Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4026 E. , 2024/2206 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4026 Karar No : 2024/2206 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Barolar Birliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4026 E. , 2024/2206 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4026 Karar No : 2024/2206 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Barolar Birliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'nun baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Düzce Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; müdahil hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan yapılan ceza yargılaması sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, adı geçen hakkında isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza soruşturması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı kanaatine varıldığı, adı geçenin bu aşamada baro levhasına yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare mahkemesince, ceza kovuşturmasının ceza soruşturmasını da kapsadığı belirtilerek, adı geçen hakkında isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza soruşturması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı, adı geçenin bu aşamada baro levhasına yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda karar verildiği, Anayasa Mahkemesi’nin, 2019/20904 Başvuru Numaralı ve 15/04/2021 tarihli Genel Kurul Kararı'nın gerekçesi doğrultusunda kovuşturma aşamasının soruşturma aşamasını kapsamadığının açık olduğu, bununla birlikte 1136 sayılı Kanun'un 5. maddenin üçüncü fıkrasında, adayın 5/1-a maddesinde yazılı cezalardan birini gerektiren suçlardan kovuşturma altında bulunması halinde avukatlığa alınma isteği hakkında kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verileceği, bu konuda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup, bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğunun İdare Hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, bu kapsamda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı hakkında kovuşturma yürütülen ve mahkumiyet kararı halen temyiz aşamasında olan müdahilin baro levhasına yazılmasına dair dava konusu işlemde, kamu yararı ve avukatlık hizmetinin vasıf ve nitelikleri yönünden hukuka uyarlık görülmediği anlaşıldığından dava konusu işlemin iptaline yönelik istinafa konu kararda sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmediği belirtilerek istinaf isteminin belirtilen gerekçe doğrultusunda reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından; dava konusu işlemin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ilgili hükümlerine ve emsal yargı kararlarına uygun olarak tesis edildiği, 1136 sayılı Kanun'da belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, numerus clausus olarak belirlenen mesleğe kabul şartlarının yorum yoluyla değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı İdareye kovuşturma halinde tedbir mahiyetinde bekletme kararı verme hususunda takdir yetkisi verildiği, takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı verilemeyeceği, müdahil hakkında verilmiş kesin bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, suçsuzluk karinesi de dikkate alınarak bir tedbir mahiyetinde olan bekletme kararı verilmesini zorlayan bir değerlendirme yapılmasının mümkün bulunmadığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının (B.S. Kararı-Başvuru No:2020/8344) da aynı yönde olduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Müdahil tarafından; dava konusu ısrar kararının alındığı tarihte hakkında yapılan ceza kovuşturması neticesinde verilmiş kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, bu takdir hakkının "kamu yararı" ve "hizmet gerekleri" gibi soyut ifadelerle ortadan kaldırılmasının yerindelik denetimi niteliğinde olduğu ve yerindelik denetimi niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, baroya kayıtlı avukatlar bakımından 1136 sayılı Kanun m.5/1-a kapsamındaki suçlar kapsamında yapılan ceza kovuşturmalarında baro levhasından silme kararı verilebilmesi için mahkumiyet kararının kesinleşmesi aranırken, baro levhasına kayıtta ceza kovuşturmasının varlığının bekletici mesele olarak görülmesinin eşitliğe aykırı olduğu, temyize konu kararın adil ve hakkaniyetli yargılanma, özel hayata saygı ve mülkiyet hakkına, masumiyet karinesine, ayrımcılık yasağı, suç ve cezalarda yasallık ilkesine aykırı olduğu, 1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü ve son fıkralarının Anayasaya aykırılığı hususundaki iddialarının herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın ve gerekçesiz olarak reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, sözkonusu hükümlerin anayasaya aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra müdahil tarafından ileri sürülen Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 05/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.