Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın sanık tarafından sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın sanık tarafından sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. 2010 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavına (KPSS) ilişkin başlatılan bir soruşturmada beyanına başvurulan ve 100 ve üzeri doğru yapıp 3227 şüpheli arasında bulunan şüpheli A.Ç., müdafii huzurundaki kolluk ifadesinde başvurucunun KPSS sorularını kendine verdiği yönünde beyanda bulunmuştur. Bunun üzerine başvurucu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu 11/10/2016 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde üzerine atılı suçlamaları ve tanık A.Ç.nin ifadelerini kabul etmemiştir. Başvurucu, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/10/2016 tarihli kararı ile tutuklanmıştır. Başsavcılık tarafından hazırlanan 11/11/2016 tarihli iddianamenin kabulüyle başvurucu hakkında FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Başvurucu ve müdafiinin hazır bulunduğu sekizinci celsede aynı dosya sanığı A.Ç. Mahkeme huzurunda dinlenmiştir. Başvurucu ve müdafii 9/2/2017 tarihli savunma dilekçeleri ile aynı dosyanın sanığı ve başvurucu aleyhine tanık olan A.Ç.nin başvurucunun eski kiracısı olduğunu ve aralarında husumet bulunduğunu, bu kapsamda başvurucuya iftira attığını, A.Ç.nin 3/2/2017 tarihli dilekçesi ile başvurucu aleyhine olan beyanlarını yalanladığını, sanık ile başvurucu arasındaki husumete ilişkin olarak Mahkemenin istemesi hâlinde tanık dinletebileceğini belirtmiştir. Diğer yandan hakkında yürütülen ceza soruşturması kapsamında tanık K.G. başvurucu aleyhine beyanlarda bulunmuştur. Bu beyanlar ilk olarak Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının yazıları ekinde başvurucunun dosyasına girmiştir. Daha sonra tanık K.G. Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinde istinabe yoluyla dinlenmiştir. Tanık K.G. beyanında; 1997 yılında Sandıklı ilçesinde ortaokula giderken başvurucunun bir kişiyle okulun bahçesine geldiğini, yanlarında matematik kitabı getirdiklerini, üniversite öğrencisi olduklarını ve isterlerse ders çalıştırabileceklerini söylediklerini, beş altı ay kadar evlerine ders çalışmak amacıyla gittiğini, ilk üç dört ay sadece ders çalıştırdıklarını, sonrasında Fethullah Gülen'in kasetlerini izletip kitaplarını okutmaya başladıklarını, "hizmet cemaatinden" olduklarını söylediklerini, başvurucunun "Sen istersen askerî liselere git, şu anda orada namaz kılınmıyor, içki içiliyor. Sen askerîyeye gidersen bir tane iyi bir insan oraya girmiş olur." diye telkinlerde bulunduğunu ifade etmiştir. Başvurucu tanık K.G.yi tanımadığını, verdiği beyanları kabul etmediğini beyan etmiştir. Mahkeme 2/5/2019 tarihinde başvurucunun silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme başvurucunun mahkûmiyetini tanık beyanlarının yanı sıra başvurucunun ByLock kullanıcısı olmasına, FETÖ/PDY'nin üst düzey yöneticileri ile HTS kayıtlarının olmasına, 2010 yılında yapılan ilk KPSS'ye girip 120 sorudan 118 doğru yapıp ikinci sınavda ise 120 sorudan 73 doğru yapan H.nin başvurucunun eşi olmasına ve genel kültür testinin 9 numaralı sorusunda, aynı testin 44 numaralı sorusunda başvurucunun eşi ile aynı yanlış şıkta birleşmesine, FETÖ/PDY tarafından çalınan sınav sorularının sınav öncesinde örgüt tarafından kendisine verilmesi üzerine sınava hazırlandığı ve 2010 KPSS'de iptal edilen eğitim bilimleri ile iptal edilmeyen genel kültür-genel yetenek testlerindeki başarısının bundan kaynaklandığı kanaatine varılmasına dayandırmıştır. Ayrıca Mahkeme gerekçeli kararda başvurucunun, A.Ç.nin kolluk ifadesinin işkence altında alındığı iddiası hakkında; işkence ve kötü muameleye ilişkin herhangi bir delil olmadığı gibi A.Ç.nin kolluk ifadesinin de müdafii huzurunda alındığını açıklayarak işkenceyle ilişkilendirilen savunmanın dikkate alınmadığını belirtmiştir. Başvurucunun istinaf talebi reddedilmiş, temyiz talebi üzerine ise Yargıtay Ceza dairesi; başvurucu yönünden kurulan hükmün gerekçesinde başvurucunun 78748 ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu kabul edilmişse de Ankara İl Emniyet Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 11/8/2020 tarihli yazısıyla 78748 ID numaralı ByLock kullanıcısının A.Ü. olduğunun bildirilmiş olması karşısında dosyadaki diğer deliller dikkate alındığında Mahkemenin kabulünde ve ceza tayininde isabetsizlik görülmediğinden, bu durumun sonuca etkili olmadığını belirterek hükmü onamıştır. Başvurucu 11/11/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Ayrıca yapılan incelemede başvurucu ile birlikte aynı dosyada sanık olan A.Ç.nin kollukta kamu görevlilerinin kötü muamelesine maruz kaldığı ve ifadesinin bu şartlar altında alındığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine 2021/55174 numaralı bireysel başvuruda bulunduğu ve bu başvuru hakkında kamu görevlilerinin kötü muamelesine maruz kalındığı iddialarının herhangi bir adli ve/veya idari merciye iletildiğine dair bir bilgi veya belge sunulmadığı gerekçeleriyle başvuru yollarının tüketilmemesi sebebiyle kabul edilemez olduğuna karar verildiği tespit edilmiştir. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne, tanık sorgulama hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.