1. Hukuk Dairesi 2010/11191 E. , 2010/13424 K. "" MAHKEMESİ : SİNOP ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı vasisi, davalı S.. Ö. tarafından H. E.'dan alınan vekaletneme ile 224 ada 67 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının diğer davalı A. İ. Ç.'a satıldığını, onun da arsa üzerine bina inşaatına başladığını, satıştan sonra H.'ye bedel verilmediğini, taşınmazın satışı sırasında H..'nin ehliyetsiz olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının i…
**1. Hukuk Dairesi 2010/11191 E. , 2010/13424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SİNOP ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı vasisi, davalı S.. Ö. tarafından H. E.'dan alınan vekaletneme ile 224 ada 67 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının diğer davalı A. İ. Ç.'a satıldığını, onun da arsa üzerine bina inşaatına başladığını, satıştan sonra H.'ye bedel verilmediğini, taşınmazın satışı sırasında H..'nin ehliyetsiz olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın 1/2 pay oranında H..adına tescilini olmazsa, 7.000.-YTL'nin vekalet görevini kötüye kullanan vekil S..'den tahsilini istemiş, yargılama sırasında H..'nin ölümü ile mirasçıları davayı takip etmişler, davalı S. hakkındaki davadan feragat etmişlerdir. Davalı A. İ.. Ç., taşınmazı iyiniyetle ve vekalete dayanarak satın aldığını satın aldıktan sonra 5 katlı bina inşa ettiğini, davalı S. davacının hissesine karşılık alınan bir adet daire ile 10.000.-YTL'yi iadeye hazır olduğunu, kendine ait payı da aynı şartlarla diğer davalıya sattığını bildirip, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece;"dava açan Velittin'in sonradan vasi olarak atanmış olması ve davayı takip etmesi eksikliğin giderildiği anlamını taşır, karar kesinleşmeden H..'nin ölümü ile vesayet son bulduğuna göre mirasçılarına tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması, toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı H. A.. tarafından açılan davanın HUMK.'nun 409.maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, S. aleyhine açılan davanın vazgeçme nedeniyle reddine, davalı A. İ. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar ve davalı S. Ö. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararından sonra yargılama sırasında ölen H..'nin 2659 Sayılı Yasanın 7 ve 16.maddesi hükmü uyarınca Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Dairesinden alınan raporla vekaletin veriliş tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmadığı saptanmış ise de, vekil aracılığıyla taşınmazı temellük eden davalı A.İ.'ın iyiniyetli müktesip olduğu benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere; kamu düzeniyle ilgili olan tapu sicillerinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilir olması), bir diğeri Hazine'nin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise sicil oluşumunun geçerli bir hukuki sebebe dayanması, başka bir ifadeyle sicilin illetten mücerret olmamasıdır. Hemen belirtilmelidir ki, sicilin geçerli bir hukuki sebebe dayanmaması halinde buna dair tescilin yolsuz tescil niteliğine dönüşeceği tartışmasızdır.