10. Hukuk Dairesi 2014/20754 E. , 2015/23037 K. "" Mahkemesi :İstanbul 19. İş Mahkemesi Tarihi :01.07.2014 No :2013/149-2014/338 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı K..vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki…
**10. Hukuk Dairesi 2014/20754 E. , 2015/23037 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İstanbul 19. İş Mahkemesi Tarihi :01.07.2014 No :2013/149-2014/338 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı K..vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Somut olay incelendiğinde, 16.03.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu, hak sahibine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir, geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi giderleri olmak üzere 151368,63 TL Kurum zararının meydana geldiği, Kurum müfettişi tarafından yapılan incelemede işveren hakkında 5510 sayılı Kanunun 21. ve 23. maddelerin uygulanması gerektiğinin bildirildiği, davacı tarafından kurum zararının şimdilik 75.684,31 TL'sinin tahsili için iş bu davanın açıldığı, Mahkemece fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davanın kısmen kabulüne karar verilerek sonuç olarak 68.116,12 TL Kurum zararının tahsis onay, tediye ve ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. 1-5510 sayılı Kanunun 21'inci maddesi hükmü, sigortalıya ya da ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin işverenden rücûan tahsili koşulları düzenlenmiş olup; işverenin sorumluluğu için, zarara uğrayanın sigortalı olması, zararı meydana getiren olayın iş kazası veya meslek hastalığı niteliğinde bulunması, zararın meydana gelmesinde işverenin kastının veya sigortalının sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketinin ve bu hareket ile meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Buradan, işverenin, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliğine ilişkin mevzuatın kendisine yüklediği, objektif olarak mümkün olan tüm tedbirleri alma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve bu nedenle iş kazası veya meslek hastalığı şeklinde sosyal sigorta riskinin gerçekleşmesi halinde, kusur esasına göre meydana gelen zararlardan Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı rücûan sorumlu olduğu sonucu çıkarılmaktadır.