Başvuru, gazeteci olan başvurucular hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, gazeteci olan başvurucular hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 30/3/2020, 2/4/2020 ve 17/4/2020 tarihlerinde yapılmıştır. Komisyon, başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. 2020/12050, 2020/13155, 2020/13156 numaralı başvurular incelenen başvuruyla birleştirilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucular Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Bölüm, başvurunun Genel Kurul tarafından incelenmesine karar vermiştir. A. Başvurulara Konu Tutuklamalar Süreci Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 27/11/2019 tarihinde İstanbul’da Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükûmeti arasında Güvenlik ve Askerî İş Birliği Mutabakat Muhtırası imzalanmış ve bu muhtıra 21/12/2019 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından 21/12/2019 tarihli ve 7199 sayılı Kanun'la kabul edilmiştir. Buna dayanarak Libya, Türkiye'den askerî yardım talep etmiş ve Libya'ya asker gönderilmesi konulu Cumhurbaşkanlığı tezkeresi TBMM'de 2/1/2020 tarihinde 1238 sayılı kararla kabul edilmiştir. Bu karar doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Libya'da görev almaya başlamıştır. Libya'ya gönderilen askerî birliklere yapılan saldırıda bazı Türk askerlerinin şehit edildiği Cumhurbaşkanı tarafından 22/2/2020 tarihli bir konuşmada dile getirilmiştir. Libya'da şehit verildiği kamuya açıklandıktan sonra soruşturma makamlarının tespitlerine göre Yeni Çağ gazetesi yazarı başvurucu Murat Ağırel, Twitter adlı sosyal medya hesabından 22/2/2020 tarihinde "Libya'da şehit olan ve birkaç şehidimiz var diyerek geçiştirilen, tören dahi yapılmadan defnedilen Case Officer meslek memuru kahraman şehitlerimizin isimleri ... dır." şeklinde paylaşımda bulunmuştur. Birgün gazetesi yazarı E.A.nın da 22/2/2020 tarihinde Twitter hesabından "Erdoğan bugün Libya’da birkaç şehit dedi. Kaynaklarımız ise saldırının sarsıcı olduğunu iddia ederek, 2 çok önemli MİT personeli ile TSK’den üst düzey bir komutanın öldüğü, bir MİT personelinin ise yaralandığı belirtiyor. Genel Kurmay’ın detaylı açıklama yapacağını umuyoruz." şeklinde paylaşımda bulunduğu belirtilmiştir. Yeni Yaşam isimli günlük gazete ve aynı gazetenin internet sitesinde 23/2/2020 ve 24/2/2020 tarihlerinde şehit Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensuplarıyla ilgili haber yapıldığı belirtilmiştir. 3/3/2020 tarihinde Oda TV isimli internet sitesinde H.K. adlı muhabir tarafından "Sessiz Sedasız Ve Törensiz Defnedilen Libya Şehidi Mit Mensubunun Cenaze Görüntülerine Oda Tv Ulaştı, Siyah Çelenkte Bakın Ne Yazıyor" başlığıyla bir haber yayımlanmıştır. Haberde ayrıca şehide ait fotoğraflara, şehidin mezarından ve cenaze töreninden fotoğraflara yer verilmiştir. Anılan haberler ve paylaşımlar üzerine MİT Başkanlığınca 4/3/2020 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) suç duyurusunda bulunulmuştur. Bu suç duyurusu üzerine Başsavcılık başvurucuların istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etme suçundan (1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun maddesinin üçüncü fıkrası) tutuklanmalarını talep etmiştir. İstanbul Sulh Ceza Hâkimliklerince yapılan sorguların ardından başvurucuların atılı suçtan tutuklanmalarına karar verilmiştir. Başvurucuların bu kararlara karşı yaptıkları itirazlar reddedilmiştir. Başvurular süresi içinde yapılmıştır.B. Bireysel Başvurulardan Sonraki Süreç Başsavcılığın 23/4/2020 tarihli iddianamesiyle başvurucuların 2937 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlanan suç ile 6/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinde tanımlanan devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama suçundan cezalandırılması istemiyle haklarında kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 7/5/2020 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2020/130 sayılı dosya üzerinden kovuşturma başlamıştır. 24/6/2020 tarihli duruşmada başvurucular Aydın Keser, Mehmet Ferhat Çelik ve Barış Terkoğlu'nun tahliyesine karar verilmiştir. Mahkeme 9/9/2020 tarihinde devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama suçundan başvurucuların beraatlerine, istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etme suçundan ise başvurucu Barış Terkoğlu'nun beraatine, başvurucular Aydın Keser, Mehmet Ferhat Çelik, Murat Ağırel'in 4 yıl 8 ay 7 gün, başvurucu Barış Pehlivan'ın ise 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme aynı tarihte başvurucular Murat Ağırel ve Barış Pehlivan'ın tahliyesine de karar vermiştir. Karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 28/1/2022 tarihinde istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiş ve hükümler kesinleşmiştir. Başvurucu Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu haksız tutuklandıkları iddiasıyla ağır ceza mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Söz konusu davalar İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 3/11/2020 tarihli, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 23/9/2020 tarihli kararlarıyla başvurucular hakkındaki davanın kesinleşmediği ve bu nedenle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ve devamı maddelerindeki yasal şartlar oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Barış Pehlivan'ın istinaf başvurusu temyiz yolu açık olmak üzere reddedilmiştir. Temyiz incelemesi bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla devam etmektedir. Barış Terkoğlu'nun istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş, bozma üzerine yeniden davanın reddine karar verilmiştir. Barış Terkoğlu'nun bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu temyiz yolu açık olmak üzere reddedilmiştir. Temyiz incelemesi bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla devam etmektedir. Başvurucu Murat Ağırel'in açtığı tazminat davası da 15/6/2021 tarihinde İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmiştir. Dava, istinaf aşamasında derdesttir.