T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/939 KARAR NO : 2025/1828 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/02/2023 NUMARASI : 2021/684 Esas - 2023/73 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/12/2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/02/2023 tarih 2021/684 Es…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/939 KARAR NO : 2025/1828 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/02/2023 NUMARASI : 2021/684 Esas - 2023/73 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 17/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/12/2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/02/2023 tarih 2021/684 Esas 2023/73 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, müvekkili şirkete ait .... plakalı araç, İzmir/Karabağlar Yeşillik Caddesi istikametinden gelerek Volkan Koçyiğit Bulvarını takiben Dostluk Bulvarı istikametine doğru kırmızı ışıkta beklediği sırada,28.10.2020 tarihinde aynı istikamette seyir halinde bulunan ve plakası .... plakalı araç ön tarafı ile müvekkil aracına arka taraftan çarptığını, bu çarpmanın etkisi ile müvekkilinin aracı sürüklenerek ön kısımları ile bir önünde bulunan .... plakalı araca çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, trafik kazasının oluşmasına sebebiyet veren .... plakalı araç sürücüsü aracı ile birlikte olay yerini terk ettiğini, müvekkili şirkete ait .....plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybının İzmir 13.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/140 D.İş. sayılı dosyası ile tespit ettirildiğini ve tespit dosyasına verilen raporda; KDV dahil 20.400,00 TL hasar bedeli, 3.000,00 TL değer kaybı ve 15 günlük onarım süresince 150,00 TL günlük kiralamada üzerinden 2.250,00 TL kazanç kaybı tespit edildiğini, dava konusu ve müvekkil şirkete ait ..... plakalı araçta oluşan hasar bedeli değer kaybı ödenmesi hususunda, KEP üzerinden başvuru yapıldığını, sigorta şirketince cevap verilmediğini, sonrasında da 2021/4229 sayılı Büro dosya numarası ile arabuluculuk sistemine başvuruda bulunulmadığını, arabuluculuk görüşmesi neticesinde taraflar anlaşamamış ve bu durum 2021/81749 sayılı arabuluculuk son tutanağı ile imza altına alındığını belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL hasar bedeli, 1.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 11.000,00 TL alacağın hasar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline; arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesisinin 16/2-c maddesi gereğince 1.080,00 TL Arabuluculuk taraf vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri (Hasar Tespit masraf ve vekalet ücretininden de yargılama giderlerine dahil edilerek) vekalet ücretinin de davalı şirketten tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, meydana gelen kaza sonucu tutulan kaza tespit tutanağına göre davacı yana ait araç sürücüsü kırmızı ışıkta duraklarken ..... plakalı aracın (iddiaya göre) ön kısımları ile davacıya ait araca çarptığını, davacı yana ait aracında çarpmanın etkisi ile önündeki dava dışı ..... plakalı araca çarptığı iddia ve beyan edildiğini, öncelikle olay yerine gelen polisler ..... plakalı aracı bizzat görmemişler tarafların beyanları doğrultusunda tutanağı tutuklarını, bu durumda hem iddia edilen sigortalı ...... plakalı aracın kazaya karışıp karışmadığı hem de kazaya sebeple olan aracın sigortalı araç olup olmadığı belirsizliğini koruduğunu, sigortalı araç kazaya karışmış olsa dahi, kazanın oluş şeklinin farklı olabileceğini, davacı yana ait araç önündeki araca çarpmış sonrasında ise sigortalı araç duramayak davacı yana ait araca çarpmış olabileceğini. Yahut kazanın sıcaklığı ile araç plakası hatalı alınmış olabileceğini buna benzer belirsizlikler varken, hukuka uygun ve hakkaniyetli bir karar verilemeyeceğini, davacı tarafa ait araç sürücüsünün kendi beyanları doğrultusunda tutmuş olduğu kaza tutanağı ve anlatımı ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu bu sebeple tazminat ödemekle yükümlü olduğunu iddia ettiğini, davacı taraf hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden davanın usulden reddine, kusur durumunun tespitine yarar somut veri olmadığından davanın usulden reddine, Aksi Halde, araç tarafımıza gösterilmediğinden tarafımıza usulüne uygun bir başvuru yapılmamış sayılmasından davanın usulden reddine, iddia ve talep edilen hasar onarım bedelinin incelenmesi için konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmasına, araç kaza tarihi itibarı ile anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre hesaplama yapılmasına, 20.03.2020 tarihin ve 31074 sayılı resmi gazate’de yayımlanan “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” uygulanmasına, değer kaybı yönünden bilirkişi İncelemesi yapılması halinde dosyanın; 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası genel şartları uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesine, avans faizi talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 28/10/2020 tarihli trafik kazasında ..... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 20.116,00 TL hasar bedeli ile 3.000,00 TL değer kaybının bulunduğu görülmekle davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, kazaya sigortalının neden olduğuna dair dosya kapsamında yapılan incelemenin yerinde ve yeterli olmadığı, ispatın davacıda olmasına rağmen bu hususun ispatlanamadığı, bu kapsamda talep konusu tazminatlara yönelik davacı yanın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi gerekmesine rağmen bu hususta herhangi bir inceleme yapılmamasının yerinde olmadığı, davacının masraflarının ispatına yönelik bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, onarım bedeli talebine ilişkin itirazların karşılanmadığı, davalı adına yansıtma faturası düzenlenmemiş olduğundan davacının zararının KDV sine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gibi değer kaybı hesaplamasının genel şartlardaki kritere göre yapılmamasının hatalı olduğu hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, 28/10/2020 tarihinde davacı adına kayıtlı ..... plaka sayılı araç ile davalı yana ZMMS'li .... plaka sayılı araçların karışmış olduğu trafik kazasından kaynaklı hasar ve değer kaybı tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilecek olmasına, dava açılmadan önce davalıya usulüne uygun başvuru yapılmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. - 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. - 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih 2014/4531 E. - 2014/3704 K.) gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.), değer kaybı tazminatının aracın kaza tarihindeki el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değeri arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesine, aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el bedelinin piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesine, zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, trafik kazasından kaynaklı hasar ve değer kaybı zararı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ..... A.Ş. istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı .... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 1.579,05-TL'den peşin alınan 394,77-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.184,28-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 17/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.