Ceza Genel Kurulu 2017/163 E. , 2018/693 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 249-27 Sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK’nın 103/2, 103/3, 103/6, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.01.2012 tarihli ve 249-27 sayılı hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Y…
**Ceza Genel Kurulu 2017/163 E. , 2018/693 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 249-27 Sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK’nın 103/2, 103/3, 103/6, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.01.2012 tarihli ve 249-27 sayılı hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yüksek 14. Ceza Dairesince 17.09.2015 tarih ve 9308-8498 sayı ile "TCK'nın 103/2, 103/3 ve 103/6. maddelerinin uygulanması ile sanığa tayin olunan 15 yıl hapis cezasından aynı Kanunun 43. maddesi ile 1/4 oranında arttırım yapılırken 18 yıl yerine yanılgılı uygulama ile 17 yıl hapis cezasına hükmolunup, sonraki uygulamalarında bu miktar üzerinden yapılması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır" eleştirisiyle onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 08.04.2016 tarih ve 113530 sayı ile; “Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2012 tarihli ve 2008/249 E. 2012/27 K. sayılı kararında sanık tarafından mağdureye yönelik cinsel istismarda bulunulduğu tüm dosya kapsamı ile sabit görülmektedir. Ancak, iki hususun yeterince değerlendirilemediği kanaatine varılmıştır. Birincisi, mağdure soruşturma aşamasındaki beyanında sanığın kendisine normal yoldan üç dört kez tecavüz ettiğini iddia etmesine karşın tecavüzün nasıl gerçekleştirildiği açıklattırılmamıştır. Olay sonrasında Bursa Zübeyde Hanım Dogumevi Hastanesinde düzenlenen uzman hekim raporunda mağdurenin halen bakire olduğu belirtilmiştir. Mağdure duruşmadaki beyanında ise, sanığın cinsel organını sokup sokmadığından emin olmadığını ifade etmiştir. Mağdurenin annesi Emine duruşmada ki beyanında tam olarak cinsel organ sokma olmadığı kanaatinde olduğunu ifade etmiştir. Bu durumda mağdure hakkında düzenlenen raporda tam olarak ne ifade edilmek istendiğinin açıklattırılması ve tereddütün giderilememesi halinde Adli Tıp kurum Başkanlığından görüş sorularak elde edilecek sonuca göre sanık hakkında TCK’nın 103/1 ya da 103/2. maddesinin uygulanması gerektiği halde eksik inceleme ile hüküm kurulduğu düşünülmektedir.