Başvuru, orman muhafaza memurluğuna atanmamasına dair işlem ve bu işlemin dayanağı tercih kılavuzuna karşı açılan davada hakkaniyete uygun karar verilmemesi ve uzun yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, orman muhafaza memurluğuna atanmamasına dair işlem ve bu işlemin dayanağı tercih kılavuzuna karşı açılan davada hakkaniyete uygun karar verilmemesi ve uzun yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/6/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) 2012/1 dönemi yerleştirme sonuçlarına göre Bursa'ya orman muhafaza memuru olarak yerleştirilmiştir. Fakat tercihlerinin internet üzerinden gönderildiği son gün itibarıyla mezuniyet şartını taşımadığı gerekçesiyle Orman ve Su İşleri Bakanlığı (Bakanlık) tarafından 6/9/2012 tarihli işlemle ataması yapılmamıştır. Başvurucunun 26/9/2012 tarihinde söz konusu Bakanlık işlemi ile bu işlemin dayanağı olan KPSS 2012/1 tercih kılavuzunun Tercihlerin Yapılması İçin Genel Bilgiler başlıklı maddesinin iptali talebiyle ilk derece olarak Danıştay Onikinci Dairesinde (Daire) açtığı dava 1/10/2014 tarihinde kısmen iptal kısmen ret kararıyla sonuçlanmıştır. Karar gerekçesinde, Tercih Kılavuzunda yer alan "tercihlerinin internet üzerinden gönderildiği son gün itibariyle mezun olma" zorunluluğu ile yerleştirmenin ve atamanın hizmet gereğine ve kamu yararına uygun olarak gerçekleştirilmesinin hedeflendiği bu sebeple Kılavuz hükmünde hukuka ve dayanağı olan üst norm kurallarına aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. Kararın başvurucunun atamasının yapılmamasına ilişkin kısmında ise final sınav sonuçlarının 20/6/2012 tarihi itibarıyla açıklandığına vurgu yapılarak bu tarih itibarıyla tüm derslerinden başarılı olduğu belirtilen başvurucunun mezun olmaya hak kazandığı ve atamasının yapılacağı tarih itibarıyla da diplomasını alarak idareye teslim ettiği gerekçesiyle atamasının yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir. ÖSYM ve Bakanlığın yaptığı temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (Kurul) 15/4/2015 tarihli kararıyla Daire kararının atamaya ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. Karar gerekçesinde, başvurucu gibi atama tarihinde mezun olabilecek olan, ancak Kılavuzun ve maddelerinde yer alan düzenleme nedeniyle tercihte bulunmayan adaylar yönünden eşitsizliğin ortaya çıkacağına dikkat çekilmiştir. Sonuç olarak Daire kararının başvurucunun atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmediği belirtilmiştir. Başvurucunun yaptığı karar düzeltme başvurusu üzerine Kurul 26/12/2016 tarihli kararıyla istemin reddine karar vermiştir. Daire, Kurulun bozma kararı üzerine 12/4/2018 tarihli kararıyla Kurulun belirttiği gerekçeyle davanın reddine hükmetmiştir. Başvurucunun yaptığı temyiz talebi Kurulun 14/3/2019 tarihli kararıyla reddedilerek Daire kararı onanmıştır. Yine başvurucu tarafından yapılan karar düzletme başvurusu da Kurulun 27/12/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar, başvurucuya 20/5/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 5/6/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.