T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1391 Esas KARAR NO : 2025/1492 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya ü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1391 Esas KARAR NO : 2025/1492 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: takibe konu senette geçerli bir düzenleme tarihinin bulunmadığını, 01/01/20015 olarak yazılmış olmasına rağmen takip alacaklısı tarafından kötüniyetli olarak tanzim tarihinin 01/01/2005 olarak yazıldığını, bedel kısmı TL olarak yazılmış olmasına rağmen üzerinde oynama yapılarak Amerikan Dolarına çevrildiğini, senet üzerindeki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, rakamla bedelin 70.000 olarak yazılmış olmasına rağmen davacı müvekkiline ait olmayan el yazısı ise “Riken” Amerikan Doları gibi ibarelerin eklendiğini, müvekkilinin soyadının ... olmasına rağmen yanılgıya düşülerek ... olarak yazıldığını, senedin ön yüzündeki imzaların da bariz şekilde birbirinden farklı olduğunu, bononun tanzim tarihi 01/01/2005 olarak belirlenmiş iken vadi tarihin 01/03/2020 olarak belirlendiğini, bu kadar uzun vadeli borç verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, son olarak 01/01/2005 tarihi itibariyle paradan 6 sıfır atıldığını, tanzim tarihi olarak belirlenen tarih YTL geçilmesi tarihine denk geldiğini, bonoya eklenen pulun 250.000 TL bedelli olduğunu, fotokopi evrak üzerindeki pulun tarihi okunamasa da pulun YTL olmaması da senet üzerindeki tahrifatı gösterdiğini, davalının bu açık delillere rağmen davalının alacaklı takibini hukuka aykırı şekilde kesinleştirdiğini belirterek davanın kabulü ile icra takibi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötüniyetli olarak takip başlatmış olması nedeniyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: ispat külfetinin borçluda olduğunu, senet üzerinde “nakden” kaydının bulunduğunu, borçlu olunmadığının ispatının yazılı delillerle yapılmasının gerektiğini, takibe konu senedin kambiyo senedi vasfında olduğunu, davacı tarafın iddiasında kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "-AÇILAN DAVANIN REDDİNE, -Davalının kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'si oranında 147.263,34 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; uzmanlık dışı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağını, raporun Denetime Elverişli Olmadığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/32075 Soruşturma dosyasına ait bilirkişi raporunda senet üzerinde tahrifat ve ilave yazılar olduğu, imzanın davacı eli ürünü olmadığı tespit edildiğini, Çelişki giderilmeden ve tekrar bir bilirkişi raporu alınmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, senette düzenleme tarihinin 01/01/20015 olarak yazılı olduğunu, senedin kambiyo vasfı olmadığını, bedel kısmı TL olarak yazılmış olmasına rağmen sonradan 'Amerikan Doları' ibaresi eklendiğini, tahrifat olduğunu, 2005 tarihli senede 2020 vadeli uzun süreli borç verilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, eski 250.000 TL’lik pul kullanıldığını, Kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararı arasında çelişki olmaması gereklidir. HMK'nın 298. maddesinin ikinci fıkrasında da “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiş ve 10.04.1992 gün ve 1991/7 E., 1992/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğinde, salt bu aykırılık dahi Yargıtay temyiz aşamasında bozma sebebi kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesinin kısa kararında "davanın reddine" dair hüküm kurulmuş ise de, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında "davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'si oranında 147.263,34 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu durumda HMK 298. maddesine aykırılık söz konusu olup kararın re'sen dikkate alınan sebepler ile HMK 355.maddesi gereğince kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacının istinaf isteminin re'sen dikkate alınan sebepler ile kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kaldırma kararına göre davacının sair istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2025 tarih, 2023/326 Esas, 2025/552 Kararsayılı kararının HMK 355, 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, - Kaldırma sebebine göre davacının sair istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Yargılamaya devam edilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcı ile fazla yatan harcın (1.683,10TL, 615,40TL ve 615.40TL olmak üzere toplam; 2.913,90TL'nin) talebi halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 526TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.209,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/11/2025