11. Ceza Dairesi 2016/2051 E. , 2016/3442 K. "" Sanık hakkında 231 sayılı Vergi Usul Yasasına aykırılık suçlarından yapılan yargılama sonucunda; ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.09.2011 tarihli hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine, 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin Dairemizin 26.12.2014 gün ve 2012/23835 esas, 2013/22493 karar sayılı bozma kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2015 gün ve 11-2012/2…
**11. Ceza Dairesi 2016/2051 E. , 2016/3442 K.** **"İçtihat Metni"** Sanık hakkında 231 sayılı Vergi Usul Yasasına aykırılık suçlarından yapılan yargılama sonucunda; ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.09.2011 tarihli hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine, 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin Dairemizin 26.12.2014 gün ve 2012/23835 esas, 2013/22493 karar sayılı bozma kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2015 gün ve 11-2012/24015 sayılı yazısı ile 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik 308. maddesi uyarınca itirazda bulunulması üzerine dosya yeniden okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay Başsavcılığının itirazının, sanık hakkında şartları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasının aleyhe temyiz olmaması durumunda da eleştiri konusu yapılmayıp, bu hususun bozma nedenleri arasına yazılması gerektiğine ilişkindir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/10-71 esas-2007/98 karar, 2012/2-1491 esas-2013/313 karar, 2012/9-1447 esas-2013/628 karar, 2013/1-323 esas-2014/18 karar, 2013/8-120 esas-2014/209 karar ve 2013/8-451 esas-2015/6 karar sayılı ve bir çok kararında açıklandığı üzere; “1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 320. maddesinde; “Yargıtay, temyiz dilekçesi ile layihasında irad olunan hususlar ile temyiz talebi usule ait noksanlardan dolayı olmuş ise temyiz dilekçesinde bu cihete dair beyan edilecek vakıalar hakkında tetkikler yapabileceği gibi hükme tesiri olacak derecede kanuna muhalefet edilmiş olduğunu görürse talepte mevcut olmasa dahi bu hususu tetkik eder”, 321. maddesinde ise; “Yargıtay, aleyhine itiraz olunan hükmü hangi cihetten kanuna muhalif görmüşse o cihetten bozar. Hükmün bozulmasına sebep olan Kanuna muhalefet keyfiyeti, bu hükme esas olarak tespit edilen vakıalarda olmuş ise bu muameleler dahi aynı zamanda bozulur” hükümleri yer almaktadır. Temyiz nedenini oluşturacak hukuka aykırılıklar Kanunun 307 ve 308. maddelerinde gösterilmiştir. CMUK'nun 307. maddesinin 1. fıkrasında, "Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur" denildikten sonra 2. fıkrasında, "Hukuki bir kaidenin tatbik edilmemesi yahut yanlış tatbik edilmesini" kanuna muhalefet olarak belirtilmiş, 308. maddesinde ise sekiz bent halinde gösterilen hususlarda kanuna "mutlaka muhalefet" edilmiş sayılacağı kabul edilmiştir. Maddi hukuka aykırılıkların nelerden ibaret oldukları kanunda gösterilmemiş ise de bunların, kurulacak hükmün niteliğini etkileyen ve sonuç doğuran maddi hukuka aykırılıklar olduğunda tereddüt bulunmamaktadır.