10. Hukuk Dairesi 2016/1195 E. , 2016/6586 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl dava, davacının ölüm aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali istemine, birleşen dava ise, yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anla…
**10. Hukuk Dairesi 2016/1195 E. , 2016/6586 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl dava, davacının ölüm aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali istemine, birleşen dava ise, yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı 16.03.2007 tarihinde kesinleşen davacıya, yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı ... göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca başlangıçtan itibaren iptal edilerek, 26.10.2008 – 25.03.2012 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği yine tam olarak yerine getirilmemiştir... “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56. maddesidir. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Eldeki davaya konu olayda, celp edilen ..., davacı-davalı ile boşandığı eşinin boşanma sonrası 25.11.2010 tarihine kadar birlikte yaşadıkları belirgin olup aksi davacı-davalı tarafından eşdeğer nitelikte belge ile ispat edilemediği gözetildiğinde, 26.10.2008-25.11.2010 tarihleri arasında davacı-davalının boşandığı eşi ile eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun ve bu dönem yönünden ödenen ölüm aylıklarının yersiz olduğunun kabulü zorunludur.