20. Hukuk Dairesi 2016/1982 E. , 2016/6433 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 01/10/2015 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.06.2016 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ile diğer taraftan davalı ... vekili Av. ... ... ve davalı ... ... vekili Av. Işıl ... ... geldiler, baş…
**20. Hukuk Dairesi 2016/1982 E. , 2016/6433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 01/10/2015 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.06.2016 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ile diğer taraftan davalı ... vekili Av. ... ... ve davalı ... ... vekili Av. Işıl ... ... geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü; K A R A R Davacı vekili, 12.04.2013 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... ilçesi, ... mahallesi, Parseller mahallesi, 1 pafta 1279 sayılı parselde kayıtlı 30.000,00 m²'lik yerin 1967 yılından beri zilyedi olduğunu, dava konusu parselin yanında müvekkilinin 26 ve 27 numaralı tapulu parsellerinin bulunduğunu, dava konusu parselin evveliyatı orman olmadığı halde haksız olarak orman statüsüne sokulduğunu, ancak, 2002 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda bu yanlışlığın fark edilerek orman arazisi vasfından çıkarıldığını, müvekkilinin 2/B arazisi olan taşınmazı bedelini ödeyerek satın almak için ... başvurduğunda, ... taşınmazı 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesine dayanarak kendi adına tescil ettirdiğini öğrendiğini, taşınmazın hiçbir zaman orman vasfında olmaması nedeni ile bu taşınmazla ilgili yapılan orman vasfını kazandırma ve orman dışına çıkarma işlemlerinin geçersiz olduğunu, bir an için orman vasfından çıkarma işleminin geçerli olduğu düşünülse dahi taşınmazın, 6831 sayılı Orman Kanununa göre 2/B statüsünde olduğu için zilyetlik ile kazanılabileceğini, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının 1967 yılından beri taşınmazda zilyet olan davacı lehine 1987 yılı itibari ile oluştuğunu, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesinin ikinci fıkrasına göre orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin sahipleri adına tescil edilmesi gerektiğini, zira ilgili fıkrada orman statüsünde çıkarılan özel ormanların dahi sahipleri adına tescilini düzenlemiş olup, aynı şekilde arsa ve tarlaların da sahipleri adına tescili gerektiğini, 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinde hukuk devletinin bir gereği olarak vatandaşların devlete olan güveninin devamının sağlanması adına tapuda ... adına kayıtlı taşınmazların terkin ve bu taşınmazların gerçek sahibi olan kişiler lehine tescilini düzenlediğini, müvekkilinin uzun yılllardır arazinin etrafını beton kazık ve tel örgü ile çevirerek içine sebze ektiğini, meyve ağaçları diktiğini, 1972 yılından beri düzenli olarak emlak vergisini ödediğini, 1987 yılı itibari ile geriye etkili olarak malik olduğunu belirterek, dava konusu arsanın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.