DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3051 E. , 2024/1067 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3051 Karar No : 2024/1067 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...Ürünleri İnş. San. Tic. AŞ VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2020/10044, K:2023/6371 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çevre ve …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3051 E. , 2024/1067 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3051 Karar No : 2024/1067 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...Ürünleri İnş. San. Tic. AŞ VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2020/10044, K:2023/6371 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/10/2018 tarihinde onaylanan... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ..., ... Mahallesi ..., ... Mahallesi ... ve ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı ile anılan plana davacı tarafından askı süresi içinde yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2020/10044, K:2023/6371 sayılı kararıyla; Uyuşmazlık konusu 1/100.000 ölçekli ... Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliği ile dava konusu taşınmazlardan ... Mahallesi ..., ..., ..., ...... ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlar ile ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın tarım arazisi sınırlarında, ... Mahallesi, ... parsel ve kısmen ... parsel sayılı taşınmazın orman alanında kaldığı, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın plan değişikliği kapsamı dışında bulunduğu ve orman alanı sınırları içerisinde kaldığı; ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın ise, 'kentsel gelişme alanı' olarak belirlendiği, Dava konusu çevre düzeni planın plan notlarının 7.1 sayılı maddesinde, bu çevre düzeni planının, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu; 7.2 sayılı maddesinde, bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği; 7.13 sayılı maddesinde, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının geçerli olduğu; 7.14 sayılı maddesinde, bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planlarının geçerli olduğu, mevzi imar planlarında değişiklik yapılması durumunda bu planın arazi kullanım kararları ve plan hükümlerine uyulacağı, bu planın onay tarihinden önce mevzii imar planları onaylanmış, ilgili idaresine başvurarak yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış ve bu ruhsatlara uygun olarak faaliyetin sürdürüldüğü yapıların bulunduğu alanlarda faaliyetlere devam edileceği, ancak bu alanlarda bu plan kararlarına aykırı olarak yoğunluk artışı ve arazi kullanım türü değişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu ve tevsi yapılamayacağının belirtildiği, 4.42 sayılı maddesinde, "Tarım arazileri: toprak, topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup halihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilen arazilerdir." tanımına yer verildiği, 5.3.5 sayılı maddesinde, verimli tarım arazilerine baskı yapan plansız sanayileşmenin önlenmesi ve mevcut sanayilerin çevresel etkilerinin kontrol altına alınması planlama ilkeleri arasında sayıldığı; 8.7.1 sayılı maddesinde, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa tabi tarım arazilerinin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili yönetmeliğinde tanımlanan tarım arazileri sınıflarına ayrılmamış olup tarım arazilerinin sınıflamasının, ilgili kurum ya da kuruluşlarca yapılacağı, tarım arazileri ile ilgili genel kurallar getirildikten sonra, devamı maddelerde tarım arazilerinin niteliğine göre yapılaşma şartlarının belirtildiği, 8.7.10 sayılı maddesinde de, “Bu planın onayından önce yürürlükteki mevzuat uyarınca, inşaat ruhsatı veya yapı kullanma izni verilmiş olan tarımsal amaçlı yapılara ilişkin haklar saklıdır.” kuralına yer verildiği, 4.49 sayılı maddesinde, orman alanlarının 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca saptanan ve saptanacak olan alanlar olarak tanımlandığı, 5.1.2 sayılı maddesinde orman alanlarının korunmasının koruma ilkeleri arasında sayıldığı, 7.43 sayılı maddesinde, bu plan sınırları içindeki tüm orman sayılan yerlere ve orman alanlarına ilişkin konularda 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca uygulama yapılacağının belirtildiği, 8.11.1 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak gösterilen alanların, devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar, özel ormanlar ve muhafaza ormanları olup 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine tabi alanlar olduğu; 8.11.2 sayılı maddesinde, planlama bölgesi içindeki orman alanlarının, orman amenajman planları esas alınarak bu plana işlendiği, 8.11.3 sayılı maddesinde, orman sınırları konusunda tereddüt oluşması durumunda veya imar planlarının yapımı sırasında orman kadastro sınırları esas alınacak olup ilgili kurum görüşünün alınmasının şart olduğu, 8.11.5 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak belirlenmiş ancak özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş veya tapuya tescil edilmiş parsellerde kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla 8.7. tarım arazileri plan hükümlerinin geçerli olduğu, ancak orman bütünlüğü içerisinde kalan ve etrafı orman dokusu ile çevrili olan özel mülkiyeti kesinleşmiş (tapuya tescil edilmiş) parsellerde kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla sadece tarım ve hayvancılıkla ilgili yapılar ile çiftcinin barınması amaçlı yapıların yer alabileceği, müştemilatların emsale dahil olduğu, bu alanlar için yapılaşma koşulunun ise minimum parsel büyüklüğü 5000 m², Emsal 0,05 hmax:2 kat maks inşaat alanının 250 m² olduğunun kurala bağlandığı, Davaya konu çevre düzeni planının plan açıklama raporunun 4.4.1.2 sayılı maddesinde, ... Havzası ve diğer su koruma havzalarında, kirlenmenin önlenmesinin zorunlu olduğu, bu kapsamda; mevzuata uygun olarak gerçekleşmiş olan yapılaşma ve plan kararları dışında yeni yapılaşmaların engelleneceği; 4.4.9 sayılı maddesinde, çevre düzeni planları sınırları içinde kalan tarımsal nitelikli alanların tarımsal niteliği korunacak alanlar, özel mahsul alanları ve bağ alanları olarak veri tabanına üç farklı tanım içinde aktarıldığı, planda ise tümünün tarımsal niteliği korunacak alanlar olarak tanımlandığı, başta ifraz koşulları olmak üzere bu alanlardaki uygulamanın 5403 sayılı Toprak Koruma Kullanımı Kanunu ile bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmelikler uyarınca yapılmasının kurala bağlandığı, tarım alanlarında, ilgili mevzuat doğrultusunda yapılacak belirlemelerin temel alınarak geçerli olacak koruma ve kullanım koşullarının plan hükümleri arasında düzenlendiği, plan hükümlerinde yapılan düzenleme ile tarımsal niteliği korunacak alanlarda tarımsal amaçlı yapılaşmalar ve çiftçinin barınmasına yönelik yapılaşma istemlerine ilişkin kuralların ayrı ayrı belirlendiği, bunun yanında planlama bölgesi sınırları içindeki alanlarda 5403 sayılı Kanun öncesinde geçerli mevzuat uyarınca ilgili kurumlarca tarım dışı kullanıma uygun bulunmuş alanlarda verilmiş, bu görüşler doğrultusunda hazırlanmış nazım ve uygulama imar planlarından, arazi kullanım kararları çevre düzeni planının arazi kullanım kararlarıyla çelişmeyen bölümlerinde yürürlükte olan nazım ve uygulama imar planlarının yapılaşmaya ve ifraza ilişkin kararların geçerli olduğuna dair bir düzenlemeye plan hükümleri arasında yer verildiği, Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmazların daha önce kentsel gelişme alanı olarak planlanmış iken dava konusu çevre düzeni planı ile tarım alanına dönüştürülmesinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu, alanın kuru marjinal tarım alanı niteliğinin bulunmadığı, artan nüfus öngörüsüne uygun olarak kentsel gelişme alanı olarak planlanması gerektiği, plan kararları ile daha önce tarım alanı olarak belirlenen tarım alanlarının kentsel gelişme alanı olarak belirlenmesine karşılık, tarım alanı niteliği olmayan alanların tarım alanı olarak belirlendiği iddialarıyla söz konusu plan değişikliğinin iptali isteminde bulunulduğu; ancak dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, dava konusu ... Mahallesi ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlar ile ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununa göre korunması gereken dikili tarım arazilerinden ve mutlak tarım arazilerinden oluştuğu, söz konusu taşınmazların çevre araziler ile bir tarımsal bütünlük oluşturduğu; ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmaza ve kısmen ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 'Orman Alanı' plan kararının değiştirilmediği; ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın, plan değişikliği kapsamı dışında bulunduğu, gerek dava konusu ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği öncesinde, gerek sonrasında 'Orman Alanı' plan kararı sınırları içerisinde kaldığı; ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın ise 'Tarım Arazisi' olan plan kararının 'Kentsel Gelişme Alanı' olarak değiştirildiğinin görüldüğü, Bu durumda, dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olamayacağı, planın havza, bölge bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, söz konusu taşınmazların bulunduğu alana yönelik dava konusu plan değişikliğinin parsel bazında olmayıp kentsel gelişme alanının tümüyle kaldırılmasına ilişkin olduğu, değişiklik öncesinde taşınmazın bulunduğu ... ilçesi için çevre düzeni planı ile belirlenen kabul nüfusa yetecek düzeyde kentsel gelişme alanı ayrılmış olması dikkate alınarak yapılaşmamış, tarımsal nitelikte olan alanların kentsel gelişme alandan çıkarıldığı, yapılan değişikliğin planın ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte ve çevrenin korunmasına yönelik olduğu göz önünde bulundurulduğunda, planlama bölgesinde koruma-kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği; ayrıca dava konusu çevre düzeni planı plan notlarında, plan paftaları ile orman alanı olarak gösterilmiş olan ancak orman sınırları dışında kalan özel mülkiyete konu taşınmazlar için tarım arazileri ile ilgili plan hükümlerinin geçerli olduğu, belirli oranda yapılaşma hakkının sağlandığı davaya konu çevre düzeni planında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık görülmediği, Öte yandan, yukarıda belirtilen plan notlarına göre bu planın onayından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planları ve mevzi imar planlarının geçerli olduğu, tarım arazilerinin sınıflamasının ise 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca ilgili kurum ya da kuruluşlarca yapılacağı ve alt ölçekli planlarda değerlendirileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilmesinin isabetsiz olduğu, yapılan değişiklik ile, ... Nehrinin geçtiği nehir kıyısının güney kısmında, 1. sınıf sulanabilir tarım arazilerine ve fay hattına yakın yerlerin yerleşim yeri olarak belirlenmesinin planlama ilkelerine aykırı olduğu, daha önce kentsel gelişim alanı olarak ilan edilen bölgede bulunan uyuşmazlığa konu parsellerin ise, kuru tarım arazisi vasfında olup, sulu tarımın yapılabileceği herhangi bir imkan bulunmadığı halde tarım arazisi belirlendiği, bilirkişi raporunda parseller üzerinde tarım yapıldığı ifade edilmiş ise de, bu durumun gerçeği yansıtmadığı, bazı parsellerde birkaç zeytin ağacı olmakla birlikte yine raporda zikredilen düzenli dikilen zeytin ağaçları ifadesinin de kabul edilebilir olmadığı, alanda DSİ kanallarınının bulunduğu en verimli 1. sınıf mutlak sulu tarım arazilerinin yeraldığı bölümün, kentsel gelişim alanı olarak ilan edilip, itiraz öncesi planda kentsel dönüşüm alanı içindeki yerlerin “kuru tarım arazisi” olarak değişikliğe uğramasının, “tarım arazilerinin korunmasına yönelik” yasal düzenlemelere de aykırı olduğu, diğer yandan alandaki fiili durumun ve yapılaşmaların gözetilmediği, alt ölçekli planlar dikkate alınarak üst ölçekli planda değişiklik yapılmasında imar mevzuatına uyarlık olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 21/06/2023 tarih ve E:2020/10044, K:2023/6371 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 15/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.