Başvuru, zorla kaybedilme iddiası nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ve yakınların zorla kaybedilmesi ile ilgili olarak yetkili makamların hareketsiz kalması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, zorla kaybedilme iddiası nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ve yakınların zorla kaybedilmesi ile ilgili olarak yetkili makamların hareketsiz kalması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 20/6/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular 18/3/2017 tarihinde istihbarat görevlileri tarafından zorla kaybedildiği iddia edilen G.nin yakınlarıdır. G. istihbarat kurumunda çalışmaktayken Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyeleri ile irtibatı tespit edildiğinden 19/7/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılmış, 26/9/2016 tarihinde olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesi uyarınca kamu görevinden ihraç edilmiştir. UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) tarafından G. hakkında diğer şüphelilerle birlikte FETÖ/PDY üyeliği isnadıyla soruşturma açılmış, G. yönünden yürütülen soruşturma 7/12/2016 tarihinde tefrik edilerek bir başka numaraya kayden soruşturmaya devam edilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 28/10/2016 tarihinde nöbetçi sulh ceza hâkimliğinden G. hakkında adli kontrol kararı verilmesi talep edilmiştir. Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 8/10/2016 tarihinde diğer şüphelilerle birlikte G. hakkında yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirine karar verilmiştir. Başvurucuların başvuru formunda iddia ettiklerine göre G. 18/3/2017 tarihinde kız kardeşini ziyarete gitmekteyken dört sivil araç tarafından takip edildiğini fark etmiş, araçların model ve plakalarını bir kâğıda yazarak kendisine bir şey olması hâlinde bu bilgileri yetkili makamlara iletmelerini söyleyerek kâğıdı kız kardeşine vermiş ve kız kardeşinin evinden çıktıktan sonra zorla kaybedilmiştir. G.nin eşi olan başvurucu Funda Akdeniz Geçer 19/3/2017 tarihinde eşinin hayatından endişe ettiğini belirterek Polis Amirliğine kayıp başvurusunda bulunmuştur. G.nin babası olan başvurucu Mümtaz Geçer ise 20/3/2017 tarihinde Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına müşteki olarak beyanda bulunmuş, beyanında oğlunun kaybolduğunu, olayla ilgili olarak şüphelendiği birinin bulunmadığını bildirmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21/4/2017 tarihinde olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"... Yapılan soruşturmada, kayıp olan şahsın tüm aramalara rağmen bulunamadığı, Müştekinin şikayet konusunun kayıp olan eşinin bulunmasını talep ettiği, müştekinin eşinin emniyet müdürlüğünce arandığı, aranmasına devam edildiği, emniyet kayıtlarında da kayıp şahıs olarak geçtiği,Şu an itibariyle herhangi bir adli olay olmadığı, olduğu takdirde her an olaya emniyet ve ilgili savcılığın el koyacağı anlaşılmakla..." Başvurucuların karara karşı yaptıkları itiraz, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 16/1/2018 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucular ret kararını 5/6/2018 tarihinde öğrendiklerini beyan etmiş olup 20/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4/12/2020 tarihinde Anayasa Mahkemesine iletilen, başvurucular vekili tarafından tarih yazılmamış olarak sunulan ek dilekçeyle başvurucular; G.nin 14/7/2018 tarihinde Suriye'den ülkemize giriş yapma girişiminde bulunduğu gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri Sınır Hudut Birliği tarafından Hatay/Kumlu İlçe Jandarma Komutanlığına teslim edilerek gözaltına alındığını, 18/7/2018 tarihinde ise Savcılığa sevk edildiğini, ardından tutuklandığını, hâlen ceza infaz kurumunda tutuklu bulunduğunu, silahlı terör örgütüne üye olma ve devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etme suçlarından Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde (Ağır Ceza Mahkemesi) yargılandığını bildirmiştir. Dilekçede başvurucular ayrıca iddialarının yargılama sırasında diğer sanıkların anlatımlarıyla doğrulanması üzerine zorla kaybedilme ve bu süreçte yaşananlara dair yeniden Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın derdest olduğunu ifade etmiştir. Dilekçe üzerine UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde iddianamede G.nin istihbarat kurumunda görev yaparken FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasında da yer aldığı, mahrem öğrenci olarak örgüt üyeliği ve siyasal casusluk faaliyetlerinde bulunduğu iddialarına yer verildiği ve gerçekleştirdiği eylemlerin anlatıldığı tespit edilmiştir. G. hakkındaki müsnet suçlardan görülen Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama derdesttir.