12. Ceza Dairesi 2015/3388 E. , 2016/1230 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : Davanın reddine Davacının 15.08.2013 tarihli dilekçesi ile bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili taraf…
**12. Ceza Dairesi 2015/3388 E. , 2016/1230 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : Davanın reddine Davacının 15.08.2013 tarihli dilekçesi ile bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü, Davacı, 15.08.2013 tarihli dilekçesi ile 12.11.1982 ile 17.05.1983 tarihleri arasında "186 gün" süre ile haksız olarak tutuklu kaldığını belirterek 30.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, Mahkemece yapılan yargılama (inceleme) sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı (sanık), üzerine atılı suç nedeniyle yargılanmış olup, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.1983 tarih, 1983/7 esas, 1983/169 sayılı kararı ile hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Davacı (sanık) ve müdafinin yokluğunda verilen beraat kararının incelenmesinde, davacının 12.11.1982 ile 17.05.1983 tarihleri arasında tutuklu kaldığı anlaşılmaktadır. Beraat kararı verildikten sonra, kararın sanığa veya müdafine tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi veya tebligat parçası bulunmamakta olup, davacının 15.08.2013 tarihinde tazminat davasını açtığı anlaşılmıştır. Davacı hakkındaki tutuklama işlemi, 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olacaktır. 466 sayılı Kanunun 2. maddesine göre de "verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde" davanın açılması gerekmektedir. Kanunda öngörülen 3 aylık sürenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 tarih ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı ile, "kesinleşen kararların tebliğinden" itibaren başlayacağı kabul edilmiş, ancak, kesinleşmiş kararların tebliğini öngören bir kanuni düzenleme bulunmaması nedeniyle, kararının tebliğ edilmemesi halinde tazminat davasının hangi sürede açılacağı hususu belirtilen kararda tartışılmamış, Ceza Genel Kurulu'nun 6.5.2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında da 466 sayılı Kanuna göre incelenen tazminat davasının usul ve yasaya uygun yapılan kesinleşmesinden itibaren her halükarda 10 yıl içinde eğer kesinleşmiş beraat kararından haberdar edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın açılması gerektiği kabul edilmiştir.