(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/5800 E. , 2007/6572 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 20.6.2005 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 12.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki büt…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/5800 E. , 2007/6572 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 20.6.2005 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 12.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, su yolu mecrası kurulması istemi ile açılmıştır. Mahkemece, istek hüküm altına alınmış, 747 ada 12 parsel, 741 ada 16 ve 17 parseller lehine 747 ada 1 parsel aleyhine teknik bilirkişi krokisinde mavi işaret ile gösterilen bir metre eninde 238.13 metre uzunluğunda yerden su yolu mecrası kurulmuştur. Hükmü, davalı 747 ada 1 parsel maliki temyiz etmiştir. Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 744. maddesi hükmünce her taşınmaz maliki zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu kurutma kanalı gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde kendi arazisinin altında veya üstünde geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür. Mecra irtifakı diğer irtifaklarda olduğu gibi taşınmaz leh ve aleyhine kurulur ve özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alır. Hiç kuşkusuz irtifak isteminde bulunan ihtiyacını ispat etmelidir. Somut uyuşmazlıkta incelenen dosya kapsamından 12, 16 ve 17 parseller arasındaki yol üzerinde doğal suların biriktiği, bu suların zaman zaman sözü edilen parselleri bastığı ve zararlandırdığı sabittir. Dolayısıyla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın doğal olarak akan sulara ilişkin Türk Medeni