Başvurucular, tutukluluklarının kanunda öngörülen azami sınırı aşması nedeniyle hukuka aykırı hâle geldiğini, ayrıca tutukluluğun devamına ilişkin kararların gerekçelerinin yetersiz olduğunu ileri sürerek Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
Başvurucular, tutukluluklarının kanunda öngörülen azami sınırı aşması nedeniyle hukuka aykırı hâle geldiğini, ayrıca tutukluluğun devamına ilişkin kararların gerekçelerinin yetersiz olduğunu ileri sürerek Anayasa’nın maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir. Başvurular, 20/8/2014 tarihinde Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 26/11/2014 tarihinde 2014/14201 sayılı başvurunun, aynı Bölüm Üçüncü Komisyonunca da 31/10/2014 tarihinde 2014/14196 sayılı başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyaların Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Yapılan incelemede; konu bakımından aynı nitelikte olmaları nedeniyle 2014/14201 numaralı başvurunun 2014/14196 numaralı başvuru üzerinde birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesi ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, haklarında yürütülen soruşturma kapsamında Büyükçekmece Sulh Ceza Mahkemesinin 31/5/2006 tarih ve 2006/5 sorgu sayılı kararıyla kasten insan öldürme suçundan tutuklanmışlardır. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 18/10/2010 tarih ve E.2006/295, K.2010/370 sayılı kararı ile tasarlayarak kasten insan öldürme suçundan müebbet, kasten yaralama suçundan ise 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve tutukluluk hallerinin devamına karar verilmiştir. Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi, 15/3/2012 tarih ve E.2012/754, K.2012/1845 sayılı kararla hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bozma kararı üzerine yeniden başlanan yargılamada Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi 7/11/2012 tarih ve E.2012/212, K.2012/302 sayılı kararla dava dosyasının İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2006/146 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 19/11/2013 tarihli kararıyla Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin birleştirme kararının kaldırılmasına karar vermesi üzerine dosya, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/19 sırasına kaydedilmiştir. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi E.2014/19 sayılı dosyada 8/1/2014 tarihli tensip zaptı ve 10/2/2014, 24/3/2014, 8/5/2014, 3/7/2014, 16/7/2014, 22/8/2014 ve 15/9/2014 tarihli oturumlarda başvurucuların tutukluluk hallerinin devamına karar vermiştir. Kararların gerekçesi şu şekildedir: “Sanıklar Oğuz SORGUÇ, … ile Nedim SORGUÇ'un üzerilerine atılı nitelikli şekilde kasten insan öldürme suçunu işlediklerine dair otopsi tutanağına, Adli Tıp Morg İhtisas Dairesi raporuna, tanık anlatımlarına, ölü muayene tutanağına, maktulün resimlerine, olay yeri inceleme raporuna, olay yeri ve olayın gerçekleştiği araç fotoğraflarına, şikayetçi anlatımlarına, katılan anlatımlarına dayanan somut olguların tespit edilmiş olması nedeniyle genel tutuklama nedeni olan kuvvetli suç şüphesinin varlığına ilişkin tutuklama sebebinin varlığının tespit edilmiş olması ve halen bu tespitin devam ediyor olması, Sanıkların serbest bırakılmaları halinde firar edip saklanacaklarına dair özel tutuklama nedeninin varlığının saptanmış olması, Keza serbest bırakılmaları halinde sanıkların delilleri değiştireceklerine dair somut olguların saptanmış olması nedeniyle özel tutuklama nedeninin varlığının tespit edilmiş olması, Atılı suçun CMK.nın 100/3 üncü maddesinde sayılan katalog suçlardan olması ve iş bu suçlar açısından kanunun tutuklama sebebinin varlığını CMK.nın 100/3 ncü maddesinde kanuni karine olarak var kabul etmesinden kaynaklanan özel tutuklama sebebinin varlığı, Sanıkların tutuklama yerine bir adli kontrol yükümlülüğü altına konulmalarının, bu kurumun sanıkların ihtiyarına bağlı olarak işlemesi, sanıkların dilediğinde bu kurumun kurallarına riayet etmeme iktidarlarının bulunuyor olması ve yukarıda izah edildiği üzere bu kurallara riayet edecekleri yönünde mahkememizde vicdani kanaatin oluşmaması nedeniyle sanıklar hakkında adli kontrol altına alınma tedbirinin yeterli görülmemesi nedenleriyle; Ve sanıkların üzerilerine atılı nitelikli şekilde kasten insan öldürme suçunun ihtiva ettiği cezanın alt ve üst sınırları gözetilerek tutuklama tedbirine müracaat etmede ölçüsüzlükte görülmediğinden, Sanıklar Oğuz SORGUÇ, … ile Nedim SORGUÇ'un nitelikli şekilde kasten insan öldürme suçundan dolayı CMK.nın 100 üncü ve müteakip maddeleri gereğince tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına,” Başvurucular, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin 16/7/2014 tarihli celsesinde verilen tutukluluk halinin devamına ilişkin karara itiraz etmiş, ancak itiraz Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin 5/8/2014 tarih ve 2014/1441 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir: “Sanıkların üzerlerine yüklenen nitelikli şekilde kasten insan öldürme ve yaralama suçlarının vasıf ve mahiyetine, mahkemelerin kararında gösterilen gerekçelere göre kararda usul ve yasaya aykırı bir durum görülmediğinden itirazın reddine …” Başvurucular 20/8/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. UYAP sisteminde Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi E.2014/19 sayılı dosyasının incelenmesinde: Silivri 6 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 7/3/2014 tarihli Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine yönelik yazılan yazıda başvurucu Oğuz Sorguç hakkındaki Büyükçekmece Sulh Ceza Mahkemesinin 31/5/2006 tarih ve 2006/5 sorgu sayılı tutuklama kararının infazına 19/12/2013 tarihinde başlanıldığı belirtilmiş, Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 14/3/2014 tarihli yazısında ise başvurucu Nedim Sorguç’un İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 4/5/2006 tarih ve 2006/21 sorgu sayılı sayılı tutuklama müzekkeresinden İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2013 tarih ve E.2006/146 sayılı yazısı ile tahliye edilmesi üzerine Büyükçekmece Sulh Ceza Mahkemesinin 31/5/2006 tarih ve 2006/5 sorgu sayılı tutuklama müzekkeresinin infazına 19/12/2013 tarihinde başlanıldığı belirtilmiştir. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi 26/9/2014 tarih ve E.2014/19, K.2014/414 sayılı kararla başvurucuların kasten yaralamaya azmettirme suçundan beraatlarına, tasarlayarak insan öldürme suçundan ise müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve tutukluluk hallerinin devamına karar vermiştir. Gerekçeli kararda başvurucular hakkında çıkartılan tutuklama müzekkeresinin 19/12/2013-26/9/2014 tarihleri arasında infaz gördüğü belirtilmiştir. UYAP sisteminde yapılan sorgulamada başvuru ile ilgili kararın temyizi üzerine Yargıtay’da derdest olduğu tespit edilmiştir.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83), …” Aynı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.” 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi şöyledir:“1) Kasten öldürmesuçunun; a) Tasarlayarak, İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmışmüebbet hapis cezası ile cezalandırılır.”