(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/5842 E. , 2009/8187 K. "" Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (alacaklı) vekili, Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2008/927 Esas sayılı dosyasında, borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresini te…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/5842 E. , 2009/8187 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (alacaklı) vekili, Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2008/927 Esas sayılı dosyasında, borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresini terk edip başka bir şirket adı ile faaliyet gösterdiği yönünde duyumlar alarak gittikleri yerde, esnaftan sorarak tarif üzerine borçlunun adresi olarak gösterilen haciz mahalline gittiklerini,bu sırada hazır bulunan...’ün borçlu şirket ortağı...’in dışarıda olduğunu beyan ettiğini,aynı adrese borçlu hakkındaki başka takip dosyaları nedeni ile hacze gidilmesinin tesadüf olamayacağını, üçüncü kişi çalışanlarının borçlu şirket çalışanları olduğunu, mülkiyet karinesi açısından İİK’nun 97. maddesinin uygulanması gerektiğini” belirterek, davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı (üçüncü kişi) vekili, haczin yapıldığı adreste ilk kuruluşundan itibaren davacının faal olduğunu,haciz sırasında yapılan evrak aramasında borçlu adına düzenlenmiş hiçbir belgenin ele geçmediğini,davacı tarafın haciz tutanağına geçmemiş varsayıma dayalı iddialarda bulunduğunu, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olması nedeni ile ispat yükünün alacaklıya düştüğünü belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine (TK 35) rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; “İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu,istihkak iddiasının yerinde olmadığı" gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı (üçüncü kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin haciz sırasında ileri sürdüğü istihkak iddiasına yönelik, İİK’nun 99. maddesi uyarınca alacaklının açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir. Somut olayda dava konusu haczin yapıldığı yer, davalı üçüncü kişinin ticaret sicilde kayıtlı adresi olup, bu Yerin borçlu ile ilgisini gösterir bir tespitin de yapılmadığı, İİK’nun 8/1. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağı içeriğinden anlaşılmaktadır.Öte yandan haciz sırasında borçlu şirket ortakları da hazır değildir. Bu durumda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi üçüncü kişi yararına olup, mahcuzun borçluya ait olduğunu ve üçüncü kişi ile alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket edildiğini kanıtlama yükü alacaklı tarafa düşmektedir.