1. Hukuk Dairesi 2010/3899 E. , 2010/4272 K. "" MAHKEMESİ : AKÇAABAT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılara ait 166 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürüp, kıyıda kalan kısmın tapusunun iptaline karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçe…
**1. Hukuk Dairesi 2010/3899 E. , 2010/4272 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKÇAABAT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılara ait 166 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürüp, kıyıda kalan kısmın tapusunun iptaline karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptal ve sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafa ait dava konusu 166 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 28.4.1981 tarihinde kesinleştiği eldeki davanın ise, 5.11.2007 tarihinde açıldığı kayden sabittir. Bilindiği üzere, 14 Mart 2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Kadastro Yasası’nın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dâhil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır.” cümlesi ve aynı Yasa’nın 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Yasa’ya “Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindeki geçici 10. madde eklenmiştir. Somut olayda, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçtiği açıktır. 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup, kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece davanın her aşamasında res'en gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır. Özellikle, bu hususlar gözetilerek davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı hazine vekilinin diğer temyiz itirazı yerinde değildir, reddine,