4. Hukuk Dairesi 2021/1661 E. , 2023/6422 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1757 E., 2020/659 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü/ Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/470 E., 2018/176 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Ma…
**4. Hukuk Dairesi 2021/1661 E. , 2023/6422 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1757 E., 2020/659 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü/ Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/470 E., 2018/176 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan Sarıkaya İnşaat ve Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd. Şti. arasında 26.09.2011 tarihli faktoring sözleşmesi düzenlendiğini, bu nedenle alacaklı olduğunu, hakkında icra takibi yaptığını ve haczi kabil malının bulunamadığını, ancak davalı borçlu Sarıkaya İnşaatın 29.08.2013 tarihinde İstanbul Pendik Kurtköy Mahallesi 3991 ada 2 parselde bulunan A Blok 14 nolu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazını diğer davalı ...'e devrettiğini, devir işleminin alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile yapıldığını belirterek bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından kesin aciz vesikasının dosyaya sunulmadığını, yapılan icra takibinin Genel Faktoring Sözleşmesine dayanılarak yapılmamış olup icra takibinin konusunun 20.06.2014 tarihli çek olup borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden sonra olduğunu, müvekkilinin davaya konu taşınmazı Sarıkaya İnşaat'tan 29.08.2013 tarihinde satın aldığını, bedelini de çek vererek ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Sarıkaya İnş ve Taah San Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin dönem dönem diğer davalı ... ...'den çek ve evrak karşılığı borç para aldığını, bunları zaman içinde ödediğini, yine nakit akışında sıkıntılı olduğu bir dönemde ...'den borç para aldığını, teminat amaçlı olarak davaya konu taşınmazın tapuda ...'e devredildiğini, ancak ...'in satış bedelini ödemediği gibi borç olarak vermeyi vaat ettiği nakit parayı da müvekkili şirkete ve yetkisiline vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında misli farkın bulunmadığı, davalı ... tarafından taşınmazın emlakçı aracılığıyla alındığı ve 391.000,00TL bedelin de çekle davalı borçlu şirkete ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; borçlu ile davalı üçüncü kişinin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davalı üçüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu ekonomik durumu bilebilecek durumda olduğunu, bu nedenle dava konusu tasarrufun İİK 280 maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı 3. kişi ile davalı borçlunun aynı iş kolunda faaliyette bulundukları, aralarında ticari ilişki bulunduğu, borçlunun ekonomik durumunu ve alacaklılara zarar verme kastını bilebilecek durumda olduğu gibi taşınmazın kısa bir süre sonra satılarak elden çıkarılmasının da alacaklılardan mal kaçırma kastını açıkça gösterdiği gerekçesiyle davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK 353/1/b-2 maddesi uyarınca kabulüne, İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15.03.2018 tarih ve 2014/470 E., 2018/176 K.sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulüne, davalılar arasındaki dava konusu taşınmazın satışına ilişkin 29.08.2013 tarihli tasarrufun iptaline, davalı ...'in dava konusu taşınmazı 17.09.2013 tarihinde elden çıkarttığı ve davanın tazminata dönüştüğü göz önünde tutularak İİK 283/2 maddesi uyarınca İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2014/17785 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere 395.000-TL tazminatın davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafında gerçek değeri üzerinden satın alındığını, bedelinin çek ile ödendiğini, çekin borçlu şirket yetkilisi tarafından tahsil edildiğini, davalı borçlu ile gayrimenkul satışı dışında hiçbir zaman doğrudan ticari ilişkileri olmadığını, bu nedenle de borçlunun durumunu bilebilecek durumda olmadığını, müvekkili ...'in şirketinin yüksek boyutlarda yaptığı ticaret düşünüldüğünde, müvekkili tarafından ticaret yapılan firmaların ve ciro yapılmak suretiyle evrakları gelen şirketlerin mali durumlarını bilmesinin mümkün olmadığını, borçlu hakkında kesin veya geçici aciz vesikası sunulmadığını, davacı ile diğer davalı Sarıkaya İnşaat işbirliği içinde olup, iyi niyetli olmadıklarını, borcun doğum tarihinin de tasarruf tarihinden sonra olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı borçlunun inşaat şirketi, davalı 3.kişinin ise demir çelik şirketinin bulunduğu ve davalılar arasında tasarruf tarihinden önce ticari ilişki bulunduğu dikkate alındığında İİK 280/1 maddesi kapsamında davalı 3.kişinin davalı borçlu şirketin mali durumunu ve alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.