleşme ile yüklendiği sorumluluklarından kurtulma gayesi güden afaki beyanlardan öteye geçmediğini, davalının keşide etmiş olduğu cevabi ihtarnamesine dayanak imza sirkülerinde dahi yazan adresin tespite konu adres olduğunu belirterek, sözleşmenin haklı sebeple feshine neden olan davalı şirket ve davalı kefilden sözleşmenin 28.maddesine göre talep hakkı olan 50.000 Euro cezai şart tutarından bilirkişi tarafından hesaplandığında ıslahla artırılmak üzere şimdilik dava tarihi itibari ile 100.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkememizce verilen süre içinde sunduğu 14.12.2018 tarihli dilekçesiyle davanın kısmi dava olduğunu açıklamıştır.