Başvuru, taşınmazın dava yoluyla tapusunun iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescilinden dolayı uğranılan zararın tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, taşınmazın dava yoluyla tapusunun iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescilinden dolayı uğranılan zararın tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 7/3/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca 2018/9863 numaralı başvuru dosyasının hukuki bağlantı nedeniyle 2018/7363 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2018/7363 numaralı başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine ve diğer dosyanın kapatılmasına karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular sırasıyla 1957 ve 1960 doğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir.A. Uyuşmazlığın Arka Planı İstanbul'un Beykoz ilçesi Gümüşsuyu mahallesi 318 ada 1 parselde kayıtlı bostan vasıflı 004 m² yüz ölçümündeki taşınmaz, 1954 yılında yapılan tapulamada tapu kayıtları uygulanarak İ., F.B. ve müşterekleri adlarına paylı mülkiyet üzere tescil edilmiştir. Sonrasında söz konusu taşınmazın 11/16 payı başvurucuların murisi N.O.ya geçmiştir. Orman Yönetimi 22/5/1962 tarihinde başvurucular murisi ile birlikte diğer paydaşlara karşı tapu iptali davası açmıştır. Dava dilekçesinde, taşınmazın kesinleşen orman tahdidine göre orman içinde kaldığı ve revizyon gören tapu kayıtlarının yanlış uygulanması sonucu kişiler adına tapu kaydının oluştuğu gerekçesiyle tapunun iptali ile el atmanın önlenmesi talep edilmiştir. Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesi 13/3/1978 tarihinde davayı kabul etmiş ve taşınmazın 704 m² yüz ölçümlü kısmın kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptaline ve tapu maliklerinin el atmalarının önlenmesine karar vermiştir. Karar 1983 yılında kesinleşmiş ve söz konusu kısım 26/8/1983 tarihinde tapu kaydından terkin edilmiştir. Tapuda terkin edilen kısım 1988 yılında yapılıp kesinleşen 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun maddesi uygulamasıyla (2/B uygulaması) Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Söz konusu kısım 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında 1872, 1873, 1874, 1908, 1888, 1889 ve 1891 adalarda çeşitli parsellere ayrılarak Hazine adına tespit edilmiştir. Orman sınırı dışında kalan 300 m²lik kısım ise 10/4/1971 tarihinde yapılan satışa istinaden gerçek kişiler adına tapuda kayıtlıdır.B. Başvurucuların Açtığı Kadastro Tespitine İtiraz Davası Başvurucular 2/8/2010 tarihinde kadastro tespitine itiraz davası açmıştır. Başvurucular dava dilekçesinde; orman sınırları içinde kaldığından tapu kaydı iptal edilen taşınmazın 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığını, başka kişilerin zilyet gösterildiğini ve taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında üzerlerine yazılmadığını belirterek beyanlar şerhinin düzeltilmesini talep etmiştir. Beykoz Kadastro Mahkemesi 23/2/2012 tarihinde, dava konusu bölgede kadastro çalışması yapılmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş ve görevli mahkemenin Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna hükmetmiştir. Dosya kararın kesinleşmesinin ardından Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesine (Mahkeme) gönderilmiştir. Başvurucuların Açtığı Tapu İptali ve Tescili ile Tazminat Davası Başvurucular 2/8/2010 tarihinde Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescili ile tazminat talepli başka bir dava daha açmıştır. Başvurucular dava dilekçesinde; 2/B uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına kaydedilen murisin hissesine tekabül eden kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile bu kısmın miras hisseleri oranında adlarına tescilini talep etmiştir. Başvurucular, tapu iptali ve tescili taleplerinin kabul edilmemesi hâlinde ise tapusu iptal edilen kısım için mülkiyetten haksız olarak mahrum bırakılmalarından doğan zararlarının karşılığı olarak taşınmazın bedelinin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 000 TL) tazminini istemiştir. Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesi 8/4/2014 tarihinde, hukuki ve fiilî bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davanın Mahkeme dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir. Mahkeme 15/12/2014 tarihinde başvurucuların açmış olduğu kadastro tespitine itiraza ilişkin asıl dava ile birlikte tapu iptali ve tescili ile tazminata ilişkin birleşen davayı reddetmiştir. Mahkeme gerekçesinde öncelikle Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesince 1978 yılında verilen dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sahası içinde kaldığından tapu kaydının iptaline ve tapu maliklerinin el atmalarının önlenmesine ilişkin karara işaret etmiştir. Bu doğrultuda Mahkeme, orman sayılan söz konusu yerin 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un maddesine tabi taşınmazlardan olmadığından tapu iptali ve tescili talebini reddetmiştir. Mahkeme, 1978 yılında verilen hüküm tarihinden itibaren de on yıl geçmiş olduğundan tazminat talebini reddettiğini açıklamıştır. Taraflar kararı temyiz etmiştir. Başvurucular temyiz dilekçesinde; kadastro tespitine itiraz iddialarının değerlendirilmediğini, orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın iade edilmesi gerektiğini ve taşınmaz bedelinin haksız olarak tazmin edilmediğini belirtmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 8/11/2016 tarihinde hükmün, tapu iptali ve tescili ile tazminat talebinin reddine ilişkin kısmının onanmasına; kadastro tespitine itiraz kapsamında beyanlar hanesindeki şerhlere yönelik taleplere ilişkin kısmın ise bozulmasına karar vermiştir. Daire, tapu iptali ve tescili davası yönünden; 2/B uygulamasına konu taşınmazın çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceğini ifade etmiştir. Daire 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun maddesine dayalı tazminat davası yönünden; tapu kaydına iptaline ilişkin kararın 1983 yılında kesinleştiğini ve dava tarihi itibarıyla on yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini açıklamıştır. Daire, beyanlar hanesine yönelik talepler bakımında ise kadastro mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir. Daire 21/12/2017 tarihinde başvurucuların karar düzeltme isteğini reddetmiştir. Nihai karar 5/2/2018 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucular vekili 7/3/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, §§ 37-47; Ayşe Çidem Tekindağ ve diğerleri, B. No: 2017/15121, 11/12/2019, §§ 21-