2. Ceza Dairesi 2016/8351 E. , 2016/15683 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 03/02/2009 tarihinde suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 12/03/2009 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 15/02/2012 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun yargılanarak mahkumiyetine …
**2. Ceza Dairesi 2016/8351 E. , 2016/15683 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 03/02/2009 tarihinde suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 12/03/2009 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 15/02/2012 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği ve mahkumiyet kararının kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı” kavramı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, "değer azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma halinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda suça sürüklenen çocuğun, müştekinin işyerine ait pencerenin tahtalarını sökmek suretiyle girerek 45 TL bozuk parayı ve deri cüzdanı çaldığının anlaşılması karşısında, oluşa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; 5237 sayılı Kanunu'nun 145. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık suçundan hükmolunan cezadan TCK'nın 145. maddesi uyarınca indirim yapılması, 3- 5237 sayılı TCK'nın 50/3.maddesi uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 4- Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 4 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 145. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılırken 1 yıl 2 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 1 ay hapis cezasına, aynı kanunun 31/2 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılırken 7 ay hapis cezası yerine 6 ay 15 gün hapis cezasına ve 62. madde uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada 5 ay 25 gün hapis cezası yerine 5 ay 5 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine 22.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.