1. Ceza Dairesi 2023/6955 E. , 2025/3016 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/391 E., 2023/719 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2-(a) maddeleri gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi…
**1. Ceza Dairesi 2023/6955 E. , 2025/3016 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/391 E., 2023/719 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2-(a) maddeleri gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2020/42 Esas, 2022/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-(d), 35/2, 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/391 Esas, 2023/719 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, mağdurun yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözönünde tutularak, sanık hakkında makul oranda ceza tayini yerine yazılı şekilde alt sınırdan ceza belirlenmesinin aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle eleştirilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına, suç vasfının kasten yaralama olduğuna, sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine, sanığın cezasında takdiri indirim yapılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın, mağdurun oğlu olduğu, daha önce psikolojik rahatsızlıkları bulunan ve tedavi gören sanığın olay günü annesi ile tartışmasının ardından mutfakta kahvaltı hazırlayan annesine çekmeceden aldığı bıçakla saldırarak dört kez bıçakladığı, yaralanmalardan bir tanesinin batına nafiz olduğu ve yaşamsal tehlike geçirmesine neden olduğu olayda, 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın ikrara yönelen savunması, mağdur beyanı ve dosya kapsamındaki diğer delillerle saptandığı, sanığın öldürmeye elverişli bıçakla mağdurun hayati bölgelerini hedef alarak birden fazla kez bıçağı sapladığı, mağdurun yaşamının tehlikeye girdiği olayda, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile suç vasfının nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mağdurun yaralanmasına ilişkin hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu ve dosya kapsamında bu hususta eksik incelemenin söz konusu olmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığın şizofreni teşhisi ile Bakırköy Prof. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nde 11.10.2017- 01.11.2017 tarihleri arasında tedavi gördüğü, Silivri Ceza İnfaz Kurumu Hastanesince düzenlenen 19.09.2019 tarihli sağlık kurulu raporunda organik olmayan psikoz tanısı aldığı, Bakırköy Prof. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nce düzenlenen 25.09.2019 tarihli reçetede şizofreni tanısı ile ilaç yazıldığı, 06.08.2017 tarihinde işlediği kasten yaralama suçuna ilişkin düzenlenen ve inceleme konusu suça ilişkin aldırılan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunda yer verilen Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 01.11.2019 tarihli raporunda 28.10.2019 giriş-01.2019 çıkış tarihleri arasında yapılan muayene, müşahede ve tetkikler neticesinde ceza sorumluluğunu ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan Psikotik Bozukluk denilen akıl hastalığının tespit edildiği ve sanığın cezai ehliyetinin olmadığının bildirilmiş olduğu, yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27.11.2019 ve 22.10.2021 tarihli raporlarda ise sanığın ceza ehliyetinin tam olduğu yönünde görüş bildirilmiş olup sanık hakkında başka bir suça ilişkin olan ancak incelemeye konu suçun işlemesinden kısa bir süre sonra yatışı yapılarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesince düzenlenen raporda cezai sorumluluğunun bulunmadığı kanaatinin bildirilmiş olması, Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli ve 2019/151 Esas, 2021/273 Karar sayılı ilamıyla, Bakırköy Prof. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 25.11.2020 tarihli yazısı ekinde sanığın şizofreni tanısı ile tespit edilen rahatsızlığı sebebiyle 10.02.2019 tarihinde işlediği iddia edilen kasten yaralama suçu yönünden ceza sorumluluğunun olmadığının bildirilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 32/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/4-(b) maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığına ilişkin şüphenin giderilmesi bakımından sanığın önceki rapor ve tedavi evrakları da eklenerek tüm tahkikat dosyası ile birlikte gönderilmesi, muayenesi de yapılarak Adli Tıp 1. Üst Kurulundan rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabul ve uygulamaya göre de; 3. Mağdurun yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözönünde tutularak, sanık hakkında makul oranda ceza tayini yerine yazılı şekilde alt sınırdan ceza belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/391 Esas, 2023/719 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 307/5. maddesi uyarınca netice ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) maddesi uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.