Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/6196 E. , 2024/4755 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6196 Karar No : 2024/4755 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. ... Başmüdürlüğüne ba…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/6196 E. , 2024/4755 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6196 Karar No : 2024/4755 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. ... Başmüdürlüğüne bağlı Bulancak PTT Merkezi Müdürlüğünde idari hizmet sözleşmesi ile dağıtıcı olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen soruşturma neticesinde hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. Yüksek Disiplin Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının mesleki bilgi ve tecrübesi de dikkate alındığında; dağıtılması için kendisine teslim edilmiş olan gönderilerden bir kısmını yakılacak torbaya yerleştirdiği, torbanın yakılması öncesinde ve sırasında yardımda bulunduğu, bu eylemini 26/01/2016 tarihinde tekrarladığının tanık ifadeleri ve kamera kayıtları ile ortaya konulduğu, yapılan soruşturma neticesinde hizmet sözleşmesine aykırı hareket ettiğinin sabit olduğu; ayrıca, davacının eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirtilen, yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamına da girdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı hakkında disiplin cezasına konu fiiller nedeniyle görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçlarından yapılan yargılama neticesinde, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, davacıya isnat edilen aynı fiiller disiplin hukuku kapsamında ele alındığında; hakkında isnat edilen fiillerin sübuta erdiği görülmekle birlikte, davacının anılan fiillerinin ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle, 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının somut olayda gerçekleşmediği göz önüne alındığında; davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de sözleşmeli personel olduğu gözetilerek hizmet sözleşmesinin feshedilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacıya isnat edilen eylemlerin sabit olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. ... Başmüdürlüğüne bağlı ... PTT Merkezi Müdürlüğünde posta torbalarının yakılmakta olduğunun tespit edilmesi üzerine gerekli inceleme yapılarak... tarihli ön inceleme raporu hazırlanmış, konunun müfettiş marifetiyle soruşturulması gerektiği belirtilerek Genel Müdürlüge iletilmiş, Genel Müdürlük tarafından konunun tüm yönleriyle soruşturulmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı olur verilmesi üzerine başlatılan disiplin soruşturması neticesinde muhakkik tarafından, davacının 28/12/2015 tarihinde dağıtılması için kendisine teslim edilmiş gönderilerden bir kısmını yakılacak torbaya yerleştirmesi, 30/12/2015 tarihinde dağıtılması için kendisine teslim edilmiş gönderilerden bir kısmını dağıtıcı A.G vasıtasıyla yakılacak torbaya yerleştirtmesi, 30/12/2015 tarihinde hizmetli A.M'nin yakma eylemini gerçekleştirmesi öncesi ve sırasında A.M'ye yardım etmesi eylemlerinden ötürü 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 44. maddesi ile 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, getirilen teklif doğrultusunda Posta ve Telgraf Teşkilâtı A.Ş. Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı dava konusu kararıyla davacının hizmet sözleşmesinin feshedilmiş, anılan cezaya yapılan itirazın Posta ve Telgraf Teşkilâtı A.Ş. Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde; "Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller sayılmış, (E) bendinde Devlet memurluğundan çıkarma cezası, bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmak olarak tanımlanmış, aynı bendin (g) alt bendinde memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilinin bu hallerden olduğu belirtilmiştir. 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 44. maddesinde; "Teşebbüs veya bağlı ortaklıklardaki hizmetlerin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla sözleşmeli personelin görevleri ile ilgili kusurlu hareketleri, iş yerinde veya dışında teşebbüs ve bağlı ortaklıkla ilgili mevzuata aykırı davranışları nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması hariç verilmesi gereken disiplin cezaları ile disiplin cezası vermeye yetkili merciler ve disiplin kurulları hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde teşebbüs veya bağlı ortaklık memurlarının tabi olduğu hükümler uygulanır. Ancak, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller için sözleşme ücretinden kesme cezası, aylıktan kesme cezası esaslarına göre uygulanır." hükmüne, 45. maddesinde; "Teşebbüs veya bağlı ortaklıklarda çalışan sözleşmeli personelin sözleşmesi aşağıdaki hallerde feshedilir: a) İzinsiz veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın kesintisiz 5 gün veya bir sözleşme dönemi içinde kesintili 10 gün göreve gelmemek, b) İşe alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının anlaşılması veya bu şartlardan birinin sonradan kaybedilmesi, c) Görev veya görev yerinin değişmesi halinde belirlenen süre içinde mücbir bir sebep olmaksızın yeni görevine başlamamak, d) Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarda bulunmak, e) Sicil ve başarı değerlendirmeleri birbirini izleyen iki sözleşme döneminde (D) düzeyinde olmak, f) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak. İstek, yaş haddi, malüllük veya sicil sebeplerinden biri ile emekliye ayrılma hallerinde sözleşme sona erer." hükmü, 48. maddesinde de; "Sözleşmenin feshini gerektiren disiplin cezalarının kesinleşmesi teşebbüs veya bağlı ortaklık yönetim kurullarının kararına bağlıdır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre, disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Kişi/kişiler hakkında soruşturma emri verilmesi, bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda olayın değerlendirilmesi, soruşturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir. Bakılan olayda, soruşturma için alınan ... tarih ve ... sayılı olurda bir kısım personelin isimleri yer almakla birlikte davacının isminin ve isnat edilen fiilinin açıkça yer almadığı, soruşturma devam ederken yapılan tespit üzerine davacının da ifadesi alınarak soruşturma raporunda Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, ancak bu soruşturma yapılırken davacı hakkında herhangi bir ek olurun da alınmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacı hakkında soruşturma oluru veya ek olur alınmaksızın yapılan soruşturma neticesinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan; sonradan, 30/04/2021 tarih 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlem tarihi itibarıyla uygulanma olanağı bulunmayan; ancak, karar gerekçesiyle paralel yönde düzenleme getiren; Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin "Muhakkikin çalışma usulü" başlıklı 29. maddesinin ikinci fıkrasında da "Muhakkik, soruşturma konusu fiil veya hâl dışında disipline aykırı yeni bir fiil veya hâl tespit ederse kendiliğinden soruşturma yapamaz. Durumu disiplin amirine yazılı olarak bildirir. Kendisine yazılı olarak ek soruşturma görevi verildiği takdirde bu konularda da soruşturma yapabilir." düzenlemesiyle ek soruşturma oluru alınması zorunluluğuna yer verilmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ....-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 06/11/2024 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu olayda, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi ... Başmüdürlüğüne bağlı ... PTT Merkezi Müdürlüğünde posta torbalarının yakılmakta olduğunun tespit edilmesi üzerine hazırlanan 28/01/2016 tarihli ilk mütalaa raporunda; kamera görüntülerinin izlemesinde merkezin hemen hemen tüm dağıtıcı personelinin olaydan haberdar olduğu ve bazı dağıtıcı personelin yakılacak torbaya gönderi koyduğu, olayı yönlendirici davranışlarının olduğunun gözlemlendiği bildirilmiş, ardından 12/02/2016 tarihli ön inceleme raporu hazırlanmış, konunun müfettiş marifetiyle soruşturulması gerektiği belirtilerek Genel Müdürlük makamına iletilmiştir. Genel Müdürlük Makamı tarafından verilen 29/02/2016 tarihli ve 1143 sayılı olur ile konunun tüm yönleriyle soruşturulması talimatı verilmiştir. 28/01/2016 tarihli ilk mütalaa raporunda merkezin hemen hemen tüm dağıtıcı personelinin olaydan haberdar olduğu ya da iştiraki bulunduğu yönündeki tespiti gözetildiğinde ... tarihli ve ... sayılı Genel Müdürlük olurunda konunun tüm yönleri ile soruşturulması yönündeki emrin olaya dahil olan tüm dağıtıcı personelin soruşturulması yönündeki bir irade açıklaması olduğu ve kamera görüntülerden fiile iştirak ederek dahil olduğu anlaşılan davacının da soruşturulması gerektiği tabidir. Dosyadaki bilgi ve belgeler, kamera kayıtları ve ... PTT Merkezi Müdürlüğünde görevli kişilerin ifadelerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden; 26/01/2016 tarihinde posta torbalarının yakılmakta olduğunun tespit edilmesi üzerine başlatılan tahkikat sonrasında ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunun tanzim edildiği, soruşturma kapsamında kamera kayıtları incelenmesi neticesinde 26/01/2016 tarihindeki olayın yanı sıra 28/12/2015-30/12/2015 tarihlerindeki davacının eylemlerinin de soruşturmaya dahil edildiği, bu tarihlere ilişkin kamera kayıtları incelendiğinde; 28/12/2015 tarihinde davacının U.M isimli kişi ile beraber dağıtım odasında kendi cihet masasında bulunan gönderileri malzeme odasından çıkarılan sarı posta çuvalına doldurduğu ve bu çuvalın yine malzeme odasına kaldırıldığı, 30/12/2015 tarihinde davacının hizmetli A.M ile iki sarı posta çuvalını malzeme odasından çıkarıp merkezin arka çıkış kapısından götürdüğü, davacının cihet kasasından aldığı beyaz renkli gönderi balyasını çuvalın içine attığının görüldüğü, bu tarihlere ilişkin ifadeler incelendiğinde; hizmetli A.M'nin ifadesinde; davacının arka holde bulunan malzeme deposunda sarı çuvallarda zamanı geçmiş iade faturalar var, gereksiz kağıtlar ve çöp var, bunları atalım dediğini, kendisinin de bu çöpler kağıt parçası ise aşağı kalorifere götürelim yakılsın dediğini, bu torbalardan bir torbasını sürükleyerek aşağıya kazanın olduğu yere kadar götürdüğünü, arkasından davacının da bir torbayı sürükleyerek getirdiğini, götürdüğü torbayı kalorifer kazanının önüne döktüğünde reklam amaçlı broşürler, çöp sayılacak kağıtlar ve iade TürkTelekom faturaları ve başkaca kayıtsız gönderi türlerinin olduğunu, genelde gönderi üzerinde iade yazısı olduğunu, davacının getirdiği torbadaki kağıtları da yere döktüğünü ve hemen hemen yarısından fazlasını yanmakta olan kalorifer kazanına kendisinin koyduğunu, diğer kalanını da kalorifer kazanının önüne bıraktığını, davacının kendisinden önce oradan ayrıldığını beyan ettiği, davacının ifadesinde ise; günü geçmiş kayıtsız gönderilerin alıcılarına götürülerek idarenin zor durumda kalmasını istemediğini, dağıtılmaması gerekenleri hizmetli A.M'nin çöp torbası diye götürdüğü diğer torbanın peşi sıra bodrum kata indirdiğini, depoya bırakılacağını zannederek oradan ayrıldığı beyanında bulunduğu, soruşturma raporunda; çuvalın içindekilerin iade Türk Telekom gönderisi olduğu beyan edilse de çuvalların tamamen dolu olduğu, posta gönderisinin ya alıcısına teslim edileceği ya da göndericisine iade edileceği, kazan dairesine veya depoya kaldırma gibi bir usulün olmadığının belirtildiği, dolayısıyla davacının kendisine zimmetli olan gönderilerin bir kısmını koyduğu çuvalın yakılacağını bildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının mesleki bilgi ve tecrübesi de dikkate alındığında, dağıtılması için kendisine teslim edilmiş olan gönderilerden bir kısmını yakılacak torbaya yerleştirdiği, torbanın yakılması öncesi ve sırasında yardımda bulunduğunun tanık ifadeleri ve kamera kayıtları ile ortaya konulduğu, yapılan soruşturma neticesinde hizmet sözleşmesine aykırı hareket ettiği sabit olduğu, ayrıca davacının eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirlenen yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamına da girdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle karara katılmıyorum.