TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BARUT TUR İZM MÜŞAVİRLİK GIDA T İCARET LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/12722) Karar Tarihi: 30/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 11/8/2021-31565 Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucu : Barut Turizm Mü şavirlik G ıda Ticaret Ltd. Şti. Vekili : Av. Pelin ÜSTÜNER I
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BARUT TUR İZM MÜŞAVİRLİK GIDA T İCARET LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/12722) Karar Tarihi: 30/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 11/8/2021-31565 Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucu : Barut Turizm Mü şavirlik G ıda Ticaret Ltd. Şti. Vekili : Av. Pelin ÜSTÜNER I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, çevre mevzuat ına ayk ırılık gerekçesine dayal ı olarak verilen idari para cezas ına tekerrür hükümlerinin uygulanmas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 17/4/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 38. Antalya'n ın Konyaalt ı ilçesi Alt ınkum Mahallesi'nde faaliyet gösteren başvurucu Şirketin işlettiği barda 1/8/2015 tarihinde yap ılan ölçümde yönetmelikte belirtilen standartlar ın üzerinde gürültü yap ıldığından bahisle 14/8/2015 tarihli i şlemle 9/8/1983 tarihli ve 2872 say ılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci f ıkras ının (h) bendi uyar ınca 23.249 TL idari para cezas ı verilmesine karar verilmi ştir. Ayn ı işletmede 20/2/2016 tarihinde yap ılan ölçümde ise yönetmelikte belirtilen standartlar ın üzerinde gürültü yap ıldığından ve fiil tekerrür etti ğinden bahisle bu kez 11/3/2016 tarihli i şlemle 2872 say ılı Kanun'un 20. maddesinin birinci f ıkras ının (h) bendi uyar ınca 49.092 TL idari para cezas ı verilmesine yönelik işlem tesis edilmi ştir. 9. Başvurucu; özellikle 1/8/2015 tarihli ilk idari para cezas ı işleminin usulüne uygun şekilde tebli ğ edilmedi ği, bu suretle ilgili para cezas ına yönelik itiraz ve savunm a haklar ının k ısıtland ığı, usulüne uygun bir idari yapt ırım karar ı ve tebliği mevcut de ğilken tekerrür hükümlerinin uygulanmas ının mümkün olamayaca ğı iddialar ıyla 11/3/2016 tarihli ikinci para cezas ı işleminin iptali istemiyle Antalya 4. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) 13/4/2016 tarihinde dava açm ıştır. 10. Mahkeme 15/12/2016 tarihli karar ıyla dava konusu i şlemin iptaline hükmetmi ştir. Karar ın gerekçesinde özetle ilk idari para cezas ı işleminin ba şvurucu Şirketin adresine tebli ğe ç ıkar ıldığı, belirtilen adreste Şirket kapal ı olduğu için tebligat ın yap ılamad ığı, bunun üzerine tebligat ın yap ılmas ı için tebli ğ mazbatas ının Alt ınkum Mahallesi Muhtarl ığına gönderildi ği ve ba şkaca bir tebligat ın dava dosyas ında bulunmad ığının görüldü ğü, bu nedenle ilk para cezas ı işleminin 11/2/1959 tarihli ve 7201 say ılı Tebligat Kanunu hükümleri uyar ınca usulüne uygun şekilde tebli ğ edilip idari yönden kesinleşmeden ikinci verilen cezada tekerrür hükümleri uygulanamayaca ğından tesis edilen dava konusu i şlemde hukuka uyarl ık bulunmad ığı kanaatine var ıldığı belirtilmi ştir. 11.İdare, karara kar şı istinaf yoluna ba şvurmuştur. Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 11/1/2018 tarihinde istinaf ba şvurusunun kabulüne ve davan ın reddine kesin olarak karar vermi ştir. 12. Bölge İdare Mahkemesi karar ında; mevzuat uyar ınca tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için daha önceden verilen cezalar hakk ında yarg ısal anlamda kesinle şmeni n şart olmad ığı, yaln ızca kanunun belirledi ği süre içinde daha önceden verilmi ş bir cezan ın varl ığının yeterli bulundu ğu değerlendirilmi ştir. Somut olayda davaya konu para cezas ının başvurucuya tebli ği ile başvurucunun ilk kesilen idari para cezas ından haberdar oldu ğu ve 19/12/2017 tarihli ara karar ına 9/1/2018 havale tarihli dilekçe ile verilen cevapta, ba şvurucu Şirketin banka kay ıtlar ına konan haciz neticesinde ilk ceza bedelinin 16/8/2017 tarihli vergi dairesi al ındısı ile ödendi ğinin belirtildi ği bildirilmi ştir. Dava dosyas ında yer alan bilgi ve belgelerden ilk ceza karar ının usulüne uygun tebli ğ edilmedi ği görülmekle birlikte davaya konu ceza karar ının tebliği ile ilk ceza karar ından haberdar olan ve bu cezay ı ödeyen başvurucunun an ılan ceza karar ını davaya konu yapmad ığı gözönünde bulunduruldu ğunda usulüne uygun düzenlenen tutanakla yönetmelikte belirtilen standartlar ın üzerinde gürültü yapt ığı tespit edilen ba şvurucuya tekerrür hükümleri uygulanarak verilen idari para cezas ında hukuka ayk ırılık bulunmad ığı sonucuna ula şıldığı ifade edilmi ştir. 13. Nihai karar 19/3/2018 tarihinde ba şvurucu vekiline tebli ğ edilmiştir. 14. Başvurucu 17/4/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 4IV.İLGİLİ HUKUK A.İlgili Mevzuat 15. 2872 say ılı Kanun'un "Gürültü" kenar başlıklı 14. maddesi şöyledir: "Kişilerin huzur ve sükununu, beden ve ruh sa ğlığını bozacak şekilde ilgil i yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titre şim oluşturulmas ı yasakt ır. Ulaşım araçlar ı, şantiye, fabrika, atölye, i şyeri, eğlence yeri, hizmet binalar ı ve konutlardan kaynaklanan gürültü ve titre şimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara indirilmesi için faaliyet sahipleri taraf ından gerekli tedbirler al ınır." 16. 2872 say ılı Kanun un " İdari nitelikteki cezalar" kenar başlıklı 20. maddesinin birinci f ıkras ının (h) bendi şöyledir: "Bu Kanunun 14 üncü maddesine göre ç ıkar ılan yönetmelikle belirlenen önlemler i almayan veya standartlara ayk ırı şekilde gürültü ve titre şime neden olanlara, konutlar için 400 Türk Liras ı (1.461 TL), ula şım araçlar ı için 1.200 Türk Liras ı (4.412 TL), i şyerleri ve atölyeler için 4.000 Türk Liras ı (14.740 TL), fabrika, şantiye ve e ğlence gürültüsü için 12.000 Türk Liras ı (44.245 TL) idarî para cezas ı verilir." 17. 2872 say ılı Kanun'un "Fiillerin tekrar ı" kenar başlıklı 23. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda belirtilen idarî para cezalar ı, bu cezalar ın verilmesini gerektiren fiilleri n işlenmesinden itibaren üç y ıl içinde birinci tekrar ında bir kat, ikinci ve müteakip tekrar ında iki kat art ırılarak verilir." 18. 2872 say ılı Kanun'un 25. maddesinin birinci ve ikinci f ıkralar ı ise şöyledir: "Bu Kanunda öngörülen idarî yapt ırımlar ın uygulanmas ını gerektiren fiillerle ilgili olarak yetkili denetleme elemanlar ınca bir tutanak tanzim edilir. Bu tutanak denetlem e elemanlar ının bağlı bulundu ğu ve idarî yapt ırım karar ını vermeye yetkili mercie intika l ettirilir. Bu merci, tutana ğı değerlendirerek gerekli idarî yapt ırım karar ını verir. İdarî yapt ırım karar ı, 11/2/1959 tarihli ve 7201 say ılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre idar î yapt ırım karar ını veren merci taraf ından ilgiliye tebli ğ edilir. İdarî yapt ırım kararlar ına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava aç ılabilir. Dava açm ış olmak idarece verilen cezan ın tahsilini durdurmaz." B. Anayasa Mahkemesi Karar ı 19. Anayasa Mahkemesinin 20/5/2010 tarihli ve E.2009/51, K.2010/73 say ılı karar ı şöyledir: "213 say ılı Vergi Usul Kanunu'nun 'Tekerrür' ba şlıklı 339. maddesinde, vergi ziya ına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolay ı ceza kesilen ve cezas ı kesinleşenlere, cezan ın kesinleştiği tarihi takip eden y ılın başından başlamak üzere vergi ziya ında beş, usulsüzlükte iki y ıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziya ı cezas ının yüzde elli, usulsüzlük cezas ının yüzde yirmibe ş oran ında art ırılmak suretiyle uygulanaca ğı kural ı getirilmiştir. Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 5Anayasa'n ın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden bir i 'belirlilik'tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem ki şiler hem de idare yönünde n herhangi bir duraksamaya ve ku şkuya yer vermeyecek şekilde aç ık, net, anla şılır ve uygulanabilir olmas ı, ayr ıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalar ına karşı koruyucu önle m içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle ba ğlant ılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yapt ırımın veya sonucun ba ğland ığını, bunlar ın idareye hangi müdahale yetkisini do ğurduğunu bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine dü şen yükümlülükleri öngörebilir ve davran ışlar ını ayarlar. Hukuk güvenli ği, normlar ın öngörülebilir olmas ını, bireylerin tüm eylem v e işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaç ınmas ını gerekli k ılar. Anayasa'n ın 38. maddesinin ilk f ıkras ında, 'kimse, kanunun suç saymad ığı bir fiilden dolay ı cezaland ırılamaz' denilerek 'suçun yasall ığı', üçüncü f ıkras ında da 'ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur' kural ına yer verilerek 'cezan ın yasall ığı' ilkesi benimsenmi ştir. An ılan maddede ayr ıca, kimseye suçu i şlediği zaman kanunda o suç için konulmu ş olan cezadan daha a ğır bir ceza verilemeyece ği kural a bağlanm ıştır. Anayasa hukukunun temel ilkelerinden olan suç ve cezada yasall ık, ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini olu şturmaktad ır. Bu ilke, ayn ı zamanda temel hak ve özgürlükler i en geniş biçimiyle gerçekle ştirip güvence alt ına almakla yükümlü hukuk devletinin de esas ald ığı değerlerden olup, uluslararas ı hukukta ve insan haklar ı belgelerinde de özel bir yer e ve öneme sahip bulunmaktad ır. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ili şkin kurallar, ceza hukukunun ana ilkeleri ile Anayasa'n ın konuya ili şkin kurallar ı başta olmak üzere, ülkenin sosyal, kültürel yap ısı, etik değerleri ve ekonomik hayat ın gereksinmeleri göz önüne al ınarak saptanaca k ceza politikas ına göre belirlenir. Yasa koyucu, cezaland ırma yetkisini kullan ırken toplumda hangi eylemlerin suç say ılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza yapt ırımı ile karşılanacağı, nelerin a ğırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabul edilebilece ği ve ceza sistemini tamamlayan müesseseler konusunda takdir yetkisine sahiptir. Bu yetki, vergi suç v e cezalar ı bak ımından da geçerlidir. Ceza hukukunda 'tekerrür' müessesesi, bir ceza mahkumiyetine kesin olarak u ğrayan bir kimsenin, yeniden suç i şlemesi halinde Ceza Kanunu kar şısındaki kişisel durumunu tan ımlar. Tekerrür müessesesinin vergi suç ve cezalar ı bak ımından gözetilmesi ve verg i suçlar ında tekerrür halinde vergi cezalar ının özel olarak belirlenmesi yasa koyucunun takdir yetkisi alan ında bulunmaktad ır. Hukuka ayk ırı bir eylemin tekerrürü halinde verilecek cezan ın art ırılmas ı, daha önc e verilen cezan ın ıslah edici olmad ığı ve failin suç i şleme konusundaki ısrar ının daha ağır bir cezay ı gerektirdi ği düşüncesinden do ğmaktad ır. Bununla birlikte, faile tekerrür nedeniyle daha ağır bir ceza verilebilmesi, bir ba şka deyişle failin ıslah olmad ığının ve suç i şleme konusundaki ısrar ının ortaya konulabilmesi için, hukuka ayk ırı bir eylemi failin birden ço k kere gerçekle ştirmiş olmas ı tek başına yeterli olmay ıp, tekerrüre esas al ınan eylemi nedeniyle daha önce cezaland ırılmış olmas ına rağmen bu tarihten sonra ayn ı eylemde tekrar bulunmuş olmas ı gerekmektedir. Belirli bir kesinlik içinde yasada hangi eyleme hangi hukuksal yapt ırımın bağland ığının bireyler taraf ından bilinmesi ve eylemlerin sonuçlar ının öngörülebilmesi Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 6gerektiğinden, hukuka ayk ırı bir eylemde bulundu ğu tarih itibariyle hakk ında daha önc e verilen bir ceza bulunmayan ki şinin daha sonraki bir tarihte alm ış olduğu bir cezan ın esa s alınarak ve tekerrür hükümleri uygulanarak cezas ının art ırılmas ı hukuk devleti ilkesine uygun bulunmamaktad ır. Suçu i şlediği tarihte henüz mükerrir olarak kabulü mümkün olmayan ki şiye tekerrür hükümlerinin uygulanmas ı, suç ve cezalar ın yasall ığı ilkesine de ayk ırılık oluşturacakt ır. Vergi ziya ı cezas ı ve usulsüzlük cezas ı kesilen ki şilere, bu cezalar ın kesinleştiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde tekrar vergi ziya ı cezas ı ya da tekrar usulsüzlük cezas ı kesilmesi durumunda cezalarda art ırım uygulanaca ğını öngören itiraz konusu kuralda ise tekerrür hükmüne esas al ınacak sonraki eylemin her halde ilk eylem için verilen cezan ın kesinleşme tarihinden sonraki bir tarihte gerçekle şmiş olmas ı gerektiği tabiidir. Bu nedenle , kural belirsiz ve öngörülemez de ğildir ve kural ın suç ve cezalar ın yasall ığı ilkesine ayk ırı olduğundan da söz edilemez." C. Dan ıştay İçtihad ı 20. Dan ıştay Ondördüncü Dairesinin 4/2/2015 tarihli ve E.2013/4341, K.2015/857 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "...Dosyan ın incelenmesinden; davac ı şirkete ait i şletmede 28.05.2011 tarihinde yap ılan denetimde gürültü ölçümü yap ıldığı, gürültü düzeyinin 04.06.2010 tarih ve 27601 say ılı Çevresel Gürültünün De ğerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeli ği kriterleri üzerinde tespit edilmesi üzerine 2872 say ılı Çevre Kanununun 14, 20/h. maddeleri uyar ınca 08.06.2011 tarih ve 2011/1135 say ılı Belediye Encümeni karar ı ile 17.094.-TL idari para cezas ı verildiği, 23.07.2011 tarihinde yap ılan takip denetiminde, ilk encümen karar ında belirtilen ses yal ıtım önlemlerinin al ınmad ığının, canl ı müzik izni olmaks ızın canl ı müzik faaliyetine devam edildi ğinin, Çevresel Gürültünün De ğerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeli ği kriterlerinin sa ğlanmad ığının tespit edilmesi üzerine dava konusu 03.08.2011 tarih ve 2011/1478 say ılı Belediye Encümen karar ı ile 2872 say ılı Çevre Kanununun 23. maddesi uygulanmak suretiyle daha önce verilen idari para cezas ı bir kat art ırılarak 34.188,-TL idari para cezas ı verilmesi ve bu idari para cezas ının tahsili amac ıyla 19.09.2011 tarihli ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine bak ılan davan ın aç ıldığı anlaşılmaktad ır. Doktrinde kabul edilen tan ıma göre tekerrür; bir ceza yapt ırımına uğrad ıktan sonra yeniden suç i şleyen kimsenin durumudur. Bu durumdaki kimselere 'mükerrir' denilmektedir. Kanunlar, mükerrirlere, ilk suçludan daha fazla ceza verilmesini emrettiklerinden, onlar ın işledikleri suçun cezas ı artt ırılarak verilmektedir. Bu artt ırman ın nedeni, o kimselerin evvelce de suç i şlemiş olmalar ıdır. Dolay ısıyla tekerrür hükmünün uygulanabilmesi için failin daha önce cezaland ırılmış olmas ı gerekli ve yeterlidir. Yukar ıda yer verilen 2872 say ılı Kanunun 23. maddesi uyar ınca; an ılan Kanunda düzenlenen idari para cezalar ında tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayn ı nitelikteki fiilden dolay ı daha önceden verilmi ş bir para cezas ının bulunmas ı ve söz konus u para cezas ının ilgilisine tebli ğ edilerek idari yönden kesinle şmiş olmas ı yeterli olup, ayn ı zamanda yarg ısal yönden kesinle şmiş olmas ının gerekmedi ği, mevzuatta da böyle bi r koşulun aranmad ığı aç ıktır. Bu durumda, dava konusu para cezas ında tekerrür hükümlerinin uygulanmas ı açısından hukuka ayk ırılık bulunmad ığından, belirtilen gerekçeyle dava konusu i şlemleri n iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktad ır." Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 7V.İNCELEME VE GEREKÇE 21. Mahkemenin 30/6/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 22. Başvurucu; suçlar ın cezas ının tekerrür hükümleri uyar ınca art ırılabilmesi için önceki suçun cezas ının kesinle şmiş olmas ı gerektiğini, ilk idari para cezas ı işleminin mevzuata uygun şekilde taraf ına tebliğ edilmedi ğini ve bu nedenle tekerrür hükümlerinin uygulanamayaca ğını, uyuşmazl ığa konu olan cezan ın mal varl ığını etkileyen bir mahiyette olduğunu, Bölge İdare Mahkemesi karar ında hukuki isabet bulunmad ığını belirterek adil yarg ılanma ve mülkiyet haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 23. Anayasa n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz. 24. Anayasa Mahkemesi tekerrür uygulamas ına ilişkin olarak norm denetiminde verdiği kararda, hukuka ayk ırı bir eylemin tekerrürü hâlinde verilecek cezan ın art ırılmas ının daha önce verilen cezan ın ıslah edici olmad ığı ve failin suç i şleme konusundaki ısrar ının daha ağır bir cezay ı gerektirdi ği düşüncesinden do ğduğunu belirtmi ştir. Faile tekerrür nedeniyle daha ağır bir ceza verilebilmesi için hukuka ayk ırı bir eylemi failin birden çok kere gerçekleştirmiş olmas ının tek başına yeterli olmad ığına, failin tekerrüre esas al ınan eylemi nedeniyle daha önce cezaland ırılm ış olmas ına rağmen bu tarihten sonra ayn ı eylemde tekra r bulunmuş olmas ı gerektiğine değinilmiştir. Belirli bir kesinlik içinde yasada hangi eyleme hangi hukuksal yapt ırımın bağland ığının bireyler taraf ından bilinmesi ve eylemlerin sonuçlar ının öngörülebilmesi gerekti ğinden, hukuka ayk ırı bir eylemde bulundu ğu tarih itibar ıyla hakk ında daha önce verilen bir ceza bulunmayan ki şinin daha sonraki bir tarihte alm ış olduğu bir ceza esas al ınarak ve tekerrür hükümleri uygulanarak cezas ının art ırılmas ının hukuk devleti ilkesine uygun olmad ığı vurgulanm ıştır (bkz. 19). 25. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Somut olayda ba şvurucu, ad ına tesis edilen idari para cezas ı işleminde tekerrür hükümleri yanl ış değerlendirilerek davan ın reddedilmes i nedeniyle mal varl ığının etkilenmesinden şikâyet etmektedir. Bu nedenle ba şvurucunun belirtilen ihlal iddialar ının tümü mülkiyet hakk ı kapsam ında incelenmi ştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 26. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 82. Esas Yönünden a. Mülkün Varl ığı 27. Somut olayda idari para cezas ı uygulanmas ı neticesinde ba şvurucudan tahsil edilen paran ın başvurucunun mal varl ığına dâhil oldu ğu ve verilen idari para cezas ıyla başvurucunun mal varl ığından eksilmeye yol aç ıldığı kuşkusuz oldu ğuna göre bu paran ın başvurucu aç ısından mülk teşkil ettiği aç ıktır (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Orhan Gürel , B. No: 2015/15358, 24/5/2018, 43; Mustafa Ta ş, B. No: 2017/23968, 31/10/2018, 35). b. Müdahalenin Varl ığı ve Türü 28. Anayasa'n ın 35. maddesinin birinci f ıkras ında herkesin mülkiyet hakk ına sahip olduğu belirtilmek suretiyle mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına yer verilmi ş, ikinci fıkras ında da mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahalenin çerçevesi belirlenmiştir. Maddenin ikinci f ıkras ında genel olarak mülkiyet hakk ının hangi ko şullarda s ınırlanabilece ği belirlenmekle ayn ı zamanda mülkten yoksun b ırakma nın şartlar ının genel çerçevesi de çizilmiştir. Maddenin son f ıkras ında ise mülkiyet hakk ının kullan ımının toplum yarar ına ayk ırı olamayaca ğı kurala ba ğlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullan ımını kontro l etmesine ve düzenlemesine imkân sa ğlanm ıştır. Anayasa'n ın diğer baz ı maddelerinde de devlet taraf ından mülkiyetin kontrolüne imkân tan ıyan özel hükümlere yer verilmi ştir. Ayr ıca belirtmek gerekir ki mülkten yoksun b ırakma ve mülkiyetin düzenlenmesi, mülkiyet hakk ına müdahalenin özel biçimleridir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 55-58). 29. Somut olayda ba şvurucunun idari para cezas ı ile cezaland ırılmas ı yoluyla yap ılan müdahalenin mülkiyet hakk ına müdahale te şkil ettiği kuşkusuzdur. Söz konusu müdahaleyle çevrenin korunmas ı ve çevre mevzuat ına ayk ırılıklar ın yapt ırımlarla engellenmesi amaçlanmaktad ır. Bu durumda ba şvuru konusu olayda ba şvurucu Şirketin idari para cezas ı ile cezaland ırılmas ı yoluyla yap ılan müdahalenin sonuçlar ı yan ında özellikle amac ı dikkate al ındığında mülkiyetin kamu yarar ına kullan ılmas ının kontrol edilmesine ilişkin kural çerçevesinde incelenmesi gerekir (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Mars Sinema Turizm ve Sportif Tesisler İşletmeciliği A.Ş., B. No: 2017/23849, 10/10/2018, 48; Mustafa Ta ş, 38). c. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 30. Anayasa n ın 13. maddesi şöyledir: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. i. Genel İlkeler 31. Anayasa'n ın 35. maddesinin ikinci f ıkras ında, mülkiyet hakk ının ancak kamu yarar ı amac ıyla kanunla s ınırlanabilece ği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakk ına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gerekti ği ifade edilmi ştir. Öte yandan temel hak ve Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 9özgürlüklerin s ınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'n ın 13. maddesi de hak ve özgürlüklerin ancak kanunla s ınırlanabilece ğini temel bir ilke olarak benimsemi ştir. Buna göre mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalelerde dikkate al ınacak öncelikli ölçüt, müdahalenin kanuna dayal ı olmas ıdır (Ford Motor Company , B. No: 2014/13518, 26/10/2017, 49). 32. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yap ılacak müdahalelerin ve s ınırland ırmalar ın kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlar ından biridir ( Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, 60). 33. Hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin ön koşullar ındand ır. Kişilerin hukuki güvenli ğini sağlamay ı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi hukuk normlar ının öngörülebilir olmas ını, bireylerin tüm eylem ve i şlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaç ınmas ını gerekli k ılar (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013; E.2014/183, K.2015/122, 30/12/2015, 5). Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin he m kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve ku şkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anla şılır ve uygulanabilir olmas ını, ayr ıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalar ına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013; E.2010/80, K.2011/178, 29/12/2011). 34. Anayasa da münhas ıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda kanunun temel esaslar ı, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemi ş olmas ı gerekmektedir (AYM, E.2016/150, K.2017/179, 28/12/2017, 57). 35. Hukuk kurallar ının ne şekilde yorumlanaca ğı veya birden fazla yorumunun mümkün oldu ğu durumlarda bu yorumlardan hangisinin benimsenece ği derece mahkemelerinin yetkisinde olan bir husustur. Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuruda derece mahkemelerince benimsenen yorumlardan birine üstünlük tan ımas ı veya derece mahkemelerinin yerine geçerek hukuk kurallar ını yorumlamas ı bireysel ba şvurunun amac ıyla bağdaşmaz ( Mehmet Arif Madenci , B. No: 2014/13916, 12/1/2017, 81). 36. Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı öncelikle şeklî manada bir kanunun varl ığını zorunlu k ılar. Şeklî manada kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) taraf ından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun ad ı alt ında ç ıkar ılan düzenleyici yasama işlemidir. Mülkiyet hakk ına müdahale edilmesi ancak yasama organ ınca kanun ad ı alt ında çıkar ılan düzenleyici i şlemlerde müdahaleye imkân tan ıyan bir hükmün bulunmas ı şart ına bağlıdır. TBMM taraf ından ç ıkar ılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün bulunmamas ı mülkiyet hakk ına yap ılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun b ırak ır (Ali H ıdır Akyol ve diğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, 56). 37. Kanunun varl ığı kadar kanun metninin ve uygulamas ının da bireylerin davran ışlar ının sonucunu öngörebilece ği ölçüde hukuki belirlilik ta şımas ı gerekir. Bir di ğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik ko şulunun sa ğlan ıp sağlanmad ığının tespitinde önem arz etmektedir ( Necmiye Çiftçi ve di ğerleri , B. No: 2013/1301, 30/12/2014, 55). Bu bağlamda müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı, iç hukukta müdahaleye ili şkin yeterince ulaşılabilir ve öngörülebilir kurallar ın bulunmas ını gerektirmektedir ( Türkiye İş Bankas ı A.Ş., 44). Kanunilik unsuru yönünden de ğerlendirme yap ılırken derece mahkemelerince müdahaleye imkân tan ıyan kanun hükümlerinin yorumu ve bu hükümlerin olaya uygulanmas ı Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 10bariz takdir hatas ı ya da aç ık keyfîlik içermedi ği sürece bu alanda bir inceleme yap ılmas ı bireysel ba şvurunun amac ıyla bağdaşmaz. Ancak derece mahkemelerinin müdahaleye imkân tan ıyan kanun hükmünü aç ık bir biçimde hatal ı yorumlad ıklar ı ve uygulad ıklar ının tespiti hâlinde müdahalenin kanunilik temelinden yoksun oldu ğu sonucuna ula şılabilir ( Ramazan Atay, B. No: 2017/26048, 29/1/2020, 29). ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 38. Somut olayda ba şvurucu hakk ında, taraf ına ait işletmede 20/2/2016 tarihinde yap ılan denetimde yönetmelikte belirtilen standartlar ın üzerinde gürültü yap ıldığının tespit edildiği ve fiilin tekerrür etti ğinden bahisle 49.092 TL idari para cezas ı uygulanmas ına ilişkin 11/3/2016 tarihli i şlem tesis edilmi ştir. Başvurucunun tekerrüre temel olan ilk eylemi nedeniyle tesis edilen idari para cezas ı işleminin 1/8/2015 tarihli denetim uyar ınca tesis edilen 14/8/2015 tarihli i şlem olduğu, bununla birlikte uyu şmazl ığa konu idari para cezas ı işleminin tesis edildi ği tarih itibar ıyla tekerrüre temel olan ilk para cezas ı işleminin başvurucuya usulüne uygun şekilde tebli ğ edilmedi ği anlaşılmaktad ır. Başvurucu Mahkeme nezdinde iptal davas ı açarken tekerrüre dair uygulaman ın aç ıkça hukuka ayk ırı olduğundan yak ınm ıştır. 39. Mahkemece, ilk para cezas ı işleminin usulüne uygun şekilde tebli ğ edilip idari yönden kesinle şmeden verilen ikinci cezada tekerrür hükümleri uygulanamayaca ğı gerekçesiyle idari para cezas ı işleminde hukuka uyarl ık bulunmad ığı kanaatine var ılm ış ( 10), söz konusu karara kar şı yap ılan istinaf ba şvurusu ise Bölge İdare Mahkemesince kabul edilerek davan ın reddine hükmedilmi ştir. Bölge İdare Mahkemesi tekerrür uygulamas ına ilişkin yorumunda, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için daha önceden verilen cezalar hakk ında yarg ısal anlamda kesinle şmenin şart olmad ığı ve yaln ızca kanunun belirledi ği süre içinde daha önceden verilmi ş bir cezan ın varl ığının yeterli bulundu ğunu ifade ederek tekerrür hükümlerinin uygulanmas ı suretiyle tesis edilen idari para cezas ı işlemini hukuka uygun bulmuştur (bkz. 12). 40. Başvurucu ad ına tesis edilen ilk idari para cezas ı işleminin usulüne uygun şekilde tebli ğ edilmedi ği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktad ır. Uyuşmazl ık, idari para cezas ında tekerrür hükümlerinin ne şekilde uygulanabilece ği hususundan kaynaklanmaktad ır. 41. Yukar ıda al ıntısı yap ılan 2872 say ılı Kanun hükümlerinde, idari yapt ırım karar ının 7201 say ılı Kanun hükümlerine göre idari yapt ırım karar ını veren merci taraf ından ilgilisine tebliğ edileceği ve idari yapt ırım kararlar ına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava aç ılabileceği belirtilmi ştir. İlgili hukuk k ısm ında al ıntısı yap ılan Dan ıştay karar ında da tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için ayn ı nitelikteki fiilden dolay ı daha önceden verilmi ş bir para cezas ının bulunmas ı ve söz konusu para cezas ının ilgilisine tebli ğ edilerek idari yönden kesinle şmiş olmas ı gerektiği ifade edilmektedir. Anayasa Mahkemesi de norm denetimi karar ında, tekerrür hükmüne esas alınacak sonraki eylemin her hâlde ilk eylem için verilen cezan ın kesinleşme tarihinden sonraki bir tarihte gerçekle şmiş olmas ı gerektiğinin tabii oldu ğunu vurgulam ıştır. Bu bağlamda yasa lafz ında, idari para cezas ının ilgilisine usulüne uygun şekilde tebli ğ edilere k itiraz imkân ının sağlanmas ı gerektiğinin belirtildi ği, yerleşik yarg ısal yaklaşımda ise idari para cezas ına yönelik tekerrür uygulamas ı için söz konusu para cezas ının ilgilisine tebli ğ edilerek idari yönden kesinle şmiş olmas ının şart koşulduğu görülmektedir. Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 1142. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi, ba şvurucunun tekerrür uygulanan ikinci idari para cezas ı işleminin tebli ği ile birinci para cezas ı işleminden haberdar oldu ğu, birinci cezaya ili şkin ödemeyi yapt ığı ve bu uyu şmazl ığa yönelik herhangi bir dava açmad ığı gerekçesiyle davay ı reddetmi ş ise de Anayasa Mahkemesinin norm denetimi karar ında da belirtildiği gibi hukuka ayk ırı bir eylemin tekerrürü hâlinde verilecek cezan ın art ırılmas ının nedeni, daha önce verilen cezan ın ıslah edici olmad ığı ve failin suç i şleme konusundaki ısrar ının daha a ğır bir cezay ı gerektirdi ği düşüncesinden do ğmaktad ır. Somut olayda ise tekerrürün uyguland ığı sırada başvurucunun ilk cezadan haberdar olmad ığı ve dolay ısıyla kanunda tekerrür için öngörülen ıslah amac ının söz konusu olamayaca ğı aç ıktır. 43. Buna göre ba şvurucuya usulüne uygun tebli ğ edilmiş herhangi bir para cezas ı işlemi bulunmaks ızın ikinci para cezas ı işleminde tekerrüre dair uygulaman ın kanuni dayanağının Bölge İdare Mahkemesince makul ve yeterli bir gerekçe ile ortaya konulamad ığı görülmektedir. Bu hâliyle ilgili Kanun'un somut olayda belirli ve öngörülebilir bir şekilde uygulanmad ığı anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla idari para cezas ı işlemine tekerrür uygulamas ı ile başvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin öngörülebilir bir kanuni dayana ğının bulunmad ığı değerlendirilmi ştir. Var ılan sonuca göre müdahalenin me şru bir amac ının veya ölçülü olup olmad ığının değerlendirilmesine gerek görülmemi ştir. 44. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 45. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 46. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yarg ılama yap ılmas ına hükmedilmesi ve 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi talebinde bulunmu ştur. 47. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 48. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 12mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 49.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 50.İncelenen ba şvuruda idari para cezas ına tekerrür hükümlerinin uygulanmas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 51. Bu durumda mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 52.İhlal tespitinin yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından ayr ıca tazminat a hükmedilmesine gerek görülmemi ştir. 53. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, Başvuru Numaras ı: 2018/12722 Karar Tarihi : 30/6/2021 13B. Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine iletilmek üzere Antalya 4. İdare Mahkemesine (E.2016/473, K.2016/1313) GÖNDER İLMESİNE, D. Tazminata ili şkin talebin REDD İNE, E. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 30/6/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN